Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/577 K.2025/1462

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/577 📋 K. 2025/1462 📅 14.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/577 E.  ,  2025/1462 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1226 E., 2023/1348 K.
BİRLEŞEN DAVALAR SİVAS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2017/577 E. VE 2017/588 E.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/185 E., 2023/42 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı iş sahibi ile müvekkili firma arasında 09.04.2015 tarihli 442.000 m² TSI vagonlarının boyası işine ait sözleşme akdedilmiş bulunduğunu, sözleşmede işe başlama tarihi olarak 09.04.2015 tarihinin belirtildiğini ancak sözleşmede bitiş tarihi gün/ay kısmı boş bırakılarak yazıldığını, idare tarafından ilgili kanun ve yönetmelikler kapsamında K.İ.K- EKAP resmi internet sonuç ilanı sayfasına girilen bilgilerde işin süresinin 09.04.2015 - 31.12.2016 tarihi olarak belirtildiğini, sözleşmenin bitecek olması üzerine müvekkili firmanın ilgili idareye 1 ay öncesinde hem sözlü olarak hem de yazılı olarak bildirdiklerini, 12.01.2017 tarih ve 00936 sayılı Noter İhtarnamesi ile sözleşmenin 31.12.2016 tarih itibariyle bittiğini ve idare tarafından fiyatın düzeltilmesi durumunda da işi yapmaya devam edebileceklerini bildirdiklerini ancak bu durumun idarece kabul edilmediğini, idarenin 24.01.2017 tarihli yazısı ile sözleşmenin bitmesi ve tasfiyesi yapılması gerekirken, sözleşmenin devam ettiği belirtilerek haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşmenin "Sözleşmenin feshi ve işin tasfiyesi" başlıklı 35.1'nci maddesi ve 4735 sayılı KİK'nın 20. maddesi hükmü gereği feshedildiğini, ... Bankası tarafından düzenlenen 175.000,00 TL tutarlı kesin teminatının güncellenmiş tutar üzerinden gelir kaydedilmesinin ve hesabın genel hükümlere göre tasfiye edilmesinin, idarenin fesih işleminden sonra işi başka bir yükleniciye yaptırılmasından dolayı, sözleşmenin feshi nedeniyle oluşacak zararın müvekkili firmadan tazmin edilmesinin, müvekkili firma hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı alınmasının idare tarafından ayrı ayrı kararlaştırıldığını, müvekkili firmaya bildirildiklerini, sözleşme kapsamında yüklenici olarak yükümlülüklerini tamamıyla yerine getirmiş olduğunu, sözleşmenin başından itibaren günlük işleyiş için gerekli özeni göstermiş olduğunu, rutin işleyiş için gerekli olan personel ve ekipmanı hazır bulundurduklarını, idarece 7 ay boyunca boyanması için yeterli vagon verilmediğini, sözleşmenin başından itibaren yok hükmünde sayılacağının açık olduğunu, idarenin sözleşme bitiş tarihini EKAP'a yasal olarak bildirdiği halde bu bitiş tarihini kabul etmemesinin hakkaniyete ve hukuka tamamen aykırı olduğunu, müvekkilinin yasaklı olduğundan dolayı yeni ihale alamadığını ve personel çıkarmak zorunda kaldığını, iş gereği aldığı araç ve gereçleri kullanamadığını, müvekkili firmaca idareye verilen 175.000,00 TL tutarındaki kesin teminat mektubunun idarenin başvurusu sonucu nakde çevrilmek suretiyle idarece irat olarak kaydedildiğini, bu haksız ve hukuka aykırı uygulama sonucu müvekkilin ciddi olarak zarara uğratıldığını, bu nedenle müvekkili firma çeklerini ödeyemediğini ve müvekkili firma adına icra takipleri başlatıldığını, tüm bu nedenlerle öncelikle davalarının kabulüyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, dava tarihinden başlayacak faizi ile birlikte ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
1.Birleşen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/557 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 09.04.2015 tarihli mal alım sözleşmesi ile yüklenicinin birim fiyatı 6,53 TL'den 1920-B no'lu teknik şartnameye göre 442,000 m² TSI Vagonların boyası işini KDV hariç toplam 2.886.260,00 TL bedel karşılığında müvekkili şirkete teslim etme yükümlülüğü altına girdiğini, davalı tarafından 09.04.2015 tarihinde ihaleye ilişkin olarak 175.000,00 TL değerinde teminat mektubu sunulduğunu, müvekkili tarafından davalı firmaya yer tesliminin 04.06.2015 tarihinde gerçekleştirildiğini, sözleşmeye göre ilk vagon teslim tarihinin işe başlama tarihi olarak belirlendiğini, ilk vagon tesliminin ise 01.11.2015 tarihinde yapılmış olup sözleşme gereğince davacı firmanın fiilen işe başlama tarihinin 01.11.2015 tarihi kabul edildiğini, davacı şirket tarafından daha özenli davranılmasına ilişkin uyarı yazısına kadar 23256 m² boyama ve kumlama işi tamamlanarak teslim edildiğini, davalı firmanın 21.09.2016 tarihli dilekçesi ile taahhüt edilen işin idareden kaynaklanan nedenlerle süresinde bitirilmeyeceği ve kendilerine 7 ay süre uzatımı ve maliyet unsurlarının artması nedeniyle birim fiyatın 8,50 TL ye çıkartılarak fiyat farkı verilmesini talep ettiğini, müvekkili tarafından davalı firmaya eleman sirkülasyonu ve eksikliği nedeniyle aksamalar yaşanması bu neticede üretimin sekteye uğraması yeterli elaman bulundurularak aksaklıkların giderilmesi için ikinci kez uyarı yapıldığını, uyarılara rağmen davalının sadece 4590 m²'lik boyama ve kumlama işini talamladığını, 26.11.2016 tarihinden sonra davalı tarafından hiç hiş yapılmaması üzerine müvekkilinin 02.12.2016 tarihli yazı ile davalı firmaya tedbirler alınmadığı takdirde sözleşmenin ceza-i hükümlerinin uygulanacağının bildirildiğini, davalının tüm uyarılara rağmen 26.11.2016'dan 29.12.2016'ya kadar sorunların giderimi konusunda olumlu bir adım atmadığını, müvekkilinin zarara uğradığını sözleşmenin feshine ilişkin yazının davalıya tebliğ edilerek sözleşmenin feshedildiğini beyanla fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile kurum zararının şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan alınarak taraflarına verilmesini, alacağa karşı tarafın temerrüde düştüğü 13.11.2017 tarihinden itibaren reeskont faiz yükletilmesini talep etmiştir.
Birleşen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/558 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde;
müvekkili şirket ile davalı firma arasında imzalanan 09.04.2015 tarihli mal alım sözleşmesi ile yüklenici/davalı tarafın; birim fiyatı 6.53 TL den 192-B no'lu teknik şartnameye göre 442,000 m² TSI Vagonlarının boyası işini KDV hariç toplam 2.886,260,00 TL bedel karşılığında müvekkil şirkete teslim etme yükümlülüğü altına girmiş olduğu, davalı firma tarafından 09.04.2015 tarihinde ihaleye ilişkin olarak 175.000,00 TL değerinde teminat mektubunun müvekkil şirkete sunulmuş olduğu, müvekkil şirket tarafından davalı firmaya yer tesliminin 04.06.2015 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğu, ayrıca sözleşmenin 10.2.1 inci maddesine göre sözleşme imzalandıktan sonra üretim programına göre ilk vagon teslim tarihinin işe başlama tarihi olarak belirlenmiş olduğu, yükleniciye yer teslimi 04.06.2015 tarihinde yapılmakla ilk vagon tesliminin 01.11.2015 tarihinde yapılmış olduğu, bundan bahisle sözleşme gereğince davacı firmanın fiilen işe başlama tarihinin 01.11.2015 tarihi olarak kabul edilmekte olduğu, yükleniciye ilk vagonun tesliminden itibaren taahhüt edilen işin davalı firma tarafından yapılmaya başlanmış olduğu, davalı firma tarafından ilk teslimatın 05.11.2015 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğu, davalı firma tarafından 01.11.2015 tarihinden müvekkil şirket tarafından 18.01.2016 tarih ve 213 sayılı boya tedariki konusunda yaşanan aksaklıkların giderilmesinde daha özenli davranılmasına ilişkin ilk uyarı yazınısına kadar 23.256 m2 boyama ve kumlama işinin tamamlanarak teslim edilmiş olduğu, davalı firmanın 21.09.2016 tarihli dilekçesi ile taahhüt edilen işin idareden kaynaklanan nedenlerle süresinde bitirilemeyeceği ve kendilerine 7 ay süre uzatımı ve maliyet unsurlarının artması nedeniyle birim fiyatın 8.50 TL ye çıkartılarak fiyat farkı verilmesini talep etmiş olduğu, davalı firma tarafından taahhüt edilen iş yapılmaya devam edilmekle 21.09.2016 tarihinden 10.10.2016 tarihine kadar 8,541 m² boyama ve kumlama işi tamamlanmış ve teslim edilmiş olduğu, buna istinaden müvekkil şirketçe 04.11.2016 tarihli yazı ile stoklarında bulunan ve üretimin aksamasına neden olan 450 adet bojinin boyanmasının davalı firmaya bildirilmiş olduğu, yapılan tüm resmi uyarılara rağmen davalı firmanın 08.11.2016 tarihine kadar sadece 4.590 m² boyama ve kumlama işini tamamlamış olduğu, 26.11.2016 tarihinden sonra davalı firma tarafından hiç iş yapılmaması üzerine müvekkil şirketin 02.12.2016 tarihli yazısı ile boya ve komponetlerin temini konusunda gereken özenin gösterilmediği, davalı firmanın 01.10.2016 tarihinden 30.10.2016 tarihine kadar toplam 27.999 m² teslim edilmiş olduğu, davalı firmanın yapabileceği bir işi yapmaktan kaçınması ve müvekkil şirketi zarara uğratmış olması davalının kötü niyetli hareket ettiği ve müvekkil şirketin sözleşmeyi feshetmesinde ne denli haklı olduğunu göstermekte olduğu, sözleşmenin feshedileceğine dair yazının 06.01.2017 tarihinde yüklenici firmaya tebliğ edildiği, yüklenici firmanın 16.01.2017 tarihinde taahhüdü yerine getirememe durumuna düşmüş olduğu, davalı firmanın fiyat farkı talebinin sözleşmeye ve mal alımlarında uygulanacak fiyat farkına ilişkin esaslar gereğince kabul edilemeyeceğinden 20.01.2017 tarihli ve E. 1510 sayılı Genel Müdürlük oluru ile sözleşmenin feshedilmiş olduğu, 4735 sayılı Kanun'un 22. maddesine göre güncellenen kesin teminat tutarı ile kesin teminat tutarı arasındaki fark olan 28.218,92 TL müvekkil şirket alacağının ortaya çıkmış olduğu, söz konusu alacağın davalı tarafından istenmiş ve bu yazının 05.04.2017 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmiş olmasına rağmen bu güne kadar herhangi bir ödeme yapılamamış olduğu iddiaları ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla güncellenen kesin teminat tutarı ile kesin teminat tutarı arasındaki farkın şimdilik 8.000,00 TL'sinin davalıdan alınarak taraflarına verilmesini, bu alacaklarına karşı tarafın temerrüde düştüğü 05.04.2017 tarihinden itibaren mevduata uygulanan reeskont avans fazini uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ihtiyaçları doğrultusunda 24.02.2014 tarihinde yapılan 442.000 m² TSI Vagonlarının boyası işinin davacı firmaya ihale edildiğini ve müvekkili şirket ile davacı firma arasında ihtiyaç doğrultusunda 09.04.2015 tarihli mal alım sözleşmesi imzalandığını, söz konusu işin fiilen başladığı tarihten itibaren davacı firmanın yetersiz sayıda eleman çalıştırması ve zaman kaybına sebebiyet vermesi gibi birtakım aksaklıklarla karşılaşılması nedeniyle davacının defaten uyarıldığını, davacı firmanın bu uyarılara rağmen aksaklıkların giderilmediğini, işin kalan kısmının yapılmasının teknik olarak imkansız olduğunu, davacı firmanın eksiklikleri gidermekten ve sözleşmeden doğan sorumluluklarını yerine getirmekten imtina ettiğini, davalı şirketlerinin muhtemel yargılama giderleri olan 55.252,94 TL tutarındaki teminatın davacı tarafından yatırılması için davacıya kesin süre verilmesini, verilen kesin süre zarfında teminatın yatırılmaması durumunda davanın usulden reddine karar verilmesini, davanın esası yönünden yasal dayanaktan yoksun ve somut gerçeklerden uzak olan haksız davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyanla davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/557 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın dayanağı sözleşmenin feshedilmiş olduğuna dair Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2017/153 E. sayılı dosyasının bulunduğunu, dosyanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini, ilk vagon teslim tarihinin 18.06.2015 olduğunu, idare tarafından firmaya hiçbir iş programı, teslim programı veya üretim programı teslim edilmediğini, idarenin tüm uyarılara rağmen beş aylık süre içinde 18.06.2015' den ilk hakediş tarihi 06.11.2015' e kadar sadece 17 adet vagonu taraflarına teslim ettiğini, hakedişi alabilmesi için gerekli teknik onayların ise 05.11.2015 tarihinde yapılmış olup davacının bu işlemi ilk teslim tarihi olarak göstererek yanıltıcı beyanda bulunduklarını, hiçbir sicil bozukluğu olmayan firmalarının haksız fesih yolu ile zarara uğratılarak geri dönüşü çok zor bir mali krize itilmesinin kabul edilemeyeceğini, ihale dökümanında yer almayan bir talebin sonradan istenilemeyeceğini bu talebin sözleşme feshi için gerekçe yapılamayacağını, davacının iki ihale arasındaki bedel farkını talep edebilmesi için sözleşme feshinde öncelikle haklı olması ve sözleşmede bu konuda açık hüküm bulunması ve ayrıca her iki ihalenin de aynı koşullarda ve şartlarda gerçekleşmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
3.Birleşen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/558 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın dayanağı olan sözleşmenin haksız olarak feshedilmiş olduğuna dair Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/153 Esas sayılı dosyasında davacısı oldukları derdest davada dosyanın İTÜ 'ne bilirkişi raporu için gönderilmiş olduğu, bu dosyanın işbu davaya ışık tutacak olduğu, 2015/8601 ihale kayıt nolu 09.04.2015 tarihli ve 2015/2/43 sayılı mal alım sözleşmesi ile TÜDEMSAŞ Genel Müdürlüğü ve taraflarınca sözleşme akdedilmiş olduğu, sözleşmenin yer teslim tarihinin 04.06.2015 olduğu, sözleşmenin 10.2.1 maddesi gereğince idare ilk vagon teslim tarihlerini 01.11.2015 tarihi olarak belirterek yanıltıcı beyanda bulunmuş olduğu, idarenin iddialarının aksine ilk vagon teslim tarihlerinin 18.06.2015 olduğu, idare tarafından hiçbir iş programının teslim programı veya üretim programının teslim edilmemiş olduğu, idarenin tüm sözlü uyarılarına rağmen beş aylık süre boyunca ilk vagon teslim tarihlerinin 18.06.2015 tarihinden ilk hakediş yaptıkları tarih olan 06.11.2015 tarihine kadar sadece 17 adet RGNS tipi vagonu taraflarına teslim edebilmiş olduğu, hakediş alabilmeleri için gerekli teknik onayların ise 05.11.2015 tarihinde yapılmış olunduğu, bu işlemi teslim tarihleri olarak göstererek davacının yanıltıcı beyanda bulunmuş olduğu, vagonlarda kullanılan boyanın özel üretim olması sebebiyle en az 20 gün önce boyanacak metrajın taraflarına bildirilmesi gerektiğinin idareye belirtilmiş ve idarenin teslim edeceği metrajı net olarak taraflarına bildirmemesinden kaynaklanan gecikmeler meydana gelmiş olduğu, buradan hareketle boya tedarikindeki gecikmeden taraflarına vereceği metrajı tam olarak belirtmeyen idarenin kusurlu olduğu, bu yazının uyarı niteliğinde değerlendirmesinin imkansız olduğu, idareden kaynaklanan gecikmeler ve değişen maliyet unsurlarını da 21.09.2016 tarihli dilekçe ile idareye bildirmiş oldukları, 04.11.2016 tarihli yazının son paragrafındaki "ayrıca boyama ücreti tarafınıza metrekare olarak ödenecektir" ibaresinden de anlaşılacağı üzere sözleşmenin hükümleri dışına çıkılması ve ayrıca ödenmesi gibi mevzuata aykırı bir işlemin firmalarınca kabul görmemiş olduğu, hiçbir sicil bozukluğu olmayan müvekkil firmanın haksız fesih yoluyla zarara uğratarak geri dönüşü çok zor bir mali krize itilmesinin kabul edilebilir bir tutum olmadığı, ihale dökümanında yer almayan bir talebin sonradan istenilemeyeceği ve bu talebin sözleşme feshi için gerekçe yapılamayacağı, davacının iki ihale arasındaki bedel farkını talep edebilmesi için sözleşme feshinde öncelikle haklı olması ve sözleşmede bu konuda açık hüküm bulunması ve ayrıca her iki ihalenin de aynı koşullarda ve şartlarda gerçekleşmesinin gerektiği iddiaları ile davacısı oldukları Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/153 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılarak yargılama sonunda haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan raporda belirtildiği üzere; taraflar arasındaki uyuşmazlıkların esas kaynağının, boyama işi ihalesinin hizmet alımı şeklinde ihale edilmesi gerekirken mal alımı şeklinde ihale edilmesi olduğu, anılan nedenle yürürlükte bulunan Fiyat Farkına İlişkin Esaslara Dair Cumhurbaşkanı Kararlarına göre yükleniciye süre uzatımının yanı sıra fiyat farkı verilmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “Sözleşmenin Süresi” başlıklı 9. maddesinde; sözleşmenin esaslı unsurlarından biri olan sözleşmenin süresine ilişkin olarak herhangi bir düzenleme bulunmadığı, ancak sözleşmenin 10. maddesinde yer alan RGNS tip vagonların teslimine ilişkin hükümler esas alındığında, ilk vagon teslimi ile işe başlanacağı, her vardiyada 2 veya 3 vagon teslim edileceği, iki vardiya halinde çalışılacağının belirtildiği, her vardiyada teslim edilecek vagon sayısı, toplam yapılacak boyama işinin 442.000 m² olduğu ve davacı yükleniciye teslim edilecek RGNS tipi vagonların teknik şartnameye göre 280 m² olması dikkate alındığında sözleşme süresi boyunca toplam 1578 adet RGNS tip vagonun boyanması gerektiği, günlük iki vardiyada toplam dört vagon teslim edilmesi gerektiği esas alındığında sözleşme süresinin yaklaşık 462 güne tekabül ettiği, sözleşme ile ilk vagon teslim tarihi işe başlama tarihi olarak belirlendiği ve ilk vagon tesliminin 05.10.2015 tarihinde yapıldığının anlaşılmasına göre, sözleşme başlangıç tarihi olarak kabul edilen 05.10.2015 tarihine 462 gün eklendiğinde işin bitiş tarihinin 09.01.2017 olduğu; ancak sözleşmede her vardiyada 2 veya 3 vagon teslim edileceği belirtilmesine rağmen her vardiyada 2 vagon olmak üzere günde toplam 4 vagon esas alınarak hesaplama yapıldığı (her vardiyada 3 vagon olmak üzere günde toplam 6 vagon teslim edilmesi halinde işin bitirilme süresi daha az olacaktır) ve ayrıca boji ve diğer ek parçalar da dikkate alındığında ise sözleşmenin bitim tarihinin 31.12.2016 olduğunun kabulü gerektiği, diğer yandan davalı idarenin kendisinden kaynaklı vagon teslim edilmemesi nedeni ile davacı yüklenicinin talebi halinde sözleşme hükümleri kapsamında süre uzatımı verilmesi mümkün olduğunun kabulü gerektiği gibi, ihale konusu iş her ne kadar mal alımı şeklinde ihale edilmiş olsa da işin içinde hizmet ifasını da barındırmış olması nedeni ile yüklenicinin sözleşme süresinin bitiminden itibaren yeni bir fiyat talep etmesi veya fiyat farkı talep etmesinin de mümkün olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla davalı idarenin, tespit edilen sözleşme süresi bitim tarihinden sonra yüklenicinin fiyat farkı talebini uygun bulmaması halinde işi yapmaktan imtina etmesi nedenleriyle yükleniciye kusur isnat edilemeyeceği, bir başka deyişle, davalı idareden kaynaklı nedenlerle 7 ay gibi bir sürede yükleniciye vagon tesliminin hiç yapılmamış olması nedeni ile yapılamayan vagon boyama işinin, sözleşmede belirli bir süre olmamasından faydalanılarak, sözleşmedeki aynı fiyatla, yükleniciye ileri bir tarihte yaptırılmak istenilmesi talebinin sözleşmeye uygun olduğunun ve verilen süre içerisinde yüklenici tarafından işin sözleşme hükümlerine göre yerine getirilmediği iddia edilerek sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğinin kabulünün mümkün olmadığı, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu, kişilik haklarına haksız veya hukuka aykırı bir saldırı veya davranıştan söz edilemeyeceği gerekçeleriyle haksız fesih sonrasında davalı idare tarafından irat kaydedilen teminat mektubunun nakde çevrildiği tarihten itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmayacağı kanaatine varıldığından talebin reddine; birleşen davalar bakımından yapılan değerlendirmede; davacı idarenin, sözleşmenin yüklenici tarafından gereği gibi yerine getirilmemesi nedeni ile feshi sonucunda menfi zararlarını ve gelir kaydedilen teminatın güncelleme farkını talep ettiği; asıl davada maddi tazminat bakımından yapılan değerlendirmelerin birleşen dosyalar bakımdan da geçerli olduğu, asıl davada hükme esas alınan heyet raporunda sözleşmenin başlangıç tarihi ve bitiş tarihi için yapılan tespitlerin yerinde olduğu, bu tespitlere göre sözleşme süresi bitiş tarihi olarak belirlenen tarihten sonra, davacı idarenin davalı yükleniciden aynı fiyatla işi tamamlamasını isteyemeyeceği; başka bir deyişle davacı idarenin kendisinden kaynaklı nedenlerle 7 ay gibi bir sürede yükleniciye vagon tesliminin hiç yapılmamış olması nedeni ile yapılamayan vagon boyama işinin, sözleşmede belirli bir süre olmamasından faydalanılarak, sözleşmedeki aynı fiyatla, yükleniciye ileri bir tarihte yaptırılmak istenilmesi talebinin sözleşmeye uygun olduğunun ve verilen süre içerisinde yüklenici tarafından işin sözleşme hükümlerine göre yerine getirilmediği iddia edilerek sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğinin kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle birleşen dosya davacısının tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı-birleşen davada davalı müteveffa mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine hükmedilen 175.000,00 TL'lik teminat mektubunun irat kaydedildiği tarih olan 20.01.2017 başlangıç tarihinden itibaren Yİ-ÜFE katsayıları dikkate alındığında ortaya çıkan 743.376,96 TL yönünden davalarının tümden kabulünü, mahkemece reddedilen 2.000,000,00 TL manevi tazminat taleplerinin tümden kabulünü, işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı - birleşen dosyalar davacısından alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretleri ile birlikte taraflarına verilmesine karar verilmesini beyan etmektedir.
2.Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu edilen alacağın ticari bir sözleşme nedeniyle müvekkil şirkete sunulan kesin teminatın iadesine ilişkin olduğunu, dolayısıyla ticaret mahkemesi sıfatıyla işbu davanın görülmesi gerektiğini, bilirkişi raporunu tanzim eden heyet içerisinde Kamu İhale Mevzuatında uzman olan bir bilirkişi dahi bulunmadığını, bilirkişilerin hiçbir mevzuata, içtihata dayanmayan dava konusu sözleşmenin mal alımı ihalesi şeklinde değil hizmet alımı ihalesi şeklinde yapılması gerekir yorumunun açıkça hukuka aykırı olduğunu, dosyanın tamamında çelişkiler bulunduğunu, sözleşme bitim süresinin EKAP sistemine kaydedilmiş olduğunu, yüklenicinin sözleşme süresi bitmeden işi aksatma ve iş yerini terk etme yolunu seçtiğini, dosyadaki tüm evraklar incelendiğinde ortak kusur da bulunabileceğini, dava konusu sözleşmeye bakıldığında boya malzemesinin sözleşme bedeli içerisinde ağır bastığı boya hizmetinin ise bedelin daha az kısmını oluşturduğunu, fiyat farkı verilmesi noktasında sözleşmenin mal alımı veya hizmet alımı şeklinde ihale edilmesi arasında bir fark bulunmadığını, uyuşmazlığın eser sözleşmesi hükümlerine göre değil nitelikli satış sözleşmesi hükümlerine göre çözülmesi gerektiğini, Kamu İhale Mevzuatında işin türünün net olarak belli olmadığı durumlarda kesin bir ihale türü belirlenmemiş olup işin niteliği ve yaklaşık maliyet içerisindeki oranlarına göre ihale türünün belirlenmesinin İdarelerin takdir yetkisinde olduğunu, uzun süren sözleşmelerde fiyatlarda fahiş bir artış meydana gelmesi ve aşırı ifa güçlüğü durumuna düşülmesi halinde TBK'nın madde 138 çerçevesinde ilgili Mahkemeden sözleşmenin uyarlanmasının istenmesi bunun mümkün olmaması durumunda sözleşmeden dönme hakkının kullanılabileceği açık iken dava konusu sözleşme kapsamında davacı yüklenici tarafından böyle bir başvuru yapılmamış olup iş yeri sözleşme bitim tarihinden önce terk edilerek sözleşmenin sonlandırıldığını, hizmet alımı sözleşmelerinde asgari ücret dışındaki kalemlerde açık bir hüküm bulunmadığı takdirde fiyat farkı verilemeyeceğini, yani dava konusu sözleşme hizmet alımı şeklinde dahi yapılsa idi yükleniciye aynı cevap verileceğini, sözleşme süresi dolmadan iş yerini terk ederek sözleşmenin haklı olarak feshedilmesine yüklenicinin kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup maddi ve manevi tazminat, teminat mektubunun irat kaydedilmesi nedeniyle bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi