Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2030 K.2025/1157

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2030 📋 K. 2025/1157 📅 20.03.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/2030 E.  ,  2025/1157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 20.05.2024
SAYISI : 2022/215 E., 2024/18 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı ... dışındaki davalı arsa sahipleri arasında 27.10.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davacı yüklenici üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen hak ettiği E blok, 12 no.lu bağımsız bölümün devrinin yapılmadığını ve haksız şekilde davalı ...'a satıldığını öğrendiklerini ileri sürerek, bahsi geçen taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini mümkün olmaz ise bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili, daireyi ...'tan tapu kaydına güvenerek ve iyi niyetle satın aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Bir kısım davalılar vekili, davaya konu bağımsız bölümü kat irtifakı kurulması sırasında ...'a devrettiklerini, dairenin davalı ... tarafından satılması nedeniyle onun sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli ve 2017/56 Esas, 2019/502 Karar sayılı kararı ile davalı ...'ın tapu siciline güvene dayalı ediniminin korunması gerektiği, bağımsız bölümün yükleniciye devrini sözleşme ile tüm arsa sahiplerinin üstlendiği, yüklenicinin rızası ile davalı ... adına tapulanmış olmasının diğer arsa sahiplerini sorumluluktan kurtarmayacağı belirtilerek, tapu iptali isteminin reddine, 200.000,00 TL taşınmaz bedelinin davalı arsa sahiplerinden yasal faizi ile birlikte dayanışmalı olarak tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalı arsa sahipleri vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 19.03.2020 tarihli ve 2020/148 Esas, 2020/604 Karar sayılı kararı ile istinaf başvularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.03.2020 tarihli kararının süresi içinde davalılar ..... ve ... vekili ile ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 18.01.2022 tarih, 2021/1144 Esas, 2022/104 Karar sayılı ilamı ile davalının mahsup itirazı dikkate alınıp yapılacak araştırma neticesinde oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa sahiplerinden ... ve ...'ın ilk kararı istinaf etmedikleri, haklarında verilen kararın kesinleştiği, davacı tarafından davalılar aleyhine Sinop İcra Müdürlüğü'nün 2020/816 Esas sayılı dosyasında ilamlı icra takibine geçildiği ve borcun ... tarafından ödenerek dosyanın infazen kapatıldığı, bozma ilamı üzerine temin edilen bilirkişi raporuna göre davalı tarafın mahsup itirazı yerinde ve dava konusu meblağı karşılar miktarda davacıdan alacağı bulunmakta ise de davacının davaya/ilama konu alacağının tamamını ...'tan tahsil ettiği, bu haliyle davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın da konusunun kalmadığı; her ne kadar davalı ... vekili tarafından yargılamanın yenilenmesi talep edilmiş ise de talep müstakil bir dava niteliğinde ve harca tabi işlerden olup, harçlandırılmak suretiyle usulüne uygun şekilde yapılmış bir talep bulunmadığı gerekçesiyle, davalılar ... ve... aleyhine açılan davada verilen 17.10.2019 tarihli karar kesinleştiğinden bu davalılar hakkında yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, ... tarafından harçlandırılmak sureti ile usulünce yapılmış yargılamanın yenilenmesi talebi bulunmadığından talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar...ve ... vekili temyiz dilekçesinde; bozmaya uyulduğu halde mahkemece bozma gerekleri yerine getirilmeksizin, mahsup talebi hakkında değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporu ile de davalı ...'nin davacıya borcu olmadığının sabit olduğunu, davalı ... tarafından bozma öncesi kurulan hüküm gereğince ödeme yapılarak rücu davası açıldığından mükerrer ödeme söz konusu olduğunu, ilk kararı temyiz etmeyen davalılar bakımından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduklarını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacı yükleniciye düşen bağımsız bölüm bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı ve özellikle davalı arsa sahibi ...'ın ilama dayalı gecikme tazminatı alacağının ayrıca tahsili yoluna gidilebileceğinin tabi bulunmasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.