Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/535 K.2025/3194
6. Hukuk Dairesi 2025/535 E. , 2025/3194 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1879 E., 2024/1735 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/648 E., 2021/674 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.08.2012 tarihli Yemek Sözleşmesi imzalandığını, bahsi geçen sözleşmenin davalı tarafça 06.06.2014 tarihli ihtarname ile feshinin bildirildiğini, fesih nedeniyle çalıştırdığı işçilerine okulların kapalı olduğu bu dönemde ihbar sürelerini kullandırmak zorunda kaldığını, başka okulların ihalelerine de giremediğini, yapılan feshin bu nedenle haksız ve kötüniyetli olduğunu, sözleşmede yazılı olan fesih öneline de uyulmadığını, davalı şirkete verilen teminat mektubunun fesihten iki ay sonra kendilerine teslim edildiğini, teminat mektubunun geç teslimi nedeniyle de başka yemek ihalelerine katılmak için gerekli teminat mektubu temin etme yükümlülüğünün yerine getirilemediğini ileri sürerek, 6100 sayılı HMK m. 107'ye göre ileride belirlenecek dava değerini arttırma hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 14.06.2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebini 356.980,92 TL'ye çıkartmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeye göre bir ay önceden ihbarda bulunmak koşulu ile sözleşmeyi fesih haklarının bulunduğunu, kendilerinin de bu önele uyarak sözleşmeyi fesih haklarını kullandıklarını, sözleşmenin ifası için gerekli demirbaşların kendileri tarafından temin edildiğini, feshinden ötürü manevi tazminat ödemelerini gerektirecek bir durum olmadığını, teminat mektubunun iade edilmesi için davacı şirketin yanında çalışanlarının SGK yükümlülüklerinin yerine getirildiğine ilişkin belgenin kendilerine verilmesini beklediklerini, kendilerine ait demirbaşların iadesinde de davacının geciktiğini, demirbaşların iadesinden sonra teminat mektubunun iadesinin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın sözleşmeyi 06.06.2014 tarihinde ve sözleşmedeki bir aylık önele uyarak feshettiği, davacıyı zarara uğratma kastı amacıyla sözleşmeyi feshettiğine ilişkin bir bilgi ya da belge bulunmadığı, davalının olağan fesih hakkını 4721 sayılı TMK m. 2 ve 3'e aykırı şekilde kullandığına ilişkin bir delil bulunmaması nedeniyle davacının TBK m. 58'e göre ticari itibarının sarsılmasına neden olacak bir durum da oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; demirbaşların fatura bedelleri ile alım anındaki bedelleri ve sonrasında da haksız fesih tarihindeki bedelleri arasındaki farkın hesaplanabileceği açıkça belliyken aksi yöndeki bilirkişi tespitinin hatalı olduğunu, haksız olarak yapılan fesihten sonra 10 işçinin iş akdinin feshedildiğinin belgelerle ispatlı olduğunu, okul gibi işletmelerde yemek dahil tüm hizmet ön anlaşmaları, teklif sunumları, mart, nisan-en geç mayısın ilk haftalarında tamamlanıp, varsa ihalelere girip kesin anlaşmların yapılma tarihlerinin de haziran ayı okullar kapanmadan yapıldığını, davalı şirketçe yapılan feshin, oranlılık ilkesine de aykırı olduğunu, manevi tazminat isteminin gerekçesiz reddedildiğini, raporlarda eksik hesaplama yapılmış olsa da haklılıklarının tespit edildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, tacir olan taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin haksız feshinin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.