Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/663 K.2025/736
6. Hukuk Dairesi 2024/663 E. , 2025/736 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/271 E., 2023/318 K.
DAVALILAR : 1-Mehmet ......lı mirasçıları: a- ... ...lı b- ......lı c- ... d- Z...
...lı mirasçıları d1- ... d2- ... d3-...2- ... 3- ...
mirasçıları (18 mirasçı) vekilleri Avukat...
FERİ MÜDAHİLLER : 1- Temlik Eden: ... Temellük Eden: ...
2- ... 3-... ve diğer 12 fer'i müdahil
vekilleri Avukat ...
BİRLEŞEN 2002/1019 ESAS SAYILI DOSYADA
DAVALILAR : 1- Mehmet ......lı mirasçıları: a- .. ...lı b- ......lı c- ... d- Z...
...lı 2- ... 3- ... mirasçıları
(18 mirasçı) vekili Avukat ...
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı yüklenici vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaatın %57 hissesinin davacı yükleniciye %43 hissenin de davalı arsa sahiplerine ait olacağını, inşaat tamamlandığı halde davalılar tarafından davacının payına düşen hisse devrinin yapılmadığını, davacının zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik dava konusu taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulması ve sözleşme gereğince davacı müteahhide düşen bağımsız bölümlerin davacı adına tescilinin yapılmasına, bunun mümkün olmaması halinde sözleşmeye göre dava konusu taşınmazın %57 hissesinin iptali ile davacı adına tapu kütüğüne kayıt ve tesciline karar verilmesini, 18.02.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile tapu iptal ve tescil talebinin kabul edilmemesi halinde terditli olarak dava konusu eserin bedelinin hükme en yakın tarih itibarıyla hesaplanıp bu bedelden davacının, davalıya ödemesi gerekli borcun çıkartılması ile kalan bedelin faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı yüklenici vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı tarafın dayatması üzerine dava konusu sözleşmede olmadığı halde fazladan yapılan işler nedeniyle maddi tazminat, davalı tarafça sözleşmede belirtilen hisse devrinin yapılmaması ve davacının hem maddi olarak ve hem de ticari itibar kaybı nedeniyle manevi tazminat ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı arsa sahipleri vekili asıl dava cevap dilekçesinde; tapuda devir işlemini yapmak istediklerini, ancak sözleşmeye göre bina tamamlanana kadar 3 adet bağımsız bölüm üzerine teminat ipoteği konulması gerektiğini, yüklenicinin bunu kabul etmediğini, bu nedenle işlem yapılamadığını; ayrıca söz konusu kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tapuya şerh ettirilmesine bağlı olarak tapuda davacı olmadan işlem yapılamadığı için de süreçlerin devam edemediğini, davacının iyi niyetli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı arsa sahipleri vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; fazladan yapıldığı ileri sürülen işler yönünden arsa sahiplerinin herhangi bir baskı ve talebi olmadığı gibi yapılan işlerin teknik zaruret ve yapılan inşaatın mahiyeti gereği yapılması gereken işlerden olduğunu, bu işlerin davalıların isteği üzerine yapılmış fazladan işlermiş gibi gösterilmesinin doğru olmadığını, itibar kaybı adı altında ileri sürülen manevi tazminat şartlarının da meydan gelmediğini, zira teminat ipoteği tesis edilmediğinden devir işleminin gerçekleşmemesinin yüklenicinin kendi ediminden kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2002/1018 Esas, 2014/598 Karar, 11.05.2004 tarihli kararı ile tapu iptal ve tescil isteminin kabulüne, 8, 17 ve 25 no.lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarına Gebze 2. İcra Müdürlüğünün 2011/237 Esas sayılı icra dosyası üzerinden yürütülen takibin teminatı olarak teminat ipoteği konulmasına, işin gerekli yerlere yansıtılmasının ilgili vekil tarafından gözetilmesi gerektiğine, karar kesinleştiğinde yerine getirilmek üzere Vakıflar bankası Gebze şubesinde Mahkemenin 2002/1018 Esas sayılı dosyası hesabına yatırılmış olan 45.000,00 TL'nin neması ile birlikte davalılara payları oranında ödenmesine, ödeme ile Gebze 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3993 Esas sayılı dosyası arasındaki ilişkinin ilgili vekil tarafından gözetilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2004 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve fer'i müdahiller vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/6177 Esas, 2018/3322 Karar, 24.05.2018 tarihli ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/6177 Esas, 2018/3322 Karar, 24.05.2018 tarihli ilamına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/2996 Esas, 2019/4865 Karar, 27.11.2019 tarihli ilamı ile mahkemece arsa sahiplerinin zararlarının karşılanması için birlikte ifa sureti ile tapu iptâl ve tescile karar verilmesinin kural olarak doğru olduğu, ancak verilen kararın infaz kabiliyetinin olması gerektiği, mahkemece verilen ipotek ile ilgili hükmün icra dosyasında ne kadarlık bir alacakla ilgili olduğu anlaşılmadığı gibi bu işlemin yerine getirilmesi için ilgili vekilin görevlendirilmesi şeklinde oluşturulan hükmün infaz kabiliyeti bulunmadığı, bu durumda depo edilen 45.000,00 TL eksik ve kusurlu işler bedeli ile Gebze 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/237 Esas sayılı dosyadaki alacağın tahsilinin sağlanmasından sonra tapu iptâl ve tescil kararı verilmesi gerekirken infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulduğundan kararın bozulması gerektiği bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 2015/6177 Esas, 2018/3322 Karar sayılı ilamının kaldırılarak, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı müteahhidin sözleşmede belirtilen bağımsız bölümlerin tescilini talep edebilmesi için sözleşme gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiği, birlikte ifa kuralı gereğince davalı mal sahiplerinin zararının karşılanması ile birlikte tescilin talep edebileceği, davalı arsa sahipleri tarafından taşınmazdaki eksik ve ayıplı işler yönünden davacı müteahhide karşı dava açtıkları ve kesinleşen dava sonucunda eksik ve ayıplı iş bedellerinin icra takibine konulduğu, davacı müteahhide, davalı arsa sahiplerinin zararı olan ve icra takibine konu edilen eksik ve ayıplı iş bedellerinin depo edilmesi için süre verildiği ancak verilen süreye rağmen davacının bedeli depo etmediği, diğer taraftan taraflar arasındaki arsa payı inşaat sözleşmesinin feshedilmemiş olduğu ve tarafların sözleşmenin feshine yönelik taleplerinin olmadığından davacının şartları oluşmayan terditli taşınmaz bedelinin ödenmesi talebinin reddi gerektiği belirtilerek asıl davanın reddine, birleşen davanın maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile; 5.370,04 TL'nin 27.12.2002 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde; önceki tapu iptal tescil kararının bozulmasının temel sebebinin teminat olarak 8, 17 ve 25 numaralı daireler üzerine kurulan ipoteğin davalının alacaklarının miktarını belirtilmeden kurulmuş olması olduğunu, bozma kararının yerel mahkeme tarafından yanlış anlaşılarak yüklenici tarafından dosya alacağının tamamının nakdi olarak depo edilmesi istendiğini, sözleşmenin inşaatın %100'e yakını yapılmışken, bağımsız bölümler bitip davalıya teslim edildikten sonra sadece ortak alanlarda çok az detay eksiklikleri kaldıktan hemen sonra kötü niyetli feshedildiğini, binanın yaklaşık 23 yıldır bağımsız bölüm sahipleri ve arsa sahiplerince kullanıldığını, buna rağmen yüklenicinin hakkı olan bağımsız bölümlerin kendisine devredilmediğini, yaptığı imalat bedelini de alamadığını, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptal ve tescil, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
1.Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davacı yükleniciye sözleşmenin tamamen ifası halinde dava konusu 18 tane taşınmazın devredileceği kararlaştırılmıştır. Davalı arsa sahipleri tarafından yüklenici hakkında eksik, ayıplı iş bedeli ve gecikme cezasının tazmini istemine ilişkin açılan dava neticesinde Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/850 Esas, 2005/512 Karar sayılı kararı uyarınca gecikme cezası ve eksik, ayıplı iş bedelinin tazminine karar verilmiştir. Arsa sahipleri tarafından söz konusu karar uyarınca Gebze 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/237 Esas ve Gebze 1. İcra Müdürlüğünün 2013/3993 Esas sayılı dosyalarıyla ilamın icrası için icra takibine başlanmıştır. Davacı yüklenici kendisine isabet eden taşınmazların tamamının tescilini ancak söz konusu icra dosyalarındaki borcun ödenmesi halinde talep edebilecektir. Diğer taraftan davacı yüklenici adına tescili istenen taşınmazların toplam rayiç değerleri dikkate alındığında icra takip dosyası alacağının üstünde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davacı yükleniciye isabet edecek taşınmazların ayrı ayrı rayiç değerlerinin tespit ettirilerek yine anılan icra takip dosyalarındaki arsa sahipleri alacağının kapak hesabı yaptırılarak toplam borç miktarı belirlenmeli, bu toplam borç miktarının belirlenmesinde ilerideki faiz ve ferilerinin de artacağı göz önünde bulundurulmalı, yapılan hesaplama neticesinde tespit edilen arsa sahibi alacağını karşılayacak şekilde yükleniciye düşecek olan taşınmazlara ilişkin tapu iptal ve tescil isteminin reddine, geriye kalan taşınmazların ise davacı yüklenici adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre diğer temyiz nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre asıl ve birleşen davada davacı yüklenici vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.