Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/529 K.2025/1518

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/529 📋 K. 2025/1518 📅 16.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2025/529 E.  ,  2025/1518 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2114 E., 2024/1600 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/520 E., 2022/665 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin atık bertarafı hakkında ilgili firmalara danışmanlık hizmeti verdiğini, davalının atık bertarafı yaptığını, davacı tarafından davalıya verilen atık tedarikçiliği hizmeti sonrasında davacının davadışı Marzinc firması ile 17.11.2017 tarihli katı atık bertaraf sözleşmesi imzaladığını, bu kapsamda davalı ile de atık tedarikçiliğine ilişkin 21.11.2017 tarihli atık hizmeti sözleşmesinin imzalandığını, buna göre davalının davadışı Marzinc Firması tarafından getirilen her ton atık için davalının 5,00 TL ödeme yapması gerektiğini, davalının bir kısım hizmet bedelini ödediğini, ancak 2018 Mart ayından sonraki bedelleri ödemediğini, bildirilen bir kısım tutar için kesilen ve kargo ile gönderilen faturaların iade edilmesi nedeniyle KDV ödenmemesi için bu faturaların iptal edildiğini, devam eden süreçte de davalı tarafından atık miktarının bildirilmediğini, atık kayıtlarının Çevre Şehircilik Bakanlığı'ndan sorularak tespit edilebileceğini, kendilerince tespit edilen bakiye 381.000,00 TL alacaklarının bulunduğu, arabuluculuğun olumsuz sonuçlandığını, belirtilen nedenlerle müvekkilinin atık tedarikçisi sıfatıyla hak kazandığı 381.000,00 TL'nin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla muacceliyet tarihinden itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadışı Marzinc Firması ile yapılan sözleşmede atık tutarının 50.000 ton olup, davacıya ödenmesi gereken tutarın 250.00,00 TL olduğunu, ancak davacıya 755.928,89 TL ödeme yapılmakla fazla ödeme yapıldığını, davacının sözleşmede kararlaştırılan 50.000 ton haricinde taşınan atık için talepte bulunamayacağını, bu nedenle davacı tarafından gönderilen 2 faturanın iade edildiğini, davadışı Marzinc Firmasının atıkların şirket beyanına ve müvekkilince yapılan test sonuçlarına göre 2. sınıf depolamaya uygun olması nedeniyle 17.11.2017 tarihinde kabulüne başlanılarak depolandığını, ancak Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan kontrolde atıkların 2. sınıf depolamaya uygun olmadığının tespiti ile depolamanın durdurulduğunu, ve 18.10.2018 tarihinde tebliğ edilen yazı ile 729.468,00 TL idari yaptırım uygulandığını, 3/4 peşin ödeme ile cezanın ödendiğini, idarece atığın 1. sınıf depolama tesisinde depolanması gerektiği tespit edildiğinden 2. sınıf depolama tesisinden kaldırılarak 1. sınıf depolama tesisine taşınmasına karar verildiğini, davacının da bu durumdan atık tedarikçisi olarak sorumlu olduğunu, idari işlem nedeniyle aktarım vb. maliyetler nedeniyle 5.032.000,00 TL zararının olduğunu, müvekkilinin 50.000 ton üzerinde ödenen tutarın iadesi için dava açmak üzere arabuluculuğa başvurduğunu, karşı davanın cevap verme süresinde açılması gerekmesine rağmen arabuluculuk süreci tamamlanmadığı için karşı dava dilekçesi sunma haklarının saklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında atık temini ve tedariki konusunda hizmet sözleşmesinin bulunduğu, bu kapsamda davacının atık üreticisi Marzinc Firması ile davalı arasındaki sözleşmeye aracılık etmesi nedeniyle, Marzinc Firması tarafından depolanmak üzere davalıya nakledilen her ton için davacıya 5,00 TL+KDV ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının hizmet bedeli olarak davalı şirkete 4 adet toplam 755.928,89 TL'lik fatura düzenlediği, bu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve bunlara karşılık aynı miktarda ödemenin yapıldığı ve 2018 yılı itibariyle davacıya borçlu görünmediği, davacı defterlerinde de aynı durumun yansıdığı, dosyaya sunulan 21.11.2017 tarihli atık hizmet bedeli formuna dayanılarak davalı tarafından dava dışı Marzinc Firması ile sözleşme ilişkisinin 50 ton ile sınırlı olduğu belirtilmiş ise de, bu belgede davacı imzası bulunmadığı, yine davalının Marzinc Şirketi ile imzaladığı atık bertaraf sözleşmesinde, sözleşme süresinin taraflarca uzatılabileceğinin kararlaştırıldığı ve davalının Çevre Şehircilik Bakanlığına sunduğu yazılarında, Marzinc Firmasının depolanan atık miktarının 261.544 ton olduğu belirtildiğinden davacının bu miktar hizmeti davalıya sunduğunun anlaşıldığı, hizmet birim fiyatı yönünde taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından hizmet bedelinin 5,00 TL+KDV/ton olduğu, davacının fatura edilmeyen KDV dahil alacak miktarının 787.180,71 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ile Marzinc Firması arasındaki 17.11.2017 tarihli sözleşmede 50.000 ton atık için sözleşme imzalandığını, sözleşme dışındaki tutara aracılık yapıldığının yazılı olarak ispatı gerektiğini, sözleşmeyi aşan ticari defterlere işlenmemiş faturası düzenlenmemiş tutarın talep edilemeyeceğini, Çevre Şehircilik Müdürlüğü yazısında ODTÜ teknik raporuna göre atığın 200.000 ton olduğunun bildirildiğini, 261.544 ton üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının iade edilen faturaları iptal etmesinin müvekkilinin itirazlarının kabulü anlamına geldiğini, taraflar arasındaki hizmet formuna göre fatura düzenlenmeden talepte bulunulamayacağını, 17.11.2017 tarihli atık bertaraf sözleşmesine göre dava dışı firma tarafından gönderilen atıkların 1. sınıf depolama alanında depolanması gerektiğinin tespiti nedeniyle, sözleşmeye uygun atık temin edilmediğinden dava dışı firma ile birlikte davacının da sorumlu olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki atık tedarikçiliği sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.