Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1016 K.2025/1578

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1016 📋 K. 2025/1578 📅 21.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/1016 E.  ,  2025/1578 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/578 E., 2023/1166 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/150 E., 2020/475 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1. Asıl davada davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ana yüklenici olarak yer aldığı proje kapsamında taraflar arasında 03.07.2015 tarihli ''Küçükçekmece IBIS Airport Hotel Şantiyesi Genel Mekan ve Oda Mobilyaları Sözleşmesi'' imzalandığını, işin bedelinin 644.937,85 TL olarak belirlendiğini, sözleşme konusu işin yapılacağı yerin davalı şirkete 03.07.2015 tarihinde teslim edildiğini, sözleşmeye göre işin tamamlanarak müvekkili şirkete teslim tarihinin 07.09.2015 olduğunu, sözleşme konusu iş süresinde teslim edilmez ise sözleşme bedelinin % 1’i oranında cezai şartı günlük olarak müvekkil işverene ödenmesi gerektiği, buna rağmen işin teslim edilmediğini, davalıya gönderilen ihtarnameler, revize planı, geçici kabul tutanaklarında belirtilen eksik işler kontrol tutanağı düzenlenmesine rağmen taahhütlerine uymayan, sözleşme konusu işi tamamlamayan ve davacıya ödeme yapmayan davalı şirkete karşı cezai şart bedellerinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 03.07.2015 tarihinde sözleşme imzalandığını ve sözleşme gereği müvekkilinin "Ibis İstanbul Airpot Hotel" projesinin bir takım işlerini üstlendiğini, söz konusu bu sözleşme ve sözleşme dışı olarak yapılmış ve davalıya teslim edilmiş işlerle ilgili olarak 700.834,34 TL hakediş alacağı ve haksız olarak nakde çevrilen banka teminat mektubu bedeli olan 193.481,36 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen gecikmelerin tespit raporu ile ortaya çıktığı üzere davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, davacının ihtarlarına rağmen oteli teslime uygun hale getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl davadaki beyanlarını tekrarla davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda da özetlenen değişik iş dosyalarında yapılan tespitlerle sabit olduğu üzere davacı iş sahibince yer tesliminin zamanında yapılmadığı, mevcut durumun teslime uygun olmadığı, buna göre cezai şart alacağı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dosyada ise teknik ayrıntısı bilirkişi raporunda da açıklandığı ve ifaya uygun yer tesliminin zamanında yerine getirilmemesi nedeniyle davacı yüklenici tarafından sözleşme gereğince ifa edilen edimlerin bedeli ve bu bedelden yine bilirkişilerin hesapladığı yapılamayan imalatlar ve nefaset-ayıplı mallar tenzil miktarı düşülmek suretiyle birleşen davanın kısmen kabulü ile 700.834,34 TL hakediş alacağının ve 180.242,36 TL haksız nakde çevrilen teminat senedinden kaynaklanan alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
Asıl dava için istinaf itirazı yönünden yapılan incelemede; asıl davadaki uyuşmazlığın işin süresinde tamamlanarak teslim edilip edilmediğine ilişkin olduğu, mahkemece verilen kararda da belirtildiği üzere taraflarca imzalanan sözleşme hükmüne göre, yer tesliminin sözleşme ile birlikte yapıldığı kabul edilse dahi işin ifaya uygun olarak teslim edilmediği alınan tespit raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla ayrıca bir yer tesliminin yapılıp, yapılmadığı araştırılarak bu hususta bir sonuca varılamaması halinde dosya kapsamına göre davalı yüklenicinin imalata başladığı tarih esas alınarak, bu tarihten itibaren işin sözleşme süresinde tamamlanıp, tamamlanmadığının belirlenmesi, taraflarca revizyon iş programı yapıldığı ve buna ek süre verildiği, bundan sonra da geçici kabul tutanağı ile birlikte yeniden bir süre uzatımı yapıldığı anlaşıldığından, bu ek sürelerde dikkate alınarak sözleşmedeki süreye eklenip teslim tarihi belirlendikten sonra buna rağmen gecikme olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, yapılan inceleme sonucunda gecikme var ise, sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın gerekli inceleme yapılmak üzere kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş,
Birleşen dava için istinaf itirazları ile sınırlı olarak yapılan incelemede; davacı yüklenicinin bakiye bedel alacağı ile sözleşme kapsamında davalı iş sahibine verilen avans teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği iddiası ile bedelinin iadesini talep ettiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tespit raporundaki olgular, eksik ve ayıplı işler ile nefaset oranı da dikkate alınmak suretiyle iş bedelinin sözleşmeye ve dosya kapsamına uygun olarak usulünce belirlendiği anlaşılmakla bu hali ile hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre verilen karar usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olmakla birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil şirketçe edimlerin süresi içerisinde tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesine karşın birleşen dosya davacısı şirket tarafından ileri sürülen işyerinin teslime uygun olmadığı yönündeki iddiaların hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda işyerinin ifaya uygun teslim edilmediği yönündeki değerlendirmelere dayanak olarak gösterilen e-mail ile davalı tarafça müvekkil şirket tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinden 1 ay ve teslim tarihinden 4 ay sonra yaptırılan bilirkişi tespit raporunun davalı tarafça yasal süresi içerisinde sunulmaması sebebiyle delil niteliğine haiz olmadığını, müvekkilin cezai şart alacağının karşı tarafın gecikmeyi ve cezai şartları kabul ettiği ıslak imzalı dosyada mübrez tam 7 adet belge ile ispatlandığını, birleşen dosya davacısı şirket tarafından yapılan iş ve işlemlerin eksik ve ayıplı olduğu hususunun dosyadan alınan bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu ve bu kapsamda herhangi bir hak ediş alacağının olmadığını, birleşen dosya davacısı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak düzenlenen ve taraflarınca kabul edilmeyen faturalar esas alınarak yapılan hesaplamaların hukuka aykırı olduğunu, birleşen dosya davacısının müvekkil şirket nezdinde herhangi bir alacağı varsa iş bu bedelin müvekkilinin cezai şart alacağından takas-mahsup yapılması gerektiğini, birleşen dava yönünden istinaf başvuru gerekçelerinin incelenmediğini ve değerlendirilmediğini, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada davacı iş sahibinin sözleşmenin süresinde ifa edilmediği iddiasıyla davaya konu takiple cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin itirazın iptali; birleşen davada yüklenicinin bakiye hakediş alacağı ile haksız paraya çevrilen avans teminat mektubunun bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemesi HMK’nın 352 nci maddesi uyarınca yapacağı ön inceleme sonucunda eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyaları incelemeye alır. Kanun'un 353 üncü maddesinde, duruşma yapılmadan karar verilecek haller sayılmış olup, hükmün (a) bendinde, altı bent halinde sayılmış olan usule ilişkin hukuka aykırılık durumlarında, ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın geri gönderilmesine, (b) bendinde belirtilen hallerde ise işin esası incelenerek, “başvurunun esastan reddine”, “düzelterek yeniden esas hakkında karar” ve “yeniden esas hakkında karar” şeklinde hüküm kurulacağı belirtilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, HMK’nın 353/1/a maddesinde belirtilen durumlarda, usule ilişkin hukuka aykırılık tespit edildikten sonra sadece İlk Derece Mahkemesine ait kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahalline geri gönderilmesine karar vermekle yetinilir. Bunun dışında bir müdahale söz konusu değildir. İstinaf mahkemesi böyle bir durumda kararı esas yönünden inceleyemez. Bu kararlara neden olan usule ilişkin hukuka aykırılıkların, istinaf aşamasında telafi edilemeyeceği düşünülmüş olduğundan, ilk derece mahkemesine ait kararın tümüyle kaldırılması ve dosyanın gönderileceği ilk derecede yeniden bir yargılama yapılması öngörülmüştür. Bu kararlar, dosya kendisine gönderilen İlk Derece Mahkemesini bağlayacağından, gönderme kararına göre işlem yapılması zorunludur. Bölge Adliye Mahkemesince bu yönde verilecek kararlar, usul hukukuna ilişkin olacaktır. Bu şekildeki gönderme kararında, istinaf mahkemesi yetkisini aşarak işin esasını ilgilendiren hususlarda da bir tespit yapmışsa, bu tespit İlk Derece Mahkemesini bağlamayacaktır.
Söz konusu açıklamayı somut olay bakımından değerlendirdiğimizde; Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl dava yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a/6. maddesinde belirtilen “Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması” usule ilişkin hukuka aykırılık nedeniyle kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, birleşen dava yönünden ise işin esasına girilerek 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b/1. maddesi gereğince “İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine” esasa dair karar verildiği anlaşılmıştır. Az yukarıda belirtildiği üzere istinaf mahkemesince usule ilişkin hukuka aykırılık tespit edildikten sonra sadece İlk Derece Mahkemesine ait kararın tümden kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermekle yetinilmesi, Bölge Adliye Mahkemesince kararın esas yönünden incelenmemesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemiyle önüne gelen dosyanın ve kararın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. Aksi halde, aynı dosyada çelişkili ve infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkma tehlikesi doğacaktır. İş bu nedenle istinaf mahkemesince, asıl ve birleşen dava yönünden karar bölünerek hem usul hem esas yönünden karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2. Bozma sebep ve şekline göre, davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.