Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/3315 K.2025/1724
6. Hukuk Dairesi 2024/3315 E. , 2025/1724 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1242 E., 2024/1247 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/848 E., 2022/337 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin mahiyetten reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğu, kooperatifin 46237 ada, 1 parselde bulunan D blok, 22 no'lu bağımsız bölümün genel kurulda kararlaştırılan peşin bedelin ödenmesi ve kura ile belirlenmek suretiyle müvekkiline tahsis ve teslim edildiğini, müvekkilince tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesine rağmen kendisi ile aynı durumda olan bir kısım üyelere tahsisli konutların tapuda devredilmesine rağmen, yönetimin keyfi tutumları nedeniyle müvekkili adına tescilin yapılmadığını, kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı davrandığını, kooperatif hakkında 19.6.2012 tarihinde iflas kararı verildiğini ve taşınmazın halen kooperatif adına kayıtlı olması nedeniyle kaydına iflas şerhi konulduğunu ve iflas masası tarafından taşınmazın satılacağının beyan edildiğini, iflasın hukuki sonuçları iflasın açılması ile doğacak olup müvekkilinin tapu tescil talep hakkının iflasın açılmasından önce doğduğu ve müflis kooperatife ait olmadığı için, tahsis edilen hakkının masaya girmeyeceğini, üçüncü kişiye ait malın masaya girmesinin sözkonusu olmayacağını, kat mülkiyeti davalı adına kurulan, tahsis sonucu müvekkiline ait olan ve genel kurullar ile tapu devri yapılacağı kararlaştırılan ancak bir kısım hak sahiplerine devir yapılmasına rağmen müvekkiline tapu devri yapılmayan dava konusu taşınmazın kötüniyetli olarak müvekkili adına devrinin yapılmamasının kanuna aykırı olduğunu, KK'nın 23. maddesi gereği eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, olmadığı taktirde konut bedelinin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı kooperatif üyesi olan davacının iflas-tasfiye süreci devam ederken üyeliği nedeniyle kooperatife ödemiş olduğu bedeli istemesinin mümkün olmadığını, ayrıca dava konusu olan taşınmaz ve müflis adına kayıtlı olan diğer taşınmazlar masa mal varlığını teşkil etmekte olup müflisin alacaklılarının alacaklarına kavuşması için iflas şerhli olarak masa mal varlığında bulunduklarını, davacının müflis kooperatifin ortağı yani aktif olan bir üyesi olduğu için müflisten alacaklı olanlara karşı da yasal olarak sorumluluğunun devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli kararı ile peşin ortak olan davacının dava tarihi itibariyle 39.298,09 TL fazla ödemesi bulunduğu, dava konusu taşınmazın değerine etki eden diğer tüm faktörler dikkate alındığında 03.07.2019 dava tarihi itibariyle serbest piyasadaki rayiç değerinin 395.000,00 TL olabileceği, davacı peşin ödemeli ortak olduğundan ve kooperatife karşı tüm yükümlülüklerini 39,298,09 TL fazlasıyla karşıladığından, dairenin dava tarihindeki değerinin talep edebileceği tazminat miktarı olarak kabul edileceği gerekçesiyle, tapu iptal tescil talebinin reddine, terditli talep olan tazminat talebinin kabulüne ve 395.000,00 TL'nin davalının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli kararı ile dava konusu bağımsız bölümün davacı ortağa tahsisinin davalı kooperatiften tapu iptali ve tescil istemi yönünden davacı ortağa şahsi hak bahşettiği, ancak davalı kooperatifin iflasıyla artık tapu iptali ve tescil isteminin İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüştüğü, taahhüdün aynen ifasının yani tapu kaydının devrinin tasfiye durumuna göre iflas idaresinin takdirinde olduğu, davacı ortağın borçlu olmadığının tespiti halinde İİK'nın 198. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteyemeyeceği ancak para alacağına çevrilen alacağının kaydı isteminde bulunabileceği, buna göre davacı tarafça asıl istemi olan tapu iptali ve tescil isteminden feragat edilmediği, tapu iptali ve tescil isteminin de iflas idaresince tapu devrinin yapılmaması nedeniyle İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına çevrildiği, bu para alacağının terditli tazminat istemiyle ilgisi bulunmadığı değerlendirilerek, davacı tarafın terditli tazminat isteminden feragatinin sonuca etkisi olmayacağı, bu durumda mahkemece davacının ısrarla tapu iptali ve tescil istemini tekrarlamış olduğu ve iflas idaresince taahhüdün aynen ifasının reddedildiği gözetilerek aslında tapu iptali ve tescil isteminin para alacağına çevrileceği ve bu nedenle tapu iptali ve tescil istemi yönünden para alacağına hükmedilmesi gerektiği, mahkemece dava konusu taşınmazın iflas tarihi itibariyle değerinin belirlenmemiş olduğunun anlaşıldığı, dairemizce bilirkişiden bu yönde ek rapor alınarak dava konusu taşınmazın iflas tarihi itibariyle rayiç değerinin 176.000,00 TL. olduğunun anlaşıldığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı tabii olduğundan, tapu iptali tescil istemi ile açılan davada taşınmazın dava tarihi itibariyle belirlenen değeri üzerinden harcın tamamlanmış olmasının bu miktarın tahsili istemine yönelik olmadığı da göz önünde bulundurularak davanın tam kabulü ile 176.000,00 TL.'nin davalı müflis S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi İflas Masasına davacı alacağı olarak kaydına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce; müflis kooperatifler yönünden de 1163 sayılı Kanun'un 98. maddesi atfıyla uygulanacak TTK'nın 329. ve 480/3. maddeleri gereğince kooperatif ortağının kooperatif üyesi olarak ödediği aidatların karşılığını oluşturan bir başka deyişle üyenin ortaklığa koyduğu sermaye payı niteliğinde olan aidatların karşılığı taşınmaz mülkiyeti veya yerine geçecek tazminatın istenmesi ortaklığa konulan sermaye borcunun iadesinin istenmesi mahiyetinde olup bunun tazminat olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davacı tarafın davalı müflis kooperatif adına kayıtlı dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptalini talep edemeyeceği gibi, taşınmazın değerini de talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı kura sonucu edindiğini, bunun şekli anlamda satış vaadi hükmünde olduğunu, kura ile belirlenen taşınmazların üyelere teslim edildiğini, ancak müvekkili ile birlikte 6 kişiye hak etmelerine rağmen tapularının verilmediğini, kooperatif tarafından ilave 17 konut yapılarak 3. şahıslara satıldığını, bu hususların mahkemelerce gözden kaçırıldığını, iflas masası ve kooperatif yönetiminin hakkın kötüye kullanım niteliğindeki fiillerinin korunmaması gerektiğini, müvekkiline ait konutun kura ile belirlenmekle hakkının kesinleştiğini, Yargıtay kararları gereği kura ile hak sahibi olan ortağın bu hakkını kooperatif ve 3. kişilere karşı ileri sürebileceğini, müvekkilinin iddiasının istihkak iddiası niteliğinde olduğunu, kendisi ile aynı durumda olan ortaklara konutlarının devrinin yapıldığını, müvekkili için de ferdileştirme için hakimin müdahalesini talep ettiklerini, mal temlik edileceği hakkındaki taahhüdün başka resmi şekil aranmaksızın muteber olduğunu, müvekkilinin sahip olduğu hakkın herkese karşı ileri sürülebilir bir hak olduğunu, müvekkilinin iflas tarihinden önce kooperatife borcu olmadığını, eşitliği bozacak şekilde işlem yapılmış olması nedeniyle iflastan önce doğan tapusunu isteme hakkı ve bu hakkın masadan çıkarılmasını isteme hakkı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptal tescil olmadığı taktirde tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.