Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/521 K.2025/1441
6. Hukuk Dairesi 2024/521 E. , 2025/1441 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1101 E., 2023/1115 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/26 E., 2023/328 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılar ...-...-... Müşterek Teşebbüs Ortaklığı’nın dava dışı kooperatifin şantiyesinde yapılan binanın cam cephe ile kaplanması hususunda sözleşme imzaladıklarını, işlerin bedelinin 510.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını, bu bedelin 270.000,00 TL + KDV'sinin zemin üstü üçüncü kattan 155 m²’lik bir daire ve kalan 240.000,00 TL’nin ise çek verilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin dava dışı cam firmasıyla cam için ödenecek 270.000,00 TL'ye karşılık olarak davalıların kendisine verecekleri daireyi verme konusunda anlaştığını, davalılar sözleşmede taahhüt edilen dairenin tapusunu vermediği için müvekkilin cam firmasına 270.000,00 TL borcuna karşılık 330.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, ayrıca ödemelerde gecikme nedeniyle 30.360,75 TL vade farkı ödemek zorunda kaldığını, sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirerek işi teslim ettiğini, eksik ve ayıp bulunmadığını, davalıların binanın konseptinde esaslı değişiklikler yapması nedeniyle müvekkiline verilmesi gereken dairenin değerinin de düştüğünü ileri sürerek itirazın iptaline, takibe konu 379.660,00 TL alacağın asıl alacağa işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini, davalılara teminat olarak verilen 540.000,00 TL ve 285.000,00 TL tutarlı iki adet teminat senedinin işin tamamlanması nedeniyle hükümsüz kaldığından bu senetlerin iptali ile müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının bir kısım imalâtı hiç yapmadığını, bunların yeniden yapılabilmesinin imkansız olduğunu, ayıplı ve eksik işlerin halen devam etmesi nedeniyle projeye uygun teslimin gerçekleşmediğini, işin süresinde yapılmaması, eksik ve ayıplı yapılması nedeniyle inşaatta daire başına değer kaybına neden olunduğunu, ifa edilmeyen edimler nedeniyle davacının bu imalâtları yeniden bedel ödemek suretiyle üçüncü şahıslara yaptırdığını, ayrıca ifa edilmeyen bu edimlerin bir kısmının yeniden yapılması imkânsız olup zararlarının maddi olarak tespiti ve ödenmesi gerektiğini, davalıya yapılan ödemelerin faturasının eksik tanzim edilmesi nedeniyle KDV zararlarının olduğunu, ayrıca davalının çalışanların SSK ödemesini yapmaması nedeniyle müvekkilinin yaptığını ileri sürerek davalı tarafından eksik ve ayıplı yapılan ifa nedeniyle üçüncü şahıslara yaptırılan işlere ilişkin şimdilik 100.000,00 TL, dairelerin satış fiyatlarındaki düşüklükten dolayı şimdilik 135.000,00 TL, yapılan ödemelerin faturasının eksik tanzim edilmesi nedeniyle uğranılan zarara ilişkin şimdilik 7.000,00 TL, davalı çalışanları için ödenen SSK primi için şimdilik 8.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 27.02.2017 tarihli ıslahla; eksik ve ayıplı yapılan ifa nedeniyle üçüncü şahıslara yaptırılan işlere ilişkin talebini 192.079,50 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalılar ... Dış Tic. A.Ş. ve ... Tekstil San ve Tic Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini hem süresinde ifa etmediğini, hem de ayıplı ve eksik yaptığını, sözleşme koşulları ve projeye aykırı yapılan işin sorumlusunun davacı olduğunu, davacının ediminin eksik ve ayıplı olması nedeni ile üçüncü şahsa yaptırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı ... İnş. Yatırım San Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sözleşme konusu iş tamamlandığı halde davacıların sırf ödemeyi geciktirmek için teslim tutanağını imzalamaktan kaçındıklarını, davacıların eksiklik olarak öne sürdüğü hususların müvekkille olan sözleşmeyle ilgisinin bulunmadığını, sözleşme konusu işlerin tamamlandığı ve ayıplı imalât bulunmadığını, davacıların itirazlarının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava yönünden; taraflar arasında düzenlenen sözleşmede belirlenen götürü bedelin 270.000,00 TL'lik kısmı yerine bir dairenin sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren yükleniciye devredileceği kararlaştırılmış olmasına rağmen, iş sahibinin bu borcunu yerine getirmediği, dolayısıyla davacının daireye karşılık alacağı olan 270.000,00 TL'lik talebinin yerinde olduğu, iş sahibinin borcunun para borcu değil, verme borcu olduğu, dolayısıyla para borçlarında temerrüdün sonucu olan temerrüt faizini yüklenici alacaklının talep edemeyeceği, davacının vade farkı ödemesi yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalı iş sahibinin ödemeden ayıp dolayısıyla kaçındığı, alınan bilirkişi raporu ile de ayıp hususunun ve miktarının belirlendiği, dolayısıyla davalı iş sahibinin itirazında haksız olmadığı anlaşılmakla icra inkâr tazminatı talebinin reddine, menfi tespit talebinin atiye bırakılması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönünden; eksik ve ayıplı işler dolayısıyla davacının talep edeceği miktarın 63.493,00 TL olduğu, davacı-birleşen davalının eksik fatura düzenlemesinden dolayı davalı-birleşen davacının 7.092,00 TL KDV zararı oluştuğu, birleşen davada buna dair talep edilen 7.000,00 TL tazminat talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulü ile eksik ve ayıplı iş bedeli olarak 63.493,00 TL ve 7.000,00 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 70.493,00 TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl davada hükmedilen bakiye iş bedelinin ve birleşen dosyada hükmedilen tazminat alacağının birlikte ifa kuralı gereği infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin asıl davaya ilişkin tüm, birleşen davaya ilişkin diğer istinaf başvurularının reddine, birleşen dava yönünden; eksik ve ayıplara ilişkin olarak işin tamamına göre belirlenen %10'luk oranın kaldırma kararına uygun olmakla birlikte, sonrasında bu oran esas alınarak KDV hariç sözleşme bedeli üzerinden bulunan miktarın birleşen dava tarihine güncellenmesine dair hesabın kaldırma kararına uygun olmadığı, sözleşme götürü bedelli olduğundan ve sözleşme bedeli 510.000,00 TL + KDV olarak kararlaştırıldığından, sözleşme bedelinin KDV dahil 601.800,00 TL olarak dikkate alınarak %10'luk eksik ve ayıp bedelinin belirlenmesi ve bir güncelleme yapılmaması gerektiği, bu şekilde hesaplama yapıldığında ise bulunan bedelin 60.180,00 TL olduğu ve birleşen davada talep edilen eksik ve ayıplı işler bedeli olarak bu miktarın hükme esas alınması gerektiği, taraf vekillerinin birleşen davaya ilişkin istinaflarının "eksik ve ayıplı işler bedeli bakımından" kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulü ile takibin 270.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, menfi tespit talebinin atiye bırakılması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulü ile, eksik ve ayıplı iş bedeli olarak 60.180,00 TL ve 7.000,00 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 67.180,00 TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, asıl davada hükmedilen bakiye iş bedelinin ve birleşen dosyada hükmedilen tazminat alacağının birlikte ifa kuralı gereği infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; iş sahibi davalıların müvekkilinin hazırladığı iş programını geçi onaylaması nedeniyle davalılardan kaynaklı gecikme olduğu, ancak davalıların işi teslim almaktan kaçındıklarını, icra inkâr tazminatının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayıp iddialarının temelsiz olduğunu, işlemiş faiz yönünden davalıların ödemeye ilişkin yükümlülüklerini yerine ne zaman getireceği sabit olup temerrüde düşürülmesi gerekmediğini, davalıların müvekkiline vermeyi taahhüt ettiği daireye karşılık müvekkilden 31.01.2007 tarihinde dairenin iki katı tutarında teminat senedi almakla temerrüde düştüklerini, 30.369,75 TL vade farkı faturası alacağı yönünden davalıların temerrüdü sabit olduğuna göre malzeme bedelinin ödenmesinin gecikmesinden davalıların sorumlu olduğunu beyan etmektedir.
2.Asıl davada davalılar -birleşen davada davacılar ... Tekstil San Tic. Ltd. Şti. ve ... Dış. Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; birleşen dava yönünden bilirkişi raporundaki dava konusu eksik ve ayıplı imalatın toplam imalat içindeki payının % 10 olduğuna dair görüşünün kabul edilemeyeceğini, yüklenicinin basiretli tacir olarak davranmadığını, davacının binanın yapımı sürecini olumsuz etkileyecek hususlarda bildirimde bulunmadığını, prekast elemanlarının sökülerek yeniden montajının yapılmasından davacının sorumlu olduğunu beyan etmektedir.
3.Asıl davada davalı -birleşen davada davacı ... İnş Yatırım San Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; yüklenicinin iş bedelinin tamamını hak edemeyeceğini, yapılan işlerden ayıp ve eksik iş bedellerin düşülmesi ve ayrıca ayıp ve eksik işlerin üçüncü kişilere tamamlattırılması nedeniyle uğramış oldukları zararlarının da tenzili ile davacının varsa hakedişinin belirlenmesi gerektiğini, birleşen dava yönünden yüklenici tarafından yapılmayan su ve buhar kesici ve yangın-duman önleyici elemanların yapılmaması nedeniyle başka bir firmaya yaptırılmış olan prekast elamanlarının sökülüp yeniden montajının yapılması gerekeceği, bilirkişi kurulunca belirlenen ayıplı ve eksik imalâtın sözleşme bedeline oranının çok düşük olduğunu, ikinci seçenekte yapılan hesaplamaya ise su ve buhar kesici mebran imalatı ve montajı + yangın ve duman kesici galvaniz kaplamalı levha imalatı ve montajı yapım bedelinin dava tarihi itibariyle karşılığı olan 33.197,98 TL'nin ilave edilmediğini, kaldırma kararın sonrası verilen 8.000,00 TL SSK primi talebinin reddine ilişkin karara karşı istinaf itirazının bulunulduğunu, duruşmaya elektronik yolla katılma talep edilmiş ise de bağlantı sağlanmadığını, mazeretli sayılmaları talep edilmiş olmasına rağmen karar verilmesinin hatalı olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden hatalı karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen davada iş sahipleri tarafından yükleniciye karşı açılan eksik ve ayıplı işler nedeniyle tazminat ve alacak istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle bilirkişi raporunda hesaplanan ve mahkemece hükme esas alınan götürü bedelli sözleşme kapsamında eksik ve ayıplı işlerin sözleşmeye konu işe oranının dosya kapsamına ve birleşen davadaki talebe uygun olmasına, iş sahibinin ödemeden ayıp dolayısıyla kaçınması nedeniyle alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin usul ve kanuna uygun olmasına göre asıl davada davacı vekili, asıl davada davalılar- birleşen davada davacılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.