Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/323 K.2025/1365

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/323 📋 K. 2025/1365 📅 07.04.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/323 E.  ,  2025/1365 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/840 E., 2023/1120 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/494 E., 2023/238 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 01.10.2010 tarihli sözleşmeyle davalının müvekkiline ait binaların alüminyum metal giydirme kaplaması, alüminyum kompozit cephe kaplaması ve cam işlerinin yapım ve montajını üstlendiğini, yaptırdıkları delil tespiti ile sözleşme konusu cephe kaplama ve cam monte işinin %60'nın bozuk ve ayıplı olduğunun tespit edildiğini, davalıya Ankara 36. Noterliği'nin 19.07.2012/14607 ve 08.08.2012/15811 yevmiye no'lu ihtarnameler ile imalatların ayıplı olmayan malzeme ile değiştirilmesini, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edilmesine rağmen davalının cevap vermediğini, sözleşmede imalatların TSE ve CE standartlarında olması ile garanti süresinin 10 yıl olarak belirlendiğini, imalatların kullanılmaz derecede ayıplı olduğunu öne sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere kısmi ıslah ile 1.084.060,94 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapımını üstendiği işi tamamlayarak davacı tarafa teslim ettiğini, iş kapsamında dava dışı Star Grup Hadımıköy Cam İşlem Ürünleri San. ve Tic. A.Ş' den satın alınarak kullanılan ısı cam niteliğindeki bazı camlarda oluşan akmaların kendilerince de görüldüğünü, davacı firma tarafından bu konuda uyarıldıklarını, bu hususla ilgili olarak delil tespiti ile 1. blokta toplam 5.273,30 metrekare, 2. blokta 1.858,77 metrekare miktarındaki camlarda ayıbın bulunduğunun tespit edildiğini, satın alınarak kullanılan camların 10 yıllık süre ile çizik, kirlilik, leke, buğulanma ve akma hatalarına karşı garantili olduğunu, dava konusu ayıplı ısı camların dava dışı Star Grup Hadımköy Cam İşlem Ürünleri A.Ş'den satın alınarak kullanıldığından doğrudan sorumluluklarının olmadığını, ayıplı camlarla ilgili yapılan tespit raporunun camları üreten firmaya Ankara 41. Noterliği aracılığı ile ihbar edilerek yenileri ile değiştirilmesinin istenildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yüklenicinin kesin hesap alacağının 2.537.091,58 TL olduğu, bu miktardan davacı iş sahibinin mahkemece önceki kararla hüküm altına alınan ayıptan kaynaklanan 1.084.060,94 TL mahsup edildiğinde, davalının 1.453.030,64 TL alacağının kaldığı, buna göre davacının alacak talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Yerel mahkemece davalının ayıplı ifası gözetilerek, hakedişe dair değerleme yapması gerekirken, aksine bir hesaplama metodu ile davacının uğradığı müspet zararı karşılamaktan öteye geçilerek, kusurlu ve ayıplı ifada bulunan davalının; KDV, kâr, ticari marjları dahil edilerek ve gerçek bir mal ve hizmetin natamam sunulmuş gibi, kusurlu ifasına değer atfedilerek hüküm tesis edilmesinin davalı lehine sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu, protokolden hareketle mahsup esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b. Protokolden hareketle davalı yüklenicinin mutabakata varılmamış cari hesap alacaklarının bulunduğu iddiasına şüpheyle yaklaşılması, zamanaşımına uğrayan kısmın dışlanması, alacak dayanaklarının itirazlı olup olmadığının, tarafların ticari defter ve kayıtlarına alınıp alınmadığının, hakediş iddiasında ifa karşılığının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinin gerektiğini, davalının ticari defterinde müvekkil şirketin cari hesabı "0" vermesine karşılık bilirkişi incelemesinde sadece davalının avans karşılığı düzenlenen faturası esas alınarak değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun tüm muhteviyatının UYAP sistemine yüklenmesi gerektiğini beyan etmektedir.
2. Feri müdahil vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkilinin davalıya sadece cam tedarik ettiğini, butil akması şeklinde tezahür eden ayıbın ise davalının davacı binalarına cam cephe montajında kullandığı derz silikonunun asidik yapısı nedeniyle su bazlı ısı camlarda bozulmaya neden olmasından kaynaklandığını,
b. Taraflarınca Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/5 D.İş dosyasından alınan delil tespiti bilirkişi raporunda da numunelerin uluslararası bir test laboratuvarına gönderilerek inceleme yapılması mütalaa edilmiş ise de davalının ısrarcı olumsuz tutumlarıyla bu incelemenin gerçekleştirilemediğini, 15.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda da bu yönde kanaat bildirildiğini,
c.Mahkeme tarafından ayıbın ve zararın tespiti ile yetinilerek hüküm kurulduğunu, zarara neden olan kusurun kimden veya neden kaynaklandığının araştırılmadığını, taraflar arasındaki ihtilafın sona ermediğini, eksik inceleme yapıldığını,
d. Uyuşmazlık konusu taşınmazlardaki bağımsız bölüm veya katların davacı tarafından satıldığını ya da kiraya verildiğini, mevcut ayıplarının davacı tarafından masrafları ödenmek suretiyle giderilip giderilmediği veya ayıp nedeniyle bir iskonto uygulanıp uygulanmadığının araştırılmadığını, davacının mevcut zararının tespit edilemediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı HMK’nın 68. maddesi uyarınca, hüküm sadece davanın tarafları hakkında verilebileceğinden, hükme karşı temyiz yoluna başvurma hakkı da hakkında hüküm tesis edilen tarafa aittir. Lehine müdahale edilen taraf hükmü temyiz ederse onunla birlikte hareket etme yetkisine sahip olan fer'i müdahil de hükmü lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edebilir. Aksi halde tek başına hükmü temyiz edemez. Ancak, anılan madde hükmüne aykırı olarak müdahil hakkında da hüküm verilmişse, fer’i müdahil hükmü, sadece kendisi hakkındaki bölümü bakımından (hükmün kendisine ilişkin bölümünü) temyiz edebilir. Somut olayda davalının temyiz isteminde bulunmaması ve temyize konu kararda feri müdahale talebinde bulunan hakkında bir hüküm kurulmamış olması nedeniyle temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle feri müdahale talebinde bulunanın temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Dava dilekçesindeki talep ayıpların giderim bedeline ilişkin olup, davalının da cevabında ayıplardan kaynaklanan sorumluluğun kendisine ait olmadığı ileri sürülmüştür. İlk derece mahkemesinin verdiği davanın kabulüne dair kararın istinaf incelemesi sırasında icraya konulması üzerine taraflar arasında tarihsiz protokol düzenlenmiş olup bu protokol tarafların cari hesap ilişkisine aittir. Davadaki talep konusu ile ilgisi olmadığından mahkemece dava dilekçesindeki talebe göre ayıpların giderim bedeline ilişkin taleplerin incelenip karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Feri müdahili vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.