Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1345 K.2025/663
6. Hukuk Dairesi 2024/1345 E. , 2025/663 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/208 E., 2024/31 K.
DAVALILAR : 1-... 2-... 3-...
vekili Avukat ... ve 16 davalı
BİRLEŞEN DAVA : Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/569 E.
DAVALILAR : 1-... 2-... vekili Avukat ... ve diğer 15 davalı
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arsa sahipleri arasında Mersin ili, ...Mahallesi, 826 ada, 829 parsel sayılı taşınmaz için arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme gereğince müvekkiline verilmesi gereken 22 adet bağımsız bölümün tapusunun verilmediğini, söz konusu bağımsız bölümlerin açılan dava sonucu 2006 yılında tescilinin sağlanması nedeniyle müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek 10.000,00 TL’nin 30.04.1993 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/193 Esas sayılı dosyasındaki tazminat konusundaki tespitinin kesin hüküm oluşturduğunun kabulü ile 660.632,84 TL’nin 30.04.1993 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı arsa sahipleri cevap dilekçesinde; sözleşmenin şirketle yapıldığını, davacının sözleşmenin tarafı olmadığını, davanın zamanaşımı geçtikten sonra açıldığını, açılan davada işin eksik bırakılması nedeniyle 6 adet bağımsız bölümün tescil talebinin reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.07.2011 tarihli kararı ile; davacı yüklenici tarafından açılan tapu iptal tescil davasının dava tarihi olan 30.04.1993 tarihinden kararın kesinleşme tarihi olan 14.09.2006 tarihleri arasında dava konusu 12 bağımsız bölüm için kira tazminatı toplamının 670.632,84 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 25.07.2011 tarihli kararının süresi içinde davalı arsa sahipleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. (Kapatılan) Hukuk Dairesince, mahkemece davacı yüklenicinin tazminat isteminin mahrum kalınan kira tazminatı olarak değerlendirildiği, karar altına alınan miktar içerisinde, davacının bağımsız bölümleri geç teslim alması sebebi ile uğradığı zararın yer almadığı, kararın davacı yüklenici tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davalı arsa sahipleri yararına kazanılmış hak oluşturduğu, kesinleşen tapu iptal ve tescil hükmü ile 12 adet dükkan tapusu davacıya verildiğine göre davacıya ait bu bağımsız bölümler davacı tasarrufunda ise bunların bu süre zarfında tapu kayıtlarının arsa sahipleri adına olmasının davacı yüklenicinin bağımsız bölümleri kiraya vermesine engel teşkil etmeyeceği, mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmadan, dava konusu bağımsız bölümlerin davacı yüklenicinin tasarrufunda olup olmadığı belirlenmeden karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 21.05.2019 tarihli kararı ile dükkanların kullanılamaz durumda olduklarının tanık beyanı ve Akdeniz Belediyesi'nin davalı ...'na vermiş olduğu ve dosyaya sunulan 22.10.2008 tarihli yazıyla anlaşıldığı, taşınmaz tapularının tapu iptali ve tescil davasının kesinleşme tarihi olan 14.09.2006 tarihine kadar davalıların adına kayıtlı olduğu sabit olup bu halde davacının tasarrufunda olduğu da ispatlanmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne ve birleşen ek davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin 21.05.2019 tarihli kararının süresi içinde davalı arsa sahipleri ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamındaki belgelerden, dava ve sözleşme konusu dükkanların davacı yüklenicinin tasarrufunda olduğu, davacının dükkanları kendi iradesi ile kiraya vermediği ve tamamlamadığı, arsa sahiplerinin bu yönde engelleyici bir tutumlarının olmadığı, kira sözleşmesi için malik olma sıfatı gerekmediği, kira sözleşmesi yapmak isteyen davacı yüklenicinin dayanağının taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının yargılama sırasında vefat ettiğini, mirasçılık belgesini sunmalarına rağmen mirasçıların karar başlığında gösterilmediklerini, davalı arsa sahipleri ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği verilmesi gereken dairelerin ferağının verilmediğini, açılan tapu iptal ve tescil davası neticesinde 1992 yılında devredilmesi gereken tapuların 2006 yılında tescilini sağlayabildiklerini, kullanıma elverişli şekilde teslim edilmeyen kiralanandan kira bedeli talep edilemeyeceğini, yapı kullanım izin belgesi ve genel iskânı bulunmayan yerlere elektrik ve su abonesi bağlanamayacağını, bu yerlerde işyeri açma izni alınamayacağını ve ticari faaliyette bulunulamayacağını, dosyada dinlenen tanıklar ve gelen resmi yazılara göre gayrimenkullerin müvekkillerinin tasarrufunda olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca geç teslim edilen yerler nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HMUK'nın 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla davacı mirasçılarının karar başlığında gösterilmemesi mahallinde her zaman giderilmesi mümkün maddi hata olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı mirasçıları vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.