Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/823 K.2025/1417

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/823 📋 K. 2025/1417 📅 10.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2025/823 E.  ,  2025/1417 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3561 E., 2024/2016 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/225 E., 2021/495 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 2019-2020 Eğitim Öğretim yılında öğrencilerin 25 taşıma merkezi okuluna 115 gün boyunca taşınmaları için araç kiralama hizmet alımı işi sözleşmesi imzalandığını, 16.03.2020 tarihi itibari ile pandemi sebebiyle eğitim ve öğretime dönemin sonuna kadar ara verildiğini, bu kapsamda idareler ile yükleniciler arasında ortaya çıkan belirsizliği gidermek ve pandeminin yüklenicilere yönelik etkilerini azaltmak amacı ile Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin yayımlandığını, söz konusu genelgede idarelere süre uzatımı verilmesi veya sözleşmenin feshedilmesi yetkilerinin seçimlik olarak verildiğini, müvekkili şirketler tarafından yüklenilen işin geri kalan kısmının devamı için genelge kapsamında ve sözleşme uyarınca davalı idareye süre uzatım başvurusu yapıldığını, davalı idarece talebin reddedildiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu, yapılan kamu ihale sözleşmesinin gereklerinin yerine getirilmemesinin mücbir sebepten kaynaklandığının kabulü ile süre uzatımı verilmemesi şeklindeki muarazanın giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılardan Kızıltepe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün davalı sıfatı bulunmadığından husumet itirazında bulunduklarını, davanın öngörülen süre içerisinde açılmadığını, süre uzatım ve muarazanın giderilmesi talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu sözleşmenin 28'nci maddesinde mücbir sebep halinde sözleşmenin feshedilebileceğinin düzenlendiğini, pandeminin yarattığı sorunlar nedeniyle Bilim Kurulunun da görüşleri çerçevesinde müvekkil idarenin yaklaşık 1,5 yıl yani 3 eğitim öğretim dönemi kamusal bir hizmet olan eğitim hizmetini uzaktan sunduğunu ve yüz yüze eğitime geçiş tarihinin belli ya da belirlenebilir olmaktan uzak olduğunu, müvekkili idarenin yüklenicinin süre uzatımı talebini kabul zorunluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesi'nin 17.1.1/c maddesinde ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 10/c maddesinde salgın hastalık halinin mücbir sebep olarak açıkça kabul edildiği, davacı şirket tarafından süresinde davalı idareye süre uzatımı için başvuruda bulunulduğu, davalı idare tarafından davacının başvurusunun reddine karar verildiği, sözleşme imzalandıktan sonra ülkemizde etkisini gösteren covid-19 salgın hastalığının mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gerektiği, salgın süreci gözetilerek sözleşmenin yeni durum ve şartlara göre uyarlanmasının mümkün olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının süre uzatım talebinin kabul edilmemesi suretiyle yaratılan muarazanın menine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit davasının dinlenebilmesi için hukuksal bir ilişki ile hukuki yararın bulunmasının zorunlu olduğu, davacılar tarafından, davalı idarenin süre uzatımı yapmaması nedeniyle uğranılan zararının bulunması hâlinde bunun tahsili için eda davası açılması mümkün olduğundan, süre uzatım talebinin kabul edilmemesi suretiyle yaratılan muarazanın giderilmesi talepli dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, ilk derece mahkemesince hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmek suretiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; eğitim öğretime ilişkin taşımacılık ihalelerinin her yıl düzenli olarak gerçekleştirilmesi gereken ve gerçekleştirilen ihale türlerinden olduğunu, müvekkili tarafından sözleşmede belirtilen yükümlülüğün, 2020-2021 eğitim öğretim yılında önceki sözleşme hükümlerine göre yerine getirildiğini, müvekkilinin davada menfaatinin bulunduğunu ve süre uzatımı verilmesinin sözleşmenin özüne ve ruhuna aykırı olmadığını, taraflar arasından akdedilmiş olan kamu ihale sözleşmesinin 17.maddesinde de 4735 sayılı Kanun’u doğrultusunda mücbir sebep dolayısı ile süre uzatımı verilecek haller arasında genel salgın hastalığın sayıldığını, süre uzatım talebinin reddedilmesinin 4735 sayılı Kanun, Cumhurbaşkanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Genelgeleri ve taraflar arasında akdedilmiş olan kamu ihale sözleşmesi ile hiçbir şekilde uyumlu olmadığını, hukuka ve sözleşmeye aykırı ve bir çok yönden kamu zararına sebep olacak nitelikte olduğunu, ilk derece mahkemesinin süre uzatımı verilmesi yönünde karar vermesi üzerine müvekkil şirket tarafından işin tamamladığını, bu husus dikkate alındığında davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacılar vekili; taraflar arasında 27/02/2020 tarihinde 2019-2020 Eğitim Öğretim yılında 3831 ilkokul ve ortaokul öğrencisinin 316 araç ile 25 taşıma merkezi okuluna 115 gün için araç kiralama hizmet alımı işi sözleşmesi imzalandığını, Covid-19 salgını nedeniyle sözleşme konusu işin yerine getirilmesinin geçici olarak tamamen imkânsız hale geldiğine ilişkin olarak davalı idareye süre uzatım başvurusu yapıldığını, davalı idarece talebin reddedildiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu, ortaya çıkan uyuşmazlığın tamamen Covid-19 salgın hastalığının, süre uzatımına sebep olup olmadığı noktasında toplanmış bir hukuki ihtilaf olduğunu iddia ederek Kızıltepe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapılan kamu ihale sözleşmesinin gereklerinin yerine getirilmemesinin mücbir sebepten kaynaklandığının kabulü ile süre uzatımı verilmemesi şeklindeki muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde seçimlik haklar TBK 125. maddede düzenlenmiştir. Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir (TBK 125/1). Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir (TBK 125/2).
Taraflar arasında karşılıklı borç yükleyen sözleme bulunmaktadır. Davacının talebi TBK 125. madde kapsamında kalan seçimlik haklardan olan borcun aynen ifasının sağlanması amacına yöneliktir. Zira davacı süre uzatımı verilmek suretiyle sözleşmenin ifa edilmesi gerektiğini ancak idarece süre uzatımı verilmeyerek yaratılan muarazanın giderilmesini istemiştir.
Dava tarihinde idarece gerçekleştirilmiş bir fesih bulunmadığından davacının sözleşmenin ifası için muarazanın giderilmesini istemekte hukuki yararı vardır. Mahkemece davalı idare tarafından süre uzatımı yapılmaması nedeniyle uğranılan zarar bulunması hâlinde bunun tahsili için eda davası açılması mümkün olduğu belirtilerek hukuki yarar bulunmadığı kabul edilmiş ise de bu şekilde bir kabul sözleşmenin ifasını isteme hakkının kullanılmasını engelleyen bir yorum ve sonuç olduğundan kabul edilemez.
Diğer yandan muarazanın meni (sataşmanın giderilmesi) davaları, usul hukuku anlamında tespit değil, eda davası niteliğindedir. Zira, bu tür davalarda, hem bir muarazanın varlığının tespiti ve hem de onun meni talep edilir. (Örnek: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.09.2004 gün ve 2004/13-417 E. 2004/442 K. Sayılı kararı)
Mahkemece, açılan davanın tespit davası olmayıp eda davası olduğu ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken hukuki yarar bulunmadığı kabul edilerek usulden red kararı verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan hükmün onanması yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum.