Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/520 K.2025/1205
6. Hukuk Dairesi 2024/520 E. , 2025/1205 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/182 E., 2023/1327 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/151 E., 2022/938 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. ile davalı arasında 02.07.2012 tarihli 7.425.000,00 TL bedelli "İstanbul Elektronik Bilgi İşlem Merkezi Tadilat ve Dekorasyon İnşaatı" sözleşmesinin imzalandığını, bilahare müvekkili ile davalı arasında sözlü olarak bu işin mekanik tesisat bölümünün yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini ve işin asıl işverence kabul edildiğini, ancak müvekkilinin bütün edinimlerini yerini getirmiş olmasına ve davalı şirketin önceki faturaları ve bedelleri ödemesine rağmen, en son icra takibine konu fatura bedellerinin ödemediğini, tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin ödeme emri tebliği üzerine 05.03.2014 tarihinde 46.105,00 TL'lik borcu kabul ettiğini, geri kalan borca itiraz ettiğini, tarafların defter ve kayıtları incelendiğinde aynı iş ile ilgili daha önce müvekkili tarafından davalıya kesilen diğer faturaların defterlere işlendiği ve bunlara mahsuben bir takım ödemeler yapıldığının açıkça görüleceğini, dava konusu faturaların da, davalının Vakıfbank ile yaptığı sözleşme konusu tadilat işi ile ilgili olarak müvekkil tarafından temin edilip, montajı yapılan malzemeler ve araç kullanım bedeli ile ilgili olduğunu, davalının itiraz dilekçesindeki takip öncesi faturaya dayalı alacak iddiası nedeniyle temerrüde düşürülmediği, bu nedenle faizin takip tarihinden itibaren talep edilebileceği iddiasının asılsız olduğunu, zira fatura bedellerine faiz istenmediğini, cari hesaptan kalan bakiye alacağa faiz istendiğini, davalı şirketin itirazı ile icra takibinin durdurulması nedeniyle davacının alacağını tahsil edemeyerek mağdur olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve dava konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket ile davacı şirket arasında mekanik tesisat işinin yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin, davacı şirkete duyduğu güven dolayısıyla yazılı sözleşme yapma lüzumu duymadığını, davacı şirketin işin bitiminden bir yıl sonra fatura tanzim ederek takibe başvurmasının iyiniyetle açıklanamayacağını, davacı tarafından gönderilen 15.01.2014 tarihli mutabakat mektubunda belirtilen 305.308,27 TL' nin kabul edilmeyerek 46.105.92 TL olarak kabul edilerek iadeli taahhütlü olarak davacı tarafa tebliğ edildiğini ancak müvekkili şirketin hiçbir aşamada takibe konu fatura ve fatura ekinde bahsi geçen 15 sayfalık malzeme listesinden haberi dahi olmadığını, usulüne uygun bir fatura ve irsaliye tebliği yapılmadığını, davacı yan tarafından yapıldığını iddia ettiği işçilik ödemelerinin de müvekkili şirket tarafından yapıldığını, davacı tarafından ibraz edilen belgelerin bir kısmının fatura olup irsaliyesi bulunmadığını, kimi irsaliyelerin de faturasının bulunmadığını, davacı yan tarafından üstlenilen “Mekanik tesisat” işine ait malzemelerin 141.228,90 TL tutarındaki kısmının müvekkili tarafından temin edildiğini, dava konusu iş ile ilgili kesintiler yapıldığını, imalat hataları olduğunu, bu eksik ve kusurların müvekkil tarafından giderildiğini, davacı tarafından sunulan irsaliyelerin bir kısmında müvekkili şirket çalışanlarının imzasının bulunmadığını, bir kısmında da teslim edildiğini kanıtlar belge bulunmadığını, davacının şantiye ortamında tamamen kendi iradesiyle kullandığı aracın kullanılması için davalı şirketin hiçbir talebi ya da kira anlaşması gibi bir durumun da söz konusu olmadığı halde davacı tarafın kiralandığı iddiasında bulunmasının kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında dava dilekçesinde belirtilen mekanik tesisat işine ait yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı ancak şifahen sözleşmenin bulunduğunun, davalının borca itiraz dilekçesi, cevap dilekçesi ve de takipteki cari hesaptan kaynaklanan borcu kabul ederek ödenmesinden anlaşıldığı ancak taraflar arasında yapılan bir hakediş, tutanak vs. bulunmadığı, bu nedenle davalının asıl işverenin kabul tarihinden bir kaç gün önceki tarihli eki 15 sayfalık malzemeyi içeren fatura konusu malzemenin söz konusu işte kullanılıp kullanılmadığı anlaşılamamış ise de asıl işverenin söz konusu ihale dosyası celp edildiğinde, bu malzemelerin anılan işte kullanıldığının teknik bilirkişilerce tespit edildiği, bu nedenle davalının 05.01.2014 tarihli ve 512924 sayılı, “Türkiye Vakıflar Bankası T.A.0. İstanbul Elektronik Bilgi İşlem Merkezi Tadilat ve Dekorasyon İnşaatı Mekanik İşleri Yapım Bedeli (İşçilik ve 15 sayfa ekli malzeme listesi dahildir)” açıklamalı 280.882,35 TL'lik fatura konusu alacağa yaptığı itirazın iptali gerektiği, ancak diğer kalem alacaklardan 10.000,00 TL bedelli cari hesap alacağı isteminin, ödemenin davalının yetkilisine yapılmadığı, sigortalı çalışanın hesabına davacı şirket yetkilisi hesabından yapıldığından yerinde olmadığı gibi, araca kira bedeli açıklamalı fatura bedeli isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4074 Esas sayılı dosyasında davalının, 515924 no'lu fatura bedeli açıklamalı 280.882,35 TL'ye yaptığı itirazın iptaline, bu miktar alacağı takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesine göre (%11,75) oranını aşmayacak şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, takibin bu şekilde devamına, fazla istemin reddine, taraf vekillerinin icra inkâr tazminatı istemlerinin şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu faturaya ekli listedeki malzemelerin hakediş raporuna girmiş olmasının söz konusu malzemelerin teslim edildiği anlamına gelmediğini, takibe dayanak faturaların işin yapımının tamamlanmasının üstünden bir - bir buçuk yıl geçtikten sonra tanzim edilmesinin olağan ticari teamüllere aykırı düştüğünü, davacı tarafın malzemelerin teslimine dair herhangi bir belge sunamadığını, bilirkişi raporlarında tespit edilen davacının geçici kabulden sonra teslim ettiğini iddia ettiği malzemelerin listesinin geçici kabulden sonra yapılan işler ile uyumsuz olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, rapora karşı yapmış olduğu itirazların dikkate alınmadığını, hükme esas alınan raporun tüm raporlarla çelişki içinde olduğunu, hukuki hiç bir delille ispatlanmadığı halde salt davacının beyanları doğruymuş gibi kabul edilerek düzenlendiğini, davalı tarafça sunulan hiçbir beyan ve belgenin incelenmeyerek hazırlandığını, kararının bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında yapılan ve ödenmeyen iş bedeli, bakiye alacak, kiralanan araç bedeli için başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi