Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6377 K.2023/7484
1. Hukuk Dairesi 2022/6377 E. , 2023/7484 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/210 E., 2022/579 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret-Temyiz Dilekçesi Ret/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gerze(Sinop) Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2008/182 E., 2021/134 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın bir kısım taşınmazlar yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer taşınmazlar yönünden ise ispat edilmediğinden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... ile tereke temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesinin ek kararı ile davacı ...'un davayı takip yetkisi kalmadığından istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda ise hükmü istinaf eden tereke temsilcisinin davada taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; dava konusu taşınmazların müşterek mirasbırakan ...'tan intikal ettiği, ancak kadastro sırasında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini belirterek miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak tapu iptali ve mirasbırakanın tüm mirasçıları adına tescil isteğiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazların uzun süre zilliyetliği altında bulunduğunu, bu nedenle kadastro tespiti sırasında zilliyetlikle kendi üzerine yazıldığını, ... köyü 101 ada 13 parsel sayılı taşınmazı Gerze Acısu köyünden ... oğlu 1946 doğumlu ...'dan 1970 yılında satın aldığını, babası ... oğlu ... adına tespit gören taşınmazların ... köyü 1010 ada 14, 16 parsel; 102 ada 28, 21, 26 parsel; 103 ada 7, 19 parsel; 10 ada 152, 136, 145, 153, 149 parsel; 108 ada 153, 134, 73, 24 ve 15 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu, Mahmuttırı köyündeki davaya konu taşınmazların ise kadastro çalışmalarının 1977 yılında yapıldığını bu nedenle hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazları 14.06.1973 tarihinde Gerze Geçici Yetkili Noteri tarafindan tanzim edilmiş senetle mirasbırakan ...'un kız kardeşi Nesime Bal'dan satın aldığını, söz konusu satış senedinde hudutları ve mevki tarif edilen taşınmazların çekişmeli taşınmazlar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... beyan dilekçesinde; davacılar tarafından Mahkemenin yanıltılmaya çalışıldığını, dava konusu taşınmazların tamamının ...'a ait olduğunun ifade edildiğini, oysa babası ...'un halası Nesime Bal'a ait taşınmazları 14.06.1973 tarihli senetle para karşılığı satın aldığını, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 53, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 87 ve 171 parsel sayılı taşınmazlar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, dava konusu diğer taşınmazlar açısından ise yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre ispat yükü kendisinde olan davacının iddiasını ispat edemediği, dava konusu taşınmazları bilen başka mahalli bilirkişilerin olmadığı, davalıların sunduğu bir kısım satış senetlerinin ise dava konusu taşınmazlara uyduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bilahare karara karşı davacı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Mahkemenin 11.06.2021 tarihli ek kararı ile davacı ...'un davayı takip yetkisi kalmadığından istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tereke temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Tereke Temsilcisi ... istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, dosya içinde yer alan senetlerin dava konusu yerlerle uyuşup uyuşmadığına dair bilirkişi raporunun alınmadığını, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin senetsizden yapılmış olup bu senetlerin hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, keşif esnasında dinlenen tüm tanıkların taşınmazların mirasbırakan ...'a ait olduğunu beyan ettiklerini öne sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda mirasçılar arasında görülen bir dava bulunduğu, bu tür davaların tereke temsilcisi ile görülen davalardan olmadığı halde eldeki davanın tereke temsilcisi ile görüldüğü, Mahkemece hatalı olarak tereke temsilcisi atanmasının tereke temsilcisini taraf haline getirmeyeceği, bu haliyle tereke temsilcisinin kararı istinaf etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle tereke temsilcisi ...'ın istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müşterek mirasbırakan ...'tan intikal ettiği, ancak kadastro sırasında davalılar adına tespit ve tescil edildiği ve miras payından mahrum bırakıldığını, eldeki davanın tereke temsilcisi marifetiyle yürütüldüğü halde temyiz isteğinin reddine hükmedildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin doğru olmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6, 599, 640 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Mahkemece yazılı şekilde tereke temsilcisinin davada taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de; verilen karar usul ve yasaya uygun düşmemektedir. Eldeki davada, davacının çekişmeli taşınmazların müşterek mirasbırakan ...'tan intikal ettiği; ancak kadastro sırasında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini belirterek miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğu görülmektedir.
2. Tahkikat aşamasında mahallinde 13.05.2016 tarihinde yapılan keşif sırasında verilen ara karar gereğince Gerze Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.05.2017 tarih, 2016/251 Esas- 2017/164 Karar sayılı kararı ile muris ... terekesine temsilci tayin edildiği, yargılamanın bu aşamadan sonra tereke temsilcisi tarafından yürütüldüğü anlaşılmaktadır.
3. Bilindiği üzere Türk Medeni Kanunu'nun 640 ıncı maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. Ne var ki somut olayda murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin el birliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, davanın ise mirasçılar arasında görüldüğü, bu nitelikte bir talebin davacının payına haşren dinlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
4. Mahkemenin davacı tarafa verdiği önel neticesinde, ara karara uygun olarak müşterek miras bırakanın terekesine temsilci tayin edildiği ve davaya katılımının sağlandığı görülmekte ise de, esasen mirasçılar arasında görülen dava yönünden terekeye temsilci atanmasına gerek olmadığı, davacının müstakil olarak davayı takip yetkisinin bulunduğu kuşkusuzdur. Her ne kadar yargılama sırasında davacının istinaf isteği yerel mahkemenin ek kararı ile davacı ...'un davayı takip yetkisi kalmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de, yukarıda belirtildiği üzere ek kararın hukuka uygun olmadığı, davacının tek başına davayı takip yetkisinin bulunduğu da tereddütsüzdür. Şu halde Mahkemenin hatalı ara kararı neticesinde davacı tarafın kanun yoluna başvuru hakkını bertaraf edecek şekilde istinaf isteğini reddetmiş olması usule aykırı olup davacının istinaf dilekçesinin kabulü ile istinaf talepleri yönünden olumlu yahut olumsuz bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur. Bu durum karşısında; 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının esastan istinaf incelemesi yapılmak üzere bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Yatırılan peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.