Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6248 K.2023/4987

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/6248 📋 K. 2023/4987 📅 02.10.2023

1. Hukuk Dairesi         2022/6248 E.  ,  2023/4987 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/998 E., 2022/1226 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılması/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/159 E., 2021/660 K.
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; dava dilekçe ekindeki krokide (A/2) harfi ile gösterilen yaklaşık 7.823,32 m2 taşınmazı yaklaşık 60-70 yıldan beri eklemeli zilyetlik yoluyla kullandığını, tarıma elverişli hale getirildiğini, dava konusu taşınmazın olağanüstü zamanaşımı yolu ile mülkiyeti kazanmaya uygun yerlerden olduğunu ileri sürerek taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine; dava konusu taşınmaz üzerinde imar-ihya olgusunun mevcut olmadığını, zilyetlik yoluyla iktisap için aradığı koşulların davacı taraf yararına gerçekleşmediğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2021 tarihli ve 2020/159 Esas, 2021/660 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafın duruşmadan haberdar olmasına rağmen duruşmada hazır olmadığı ve dosyanın 09.09.2021 tarihli celsede işlemden kaldırılmış olduğu ve üç ay içerisinde davanın yenilenmediği gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5 inci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
1. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmaz için tescil şartlarının bulunduğunu, Mahkemece şartları oluşmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine temsilcisi istinaf başvuru dilekçesinde; Hazine adına tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli ve 2022/998 Esas, 2022/1226 Karar sayılı kararıyla; davacının açtığı davayı takip etmekle mükellef olduğu, davacının ve davalı Hazinenin duruşma gün ve saatinden bilgileri olmasına rağmen 09.09.2021 tarihinde yapılan duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadıkları gibi davalı Hazine tarafından davaya devam edilmek istendiğinin de bildirilmediği, bu nedenle Mahkemece davanın üç ay içinde yenileninceye kadar Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 inci maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu süre içerisinde dava yenilenmediğinden Mahkemece 10.12.2021 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu haliyle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve tarafların istinaf gerekçelerinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/4 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Somut olayda; davacı vekilinin 09.09.2021 tarihli ikinci celseye mazeretsiz olarak katılmadığı ve İlk Derece Mahkemesince dosyanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 inci maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığı ve 10.12.2021 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir.
Ne var ki; sistem üzerinden yapılan araştırmada, davacının yargılama sırasında 16.08.2021 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; yargılama süresince tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır. Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından (dava konusunun ölenin malvarlığına ilişkin olması ve dava sonunda verilecek hükmün olumlu veya olumsuz bir şekilde mirasçıların haklarını etkilemesi durumunda) davaya devam edilebilir.
Diğer taraftan, ... Medeni Kanunu'nun 28 inci maddesine göre, ölüm ile kişilik son bulur. Ölü bir kişi herhangi bir hakkın sujesi olamayacağına göre onun açmış olduğu davaya devam edilemez. Bu şekilde yürütülen bir dava sonunda ölü kişi aleyhine hüküm kurulamaz. Borçlar Kanunu'nun 397 inci maddesi hükmüne göre de, aksi sözleşmeden ve işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekil edenin ölümü ile vekalet ilişkisi son bulur.
Yukarıda değinilen ilke ve düzenlemeler karşısında; ölüm ile vekalet ilişkisi son bulduğu halde Mahkemece, davacının mirasçılarından vekaletname alınmadan ve yöntemince davaya katılmaları sağlanmadan davaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca; Mahkemece davacının mirasçılarına usulüne uygun olarak tebligat yapılmalı, mirası reddetmeyen mirasçıların davaya devam etme iradesinde olup olmadıkları saptanmalı, taraf sıfatı şartı gerçekleştikten sonra yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Değinilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.