Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/3703 K.2025/1529

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3703 📋 K. 2025/1529 📅 16.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/3703 E.  ,  2025/1529 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/717 E., 2022/72 K.
BİRLEŞEN DAVA (KAPATILAN) KADIKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2010/641 ESAS
BİRLEŞEN DAVA İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/640 ESAS
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince duruşmasız, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı alt yüklenici vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 07.02.2008 tarihli sözleşme uyarınca; ... İnşaat Çelik Konstruksiyom Yapım İşi kapsamında 19 adet kolon montaj işinin yapımı yüklenici tarafından üstlenilmiş olup, işin tamamını bitirip teslim ettiğini, yükleniciden kaynaklanan keyfi sebeplerle iş bedelini alamadığını, anılan sözleşme kapsamında davalıya sözleşmenin 7. maddesi uyarınca teminat mektubu verildiğini, davalının haksız olarak teminat mektubunu nakde çevirmek istediğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesini ve kullanılmasını durdurmak için Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/227 D. İş dosyası üzerinden ihtiyati tedbir kararı verildiğini, 200.000,00 TL bedelli davacı tarafından davalı lehine teminat olarak verilen banka teminat mektubunun iptalini talep etmiştir.
2. Davacı alt yüklenici vekili birleşen 2010/641 Esas sayılı dava dilekçesinde; taraflar arasındaki 07.02.2008 tarihli sözleşme ile fabrika inşaatı çelik konstrüksiyon işinin yapımı kapsamında 19 adet kolon montajının yapılması işinin, 10.03.2008 tarihli sözleşme ile çatı, cephe kaplama malzemeleri, aksesuarları ve montaj malzemeleri, CTP olukları, pramit cam ışıklık ve aksesuarları ve polikarbonat panelmatik ışıklık işlerinin malzeme temini ve montajı işinin yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, sözleşmeler gereğince davacı alt yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, iş sahibinin yapılan imalatı halen kullandığını, ancak yüklenici karşı tarafın keyfi olarak bir takım işlerin eksik ve hatalı olduğu iddiası ile onaylamış olduğu işleri hak edişten çıkarmaya çalıştığını, borcunu ödemekten imtina ettiğini, 600.218,64 TL iş bedeli alacağı için takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalı borçlunun Kadıköy 5. İcra Dairesi'nin 2009/14621 Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibi devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı yüklenici vekili asıl davada cevap dilekçesinde; davacı firmanın yükümlülüklerini sözleşme ve şartnameye uygun olarak yerine getirmemesi ve bu nedenle proje sahibi sıfatına sahip olan dava dışı ... Klima San. ve Tic. A.Ş'den onaylanmaması nedeniyle sözleşme gereği likit veya muaccel herhangi bir alacağa hak kazanmadığını, davalı şirketin davacı tarafça başlatılan icra takibinden habersiz olduğunu, davacı yanın müvekkil şirket uhdesinde likit ve veya muaccel hiçbir alacağının bulunmadığı gibi sözleşmenin 6.1 md. doğrultusunda davacı aleyhine keşide edilmiş olan gecikme cezalarına ilişkin fatura nedeniyle müvekkili şirkete borçlu hale geldiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler gereği davacının davalıya fatura keşide edebilmesinin ön şartının hakediş belgelerinin davalı yüklenici şirket tarafından onaylanmış olması gerektiğini, tespit raporlarını kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili birleşen 2010/641 Esas sayılı davada cevap dilekçesinde; davacının yükümlülüklerini sözleşme ve şartnameye uygun olarak yerine getirmemesi ve bu nedenle proje sahibi sıfatına sahip olan dava dışı ... Klima San. ve Tic. A.Ş'den onaylanmaması nedeniyle sözleşme gereği likit veya muaccel herhangi bir alacağa hak kazanmadığını, davalı yüklenici şirketin davacı tarafça başlatılan icra takibinden habersiz olduğunu, davacı yanın müvekkil şirket uhdesinde likit ve veya muaccel hiçbir alacağının bulunmadığı gibi sözleşmenin 6.1 md. doğrultusunda davacı aleyhine keşide edilmiş olan gecikme cezalarına ilişkin fatura nedeniyle davalıya borçlu hale geldiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler gereği davacının, davalıya fatura keşide edebilmesinin ön şartının hakediş belgelerinin davalı yüklenici şirket tarafından onaylanmış olması gerektiğini, tespit raporlarını kabul etmediklerini, davacı yanın iddialarının hiçbir haklı gerekçe içermediğini, davacı yanca müvekkil şirket aleyhine açılan iş bu haksız mesnetsiz ve kötü niyetli davanın reddi ile davacı yanın %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 2014/449 Esas, 2016/38 Karar 27.01.2016 tarihli kararı ile davacı sözleşmeye göre edimlerini yerine getirdiği ve teminat mektubu karşılıksız kaldığı halde davalı tarafça teminat mektubu iade edilmediğinden, davacının asıl davasını kanıtladığı, ayrıca, davacının sözleşme kapsamında taahhüt ettiği edimlerinden dolayı 784.561,76 TL alacaklı olduğu, bu alacaktan ayıp ve kusurların giderilmesi için Uluslararası Ticaret Odası tarafından düzenlenmiş bulunan 21.03.2011 tarihli İCC Tahkim Raporunda davacı taahhüdünde yapılan imalatlardan olan taşıyıcı kirişlerdeki ayıp ve kusurları gidermek için tespit edilen tahmini tamir masrafı olan 34.600,00 €'nun icra takip tarihi olan 07.07.2009 tarihindeki kura göre TL cinsinden tutarı 74.625,28 TL'lik kısmın düşülmesinden sonra davacının 709.936,48 TL alacaklı olduğu halde, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğinden süresinde açılan davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek asıl davanın kabulüne, dava konusu ... Kadıköy Şubesine ait 18.02.2008 düzenleme tarihli Seri A No.... sayılı 200.000,00 TL'lik teminat mektubundan dolayı davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen 2010/641 Esas sayılı davanın kabulüne, davalının Kadıköy 5. İcra Dairesi'nin 2009/14621 sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 600.218,64 TL üzerinden takip tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan reeskont faiz oranları uygulanmak suretiyle devamına, inkar tazminat talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 2014/449 Esas, 2016/38 Karar 27.01.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nce 2016/5466 Esas, 2017/1822 Karar, 27.04.2017 tarihli kararında mahkemece yapılan inceleme ve araştırma yeterli olmadığı gibi, alınan bilirkişi raporlarının da yetersiz olduğu, mahkemece asıl dava ile ilgili olarak teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı, fesihte hangi tarafın kusurlu olduğu tartışılmadığı gibi, birleşen dava yönünden de mahallinde keşif yapılmadığı ve uzman bilirkişi raporu alınmadan karar verildiği, hak edilen iş bedeli yönünden kusur incelemesine gerek bulunmadığı, ne var ki, teminat bedelinin iadesi için sözleşme ilişkisi mevcut olduğuna göre, taraflar arasındaki sözleşmenin bağlayıcılığı gözetilerek araştırma yapılması, teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması, aralarında makine ve inşaat mühendisinin bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturularak mahallinde keşif yapılmak suretiyle denetime elverişli rapor alınması ve davalı ile dava dışı iş sahibi arasında hakemde görülen dava dosyasının 5718 sayılı Kanun'un 63. maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 58 ve 59. maddeleri gözetilerek kesinleşip kesinleşmediği araştırılmak suretiyle eldeki bu davaya etkisi tartışılıp hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada, davacı tarafından davalıya verilen .... Kadıköy Şubesi'nin ... İnşaat ve Yapı San. ve Tic. A.Ş. lehine düzenlediği 18.02.2008 tarih, Seri A, ... numaralı 200.000,00 YTL bedelli teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ve davacıya iadesine ilişkin davanın reddine, birleşen (kapatılan) Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/641 Esas sayılı dosyasında; davanın kabulü ile; davalı borçlunun (kapatılan) Kadıköy 5. İcra Dairesi'nin 2009/14621 Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile 285.204,77 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek % 9,75 ve değişen oranlarda hesaplanacak ticari faizi ile birlikte, 146.056,13 Euro asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre, Devlet Bankalarının Euro olarak açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle takibin devamına, birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/640 Esas sayılı dosyasında; davanın kısmen kabulü ile; davalı borçlunun İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin 2018/3302 Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 40.061,77 TL asıl alacak ve buna takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasanın 2/2. maddesine göre avans esasına göre hesaplanan temerrüt faizi üzerinden devamına, fazlaya ilişkin 69.656,07 TL asıl alacak ve 118.450,00 TL işlemiş faiz isteminin reddine, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararının süresi içerisinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 2022/5220 Esas, 2024/1581 Karar, 16.05.2024 tarihli kararı ile birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/640 Esas sayılı dosyasının tefrik edilerek istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. İlgili tefrik işlemi yapıldıktan sonra dosya asıl ve birleşen (kapatılan) Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/641 Esas sayılı dosyası Dairemize temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. İş sahibi ile arasındaki tahkim yargılamasının neticelendiğini, ICC tarafından yapılan detaylı bilirkişi incelemesi neticesinde davacının da bulunduğu taşeronların ayıplı ve gecikmeli işlerinin detaylı incelenerek kusurlu olduklarının tespit edildiğini,
b. Mahkemenin, her iki kararında da taraflar arasındaki delil sözleşmesini göz ardı ederek karar verdiğini,
c. Delil sözleşmesine ve yalnızca davalının kayıtlarının delil olarak kullanılabileceğine dair itirazları dikkate alınmayarak davacı yan defterleri esas alınınca, davacı tarafından hakediş belgesi adı altında sunulan hatalı belgelere ve defterlere dayanıldığını, yapılan işlerin dava dışı iş sahibi tarafından onaylanmadığını, sözleşmeye göre bu nedenle taşeronun iş bedeli alacağına hak kazanamadığını,
d. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla ICC tahkim raporunda kesinleşen zararın 103.300 Euro olduğunu, hesaplamanın ve mahsubun 103.300 Euro üzerinden yapılması gerektiğini,
e. Cezai şart faturalarının dikkate alınmadığını,
f. Davacının sebep olduğu gecikme ve kusurlu işler nedeniyle, davalının, iş sahibinden alacaklarının tahsili amacıyla, ICC nezdinde dava açmak ve yargılama bedeli ödemek zorunda kaldığını beyan etmektedir.
2. Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davacının, davalı şirketten alacaklı olduğuna hükmedilirken diğer taraftan teminat mektubunun hükümsüzlüğüne karar vermeyerek mahkemenin birleşen dosyalardaki kararları ile çeliştiğini,
b. Yargılama aşamasında tüm eksikliklerin davacıdan kaynaklanmadığının görüldüğünü, usulüne uygun bir ayıp ihbarı mevcut değilken, davacının teminat mektubunun nakte çevrilmeye çalışılmasının hukuka aykırı olduğundan hükümsüzlüğünün tespiti istendiğini, nitekim o tarih itibariyle davacının borçlu olmadığını, mahkemece davacının ayıpları alacağından düşürülürken, teminat mektubunun hükümsüzlüğüne karar verilmemesinin hatalı olduğunu,
c. Birleşen dosyaların gerekçesi ve hesaplama yöntemi açısından temyiz edildiğini, asıl davanın reddine karar verilmiş ise, birleşen dosya yönünden ayıplı ifa bedellerinin mahsubunun hukuka aykırı olduğunu, asıl davanın reddedilmiş olması sebebiyle, davacının alacağının, kararın gerekçesinde ayıplı ifa bedellerinin mahsup edilmeden gösterilmesi gerektiğini, hükmün esasının değil, gerekçesinin düzeltilmesi için kararın bozulmasını ya da düzeltilerek karar verilmesini istediklerini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada, eser sözleşmesinden kaynaklanan teminat mektubunun iptali, birleşen davada, iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan hususların resen gözetildiği; kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin, asıl davaya ilişkin tüm, birleşen (kapatılan) Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/641 Esas sayılı davaya ilişkin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.1. Taraflar arasındaki 07.02.2008 tarihli sözleşme ile fabrika inşaatı çelik konstrüksiyon işinin yapımı, 10.03.2008 tarihli sözleşme ile fabrika inşaatı çatı, cephe kaplama malzeme temini ile montajı işinin yapımı kararlaştırılmıştır. Asıl ve birleşen davada davacı alt yüklenici-taşeron, davalı yüklenicidir. Davacı taşeron asıl davada teminat mektubunun iptalini, birleşen davada iş bedelinin tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
2.2. Dava konusu sözleşmelerin birbiri ile paralel 7. maddelerinde sözleşme bedeli, ödeme, birim fiyatlar ve teminat mektubunun iadesi şartları belirlenmiş, 6. maddelerinde cezai şartlar başlığı altında; 07.02.2008 tarihli sözleşmede taşeronun taahhüdünün bir kısmını veya tamamını sözleşme hükümlerine uygun bir şekilde yerine getirmemesi halinde yüklenicinin gecikilen her gün için 1.500,00 TL ceza uygulayabileceği kabul edilmiş, 10.03.2008 tarihli sözleşme kapsamında da bu rakam 1.000,00 TL olarak kabul edilmiştir. Yine sözleşmelerin 9. maddelerinde sözleşmenin feshi düzenlenmiş, taşeronun taahhüdünü sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya süresinde bitirmemesi halinde yüklenicinin 7 gün süreli bir ihtar göndereceği, taşeronun ihtara rağmen işi ifa etmemesi halinde yüklenicinin sözleşmeyi feshedebileceği, bu durumun madde 6’daki ceza hükümlerinin uygulanmasını ortadan kaldırmayacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmelerin 12. maddelerinde ise sözleşme nedeniyle taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık çıkması durumda HUMK m.287 hükümleri doğrultusunda yüklenicinin kanuni defter ve kayıtlarının kesin delil teşkil edeceği hususunda tarafların mutabık kaldığı belirtilmiştir.
3.1. Açıklandığı üzere taraflar arasındaki 07.02.2008 ve 10.03.2008 tarihli sözleşmelerin 12.maddesinde yüklenici defterlerinin kesin delil olduğu yönünde münhasır delil sözleşmesi bulunmaktadır. HMK m.193 gereğince geçerli olan bu delil sözleşmesi esas alınarak değerlendirme yapılması gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi doğru olmamıştır.
3.2. Diğer taraftan Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre; eser sözleşmesi imzalandıktan sonra yapılan işlerin yüklenici (somut olayda taşeron) tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksi ispat edilmediği durumda işin taşeron tarafından yapıldığının kabulü ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Davacı taşeronun yaptığı işe karşılık olarak dosyadaki belge, tespit ve bilirkişi raporları ve düzenlendiği görülen hakedişler kapsamında iş bedelinin hesaplanması açısından işin bitirilip bitirilmediğinin dikkate alınması, davacının yaptığı işteki varsa ayıp ve kusurun değerlendirilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
4. Türk Borçlar Kanunu'nun 179. maddesinde “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir” hükmü düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmelerin 6. maddesinde yer alan cezai şart hükmü seçimlik ceza niteliğinde olup sözleşmenin feshi halinde bu ceza istenemez. Ancak emredici nitelikte olmayan bu hükmün aksi her zaman kararlaştırılabilir. Sözleşmede bu cezanın fesih halinde de istenebileceği hüküm altına alındığından bu yöndeki taraf iradelerinin dikkate alınması gerekir. Bu durumda sözleşmeye göre fesih halinde de ceza kesilebileceği hususu gözününde bulundurularak ifanın çekincesiz bir şekilde kabul edilip edilmediği, cezanın kesilmesinin yerinde olup olmadığı, süre ve koşulları da dikkate alınarak gerekirse ek rapor alınarak yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
5. Yüklenicinin ICC tahkim yargılamasında yaptığı masrafı talep etmesine rağmen bu husus değerlendirilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru olmamıştır.
Tüm bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün 1. bendinde açıklanan nedenlerle asıl davada davacı alt yüklenici ve davalı yüklenici vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA,
2- (2.1.), (2.2.), (3.1.), (3.2.), (4.), (5.) bendinde açıklanan nedenlerle birleşen davada, davacı alt yüklenici ve davalı yüklenici vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan taraflara verilmesine,
Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının asıl dava yönünden davacıdan alınmasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.