Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/20 K.2025/855
6. Hukuk Dairesi 2024/20 E. , 2025/855 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2032 E., 2023/1853 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/314 E., 2022/700 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında 08.08.2017 tarihli Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması imzalandığını, tesisin işletildiği dönem boyunca haksız şekilde fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedellerinin müvekkiline iadesi gerektiğini, dava konusu tahsilatın Elektrik Piyasası Kanunu'na aykırı olduğunu, müvekkilinden fazla tahsilat yapılmasına gerekçe olacak herhangi bir sebep bulunmadığını, genel işlem koşulları, dürüstlük kuralı ile haksız rekabet hükümleri çerçevesinde olayın değerlendirilmesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu bedelin tahsilinin açıkça dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek, davacıya uygulanacak sistem kullanım/dağıtım bedelinin belirlenmesi ile her bir faturada fazla ödenen tutarın ve bunlara ilişkin KDV'nin ödeme tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın çözümünde mahkemenin görevli olmadığını, elektrik dağıtım şirketleri tarafından uygulanması zorunlu tarife kararları hakkında EPDK'ya karşı açılacak iptal davalarında İdari Yargı mercilerinin görevli olduğunu, davacı tarafa ve yurt içindeki tüm üreticilere uygulanan dağıtım bedellerinin EPDK kararları ve ikincil mevzuata göre tespit edilerek uygulandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu işleme esas kurul kararına karşı idari yargıya yapılan başvuruların reddedildiği, basiretli tacir konumundaki davacının genel işlem koşulu iddiasının dinlenemeyeceği, lisanslı üreticilere getirilen pek çok yükümlülüğün lisanssız üretici konumundaki davacıya getirilmediği de dikkate alındığında talebin yerinde olmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki anlaşmanın EPDK tarafından düzenlenerek onaylanan dönem tarife tablolarına uygun olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bilirkişi raporuna itirazlarını karşılayacak şekilde yeni rapor alınması taleplerinin dikkate alınmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşmeye aykırı tahsilata dayalı olduğu yoksa tarifenin hukuka aykırılığının tartışılmadığı, ihtiyaç fazlası enerjinin üreticisinin ve sisteme verenin dava dışı tedarik şirketi olduğu, ihtiyaç enerji ile ihtiyaç fazlası enerji arasında ayrım yapılmaksızın üretilen elektriğin tamamı için tek fatura kesilerek tahsilat yapıldığı, uyuşmazlık konusu bedellerin hem EPDK mevzuatına hem de genel hukuk kurallarına uygunluğunun denetlenmesi gerektiği, lisanssız üreticilerin dağıtım sistemi üzerinde ek maliyet oluşturmadıkları bilirkişi tarafından da tespit edildiğinden üreticiler arasında fahiş oranda ayrım yapılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, tacir olan taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, lisanssız üretici konumundaki davacının, lisanslı üretici konumundaki dava dışı şirketler ile birçok kriter bakımından aynı standartlara tabi olmamasına rağmen, dağıtım kullanım sistemindeki lisanslı üreticilere uygulanan tarifelerin kendisine uygulanması isteminin dayanaktan yoksun olmasına, dava dışı EPDK tarafından belirlenen tarifelerin halen daha yürürlükte bulunmasına, basiretli tacir konumundaki davacının belirlenen tarifeler ve imzalanan sözleşme bakımından genel işlem koşulları iddiasının dinlenmesinin mümkün bulunmamasına ve dava konusu sözleşmenin bahsi geçen EPDK kararından sonraki dönemde imzalanmış olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.