Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/1001 K.2025/1607
6. Hukuk Dairesi 2025/1001 E. , 2025/1607 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1181 E., 2025/230 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/366 E., 2022/413 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.08.1984 tarihinde "S.S. Bodrum ... Arsa ve Konut Yapı Koop." olarak kurulan kooperatife üye olduğunu, 1985-2002 yılları arasında toplam 540.000,00 TL aidat ödendiğini, müvekkilinin bütün borçlarını ödemesine rağmen Yönetim Kurulu'nun 10.04.2002 tarih ve 260 sayılı kararı ile kooperatife 373.000.000,00 TL borcunu ödemediği gerekçesiyle usule aykırı bir şekilde üyelikten ihraç edildiğini, müvekkilinin 03.05.2002 tarihli ihtarname ile bu işleme itiraz ettiğini, davalı kooperatifin 08.08.2002 tarihli genel kurul toplantısında itirazın reddine karar verildiğini, müvekkilinin sağlık sorunları nedeniyle geçmişte haklarını arayamadığını, davalı kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamelerin, yönetim ve genel kurul kararlarının Kooperatifler Kanunu'na, ana sözleşmeye ve hukuka aykırı olduğunu, yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, müvekkilinin üyelikten ihraç edildiğinin bildirildiği 10.04.2002 tarihinden sonra müvekkilinin 02.05.2002 tarihinde 270.000.000,00 TL ödediğini, davalı kooperatifin bu ödemeyi kabul ettiğini iddia ederek, müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihracına dair 10.04.2002 tarihli Kooperatif Yönetim Kurulu kararı ile bu karara karşı itirazın reddine dair 08.08.2002 tarihli davalı Kooperatif Genel Kurulu kararının iptaline, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinin devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı hakkında yönetim kurulu tarafından "mali yükümlülükleri yerine getirmeme" gerekçesiyle 10.04.2002 tarihli ihraç kararı verildiğini, bu kararın usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiğini, davacının bu karar aleyhine genel kurula itiraz hakkını kullandığını ve 26.05.2002 tarihli genel kurul kararı ile davacının itirazının genel kurul tarafından red edildiğini, davacının genel kurul toplantısına bizzat katıldığını ve toplantı tutanaklarına “itiraz şerhini” de düştüğünü, davacının toplantıya bizzat katılmış olduğu için Genel Kurul Kararının ayrıca tebliğine ihtiyaç bulunmadığı halde, kooperatif tarafından davacıya kararın tebliğ edildiğini, davacının 26.05.2002 tarihinde işlemeye başlayan 3 aylık dava açma süresinin sona erdiğini, Kooperatifler Kanunu gereğince üyenin alacak haklarını talebi için 5 yıllık süre öngörüldüğünü, davacının yasal süre içerisinde alacak talebinde bulunmadığını, aradan 20 yıl geçtiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca ihraç kararının tebliğinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içerisinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarma kararlarının kesinleşeceği, davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından "mali yükümlülükleri yerine getirmeme" gerekçesiyle 10.04.2002 tarihinde davacının, kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiği, bu kararın davacıya tebliğ edildiği, davacının bu karar aleyhine 03.05.2002 tarihinde Söke 2. Noterliği'nin 4832 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile kooperatif genel kuruluna itiraz hakkını kullandığı, itiraz üzerine yapılan 26.05.2002 tarihli genel kurulda davacının itirazının reddedildiği, davacının genel kurul toplantısına bizzat katıldığı ve toplantı tutanağına itiraz şerhini düştüğü, kooperatif vekili tarafından davacıya iş bu genel kurul kararının 08.08.2002 tarihli yazı ile tebliğe çıkartıldığı, iş bu belgenin davacıya hangi tarihte tebliğ edildiği dosyada belli değil ise de, davacı vekilinin davalı kooperatife keşide ettiği 22.09.2021 tarihli, Söke Noterliğ'inin 10913 yevmiye no'lu ihtarnamesinde itirazın reddine ilişkin genel kurul kararının tebliğinin kabul edildiği, davanın ise üç aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra 10.02.2022 tarihinde açıldığı, davanın hak düşürücü sürede açılmadığı, davacı vekilinin müvekkilinin kooperatife 02.05.2002 tarihinde 270.000.000,00 TL (eski TL) ödeme yaptığını, davalı kooperatifin de bu ödemeyi kabul ederek zımnen ihraç kararından döndüğünü iddia etmiş ise de; yapıldığı bildirilen bu ödemenin ihraca ilişkin genel kurul kararından önceki bir tarihte olduğu, ihraçtan dönme iradesini yansıtmayacağı gibi aksi düşünülse bile ihraç kararına ilişkin süresinde açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Yerel mahkeme gerekçeli kararında bu durumu hiç tartışmamış ve değerlendirmemiş; sadece, ihraç kararından önce bu paranın yatırıldığı belirtilmiş ise de bu husus hatalı olduğunu, Kooperatif ihraç kararının ne zaman verildiği, ne zaman müvekkilinden ek ödeme istenildiği, ne zaman müvekkil tarafından bu ödeminin banka hesabına yatırıldığı açıkça belli olmasına rağmen, Yerel Mahkeme tarafından bu delillerin de toplanmadığını,
b. Davacı müvekkil tarafından sonradan yapılan 02/05/2002 tarihli, 270.000.000,00 TL ödemernin ihraca yönelik genel kurul kararından sonra olduğu belirtilmiş ise de bu ödemenin ihraç kararından sonra olduğu açıkça görüldüğünü, buna ilişkin yönetim kurulu kararı bulunduğunu, bu hususta genel kurul kararı bulunmadığını, Yerel Mahkemenin bu hususta yeterli inceleme yapmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Davacıya gönderilen iki ihtarname ile aidat borcunu yatırması, aksi halde kooperatif üyeliğinden çıkarılacağı hususlarının ihtar edildiği, verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine 10.04.2002 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile davacının kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiği, bu kararın davacıya tebliğ edildiği, davacının ihraç kararına karşı Genel Kurula itiraz yoluna gittiği, davacının da bizzat katıldığı Kooperatif Genel Kurulu'nun 26.05.2002 tarihli toplantısında itirazın reddine karar verildiği, bu kararın da davacıya tebliğ edildiği, davacıya hangi tarihte tebliğ edildiği dosyada belli değil ise de, davacı vekilinin davalı kooperatife keşide ettiği 22.09.2021 tarihli, Söke Noterliği'nin 10913 yevmiye no'lu ihtarnamesinde itirazın reddine ilişkin genel kurul kararının tebliğinin kabul edildiği hususunun açıkça anlaşıldığı, davacının yaptığı 270.000.000,00 TL (Eski TL) ödemenin ise 26.05.2002 tarihli Genel Kurul Toplantısından önce 02.05.2002 tarihinde yapıldığı, davacının Kooperatifler Kanunu'nun 16/3-4. maddelerinde belirtilen süreden sonra eldeki davayı açtığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararı ve bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı davacı tarafından yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.