Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/3917 K.2023/7521
1. Hukuk Dairesi 2022/3917 E. , 2023/7521 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/193 E., 2022/310 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret/Kaldırma- Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/44 E., 2021/35 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönüyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 134 ada 74, 75 ve 76 parsel sayılı taşınmazların müvekkili adına tespit edildiğini, Hazine tarafından taşınmazların tespitine itiraz edilmesi üzerine hükmen mera olarak sınırlandırıldıklarını, ancak taşınmazların mera vasfında olmayıp 200 yıldır eklemeli şekilde müvekkili tarafından zilyet edildiğini, müvekkili lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğunu ileri sürerek sınırlandırmanın iptali ile taşınmazların müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili tarafından davaya cevap verilmemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından taşınmazlara ilişkin olarak vergi kaydı sunulmadığını, oysa davanın ispat edilebilmesi için somut delillere ihtiyaç olduğunu ileri sürerek Mahkemece bu hususta yapılacak araştırma ve inceleme sonunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-i maddesi uyarınca, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartlarından sayıldığı, aynı Kanun'un 115 inci maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığının yargılamanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı ve Mahkemece dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin belirtildiği, ... Kadastro Mahkemesinin 2007/2069 Esas, 2011/336 Karar ve 2007/2001 Esas, 2011/568 Karar sayılı dosyasındaki tarafların, dava konusunun ve sebebinin aynı olduğu, bu nedenle eldeki dava yönüyle kesin hükmün oluştuğu gerekçesiyle davanın HMK’nın 114/1-i maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalı ... ile davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların eklemeli şekilde 200 yıldır müvekkili tarafından malik sıfatıyla zilyet edildiğini, taşınmazlara ilişkin 1936 yılına ait tahrir kayıtları imha edildiği için dosya arasına sunamadıklarını, taşınmazların mera vasfında olmadığını, zilyetlikle iktisap şartlarının müvekkili lehine oluştuğunu, öte yandan yargılama sırasında Hazine vekille temsil edilmemiş olmasına rağmen Hazine lehine vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında davacının babası olan ... adına tespit edildiği, Hazinenin itirazı üzerine ... Kadastro Mahkemesinin 2007/2069 Esas, 2011/336 Karar ve 2007/2001 Esas, 2011/568 Karar sayılı dosyalarında yapılan yargılama sonucunda taşınmazların mera vasfında olduğunun belirlendiği, eldeki davada davacının farklı bir hukuki neden ileri sürmeksizin bu yerlerin mera olmadığı iddiasına dayandığı, hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer yandan yargılama sırasında davalı Hazinenin vekil ile temsil edilmediği anlaşılmakla davacının bu yöne değinen istinaf isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli, 2020/44 Esas, 2021/35 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın HMK'nın 114/1-i maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında Kadastro Mahkemesinde yaklaşık 10 bin dava açıldığını, dosyaların bir çoğunda yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın karar verildiğini, dava konusu taşınmazların mera vasfında olmadığını ileri sürerek istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1- (i) ve 303 üncü maddeleri
3. Değerlendirme
1. Kadastro çalışmaları sonucunda Van ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 134 ada 74 parsel sayılı 3.859,76 metrekare, 134 ada 75 parsel sayılı 11.850,03 metrekare ve 134 ada 76 parsel sayılı 6.408,14 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ayrı ayrı ... adına tespit edilmiş; Hazine tarafından taşınmazların kadastro tespitine itiraz edilmesi üzerine ... Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, Mahkemenin 2007/2001 Esas, 2011/568 Karar sayılı kararıyla 134 ada 74 ve 75 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına, yine Mahkemenin 2007/2069 Esas, 2011/336 Karar sayılı kararıyla 134 ada 76 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş; kararlar Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleşmiştir.
2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davacının adli yardım talebi Mahkemece kabul edilmiş olup harç yatırmadığından, aşağıda yazılı 397,80 TL temyiz başvuru harcı ile 269,85 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.