Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3926 K.2025/1038
6. Hukuk Dairesi 2023/3926 E. , 2025/1038 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/277 E., 2023/613 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/584 E., 2019/1223 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında fiber optik kablo şebekesi işine dair taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, yine aynı iş için ve şirketleri ile de taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını, yapılan işe dair toplamda 69.811 metre uzunluğunda altyapı kazısı ve sondaj imalâtının yapıldığını, davacı tarafından işin 33.706 metrelik kısmı yapılarak 2 ayrı hakediş ile ödemelerinin yapıldığını, ancak davalının 3. bir hakediş tahakkuku olmamasına rağmen kötü niyetli olarak 315.000,00 TL'lik faturayı düzenlenerek müvekkiline teslim ettiğini, fakat bu fatura karşılığı sunulan bir hizmet olmadığını, asıl işveren Turkcell ile yapılan mutabakatlar neticesinde durumun farkedilerek davalıya bildirildiğinde, sehven kesilen faturaya dair cari hesaplarının düzeltileceği cevabının verildiğini, buna rağmen müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, belirtilen nedenlerle müvekkilinin icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında uzun süre devam eden taşeronluk ilişkisinin bulunduğunu, müvekkilinin yapılan işler nedeniyle davacıdan olan alacaklarının 302.446,80 TL'lik kısmı için icra takibi başlatıldığını, 315.000,00 TL'lik faturanın sehven kesildiği iddiasının doğru olmadığını, faturanın davacı tarafından kabul edilerek ticari defterlerine işlendiğini, icra takibine itiraz edilmeyerek ödeneceğinin söylenmesine rağmen icra takibini sürüncemede bırakmak için kötü niyetli olarak dava açıldığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafından düzenlenen 22.12.2017 tarihli 315.000,00 TL tutarındaki faturanın davacı şirketin usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterlerine kaydedildiği, davacının kendi defterlerinde davalıya 331.798,07 TL tutarında borçlu olduğunun hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile belirlendiği, delil olarak dosyaya ibraz edilen e-postaların yaptırılan incelemesinde excel dökümanlarının resmi defterlerdeki bilirkişi tespitleri ile uyuştuğunun belirlendiği, dava dışı Turkcell tarafından sunulan belgelerden davalının ne kadarlık iş yaptığının veya yapmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bu konuyu aydınlatacak herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, davacı borçlu lehine İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca % 20 teminat mukabilinde icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, ihtiyati tedbir kararının davacı borçlu tarafından infaz edilmiş olduğu, tedbir nedeniyle alacaklının alacağını geç almaktan dolayı İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca tazminat talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine, davalının % 20 tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının tamamlanan işleri müşterisine fatura ettikten sonra taşeronun faturalandırma yapacak olmasına rağmen davalının 315.000,00 TL'lik faturayı hakediş olmaksızın düzenlediğini, bu hizmetin satın ve teslim alınmadığını, faturaya itiraz edilmemesinin kesinleştiği sonucunu doğurmayacağını, ticari defterlere işlenmesinin de hizmetin verildiği anlamına gelmediğini, düzenlenen faturanın toplam imalât miktarı ve asbuilt verilerine göre ölçümlenen tutarın üzerinde olduğunu, söz konusu faturanın ticari defter kayıtlarından çıkarılarak Aralık 2017 dönemi KDV beyannamesi ile düzeltildiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, heyetin usulüne uygun oluşmadığını, bilirkişi tarafından teknik inceleme yapılmadığını, diğer firmalara yaptırılan işler toplam işten çıkarıldığında davacının 2 hakedişteki 33.706 metre iş yaptığının anlaşılacağını, keşif ve tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmadığını, kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, işin başkası tarafından yapıldığı davacı tarafından ispat edilemediğinden davalı tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilmesi gerektiği gibi, faturanın davacının ticari defterlerine kayıtlı olmasının da işin davacı tarafından yapıldığına ayrıca karine oluşturduğu dikkate alınarak, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.