Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1725 K.2025/646
6. Hukuk Dairesi 2024/1725 E. , 2025/646 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/388 E., 2023/280 K.
vekili Avukat ...
vekili Avukat ...
BİRLEŞEN 2005/324 ESAS SAYILI DOSYADA
DAVACILAR : T...Yapısal İş Ortaklığı Adına; a...İnş. San. ve Tic. A.Ş.
b- Yapısal Yapı San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
vekili Avukat ...
BİRLEŞEN 2013/258 ESAS SAYILI DOSYADA
vekili Avukat ...
DAVALILAR : T...Yapısal İş Ortaklığı Adına; a...İnş. San. ve Tic. A.Ş.
b- Yapısal Yapı San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
İFLAS İDARE MEMURLARI : 1- ... 2- ... 3- ... Kaya
BİRLEŞEN 2007/180 ESAS SAYILI DOSYADA
vekili Avukat ...
DAVALILAR : T...Yapısal İş Ortaklığı Adına; a...İnş. San. ve Tic. A.Ş.
b- Yapısal Yapı San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
BİRLEŞEN 2007/180 ESAS SAYILI DOSYA İLE BİRLEŞEN 2007/367 ESAS SAYILI DOSYADA
vekili Avukat ...
DAVALILAR : T...Yapısal İş Ortaklığı Adına; a...İnş. San. ve Tic. A.Ş.
b- Yapısal Yapı San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
BİRLEŞEN 2011/320 ESAS SAYILI DOSYADA
DAVACILAR : T...Yapısal İş Ortaklığı Adına; a...İnş. San. ve Tic. A.Ş.
b- Yapısal Yapı San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
vekili Avukat ...
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davalarda davacı-birleşen davalarda davalı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davalarda davalı-birleşen davalarda davacı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; 14.11.2003 tarihli sözleşmenin davalı iş sahibi tarafından 30.06.2006 tarihli yönetim kurulu kararı ile tek taraflı ve haksız şekilde feshedildiği, noter vasıtasıyla 12.07.2006 tarihinde kendisine bildirilen feshin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespitine, haksız fesih sebebiyle cezai feshin ortadan kaldırılmasına, sözleşme uyarınca iş sahibine verilen teminat mektuplarının iadesine, taraflar arasındaki muarazanın men-i ile 100.000 USD tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2005/324 Esas sayılı dosyada davacı yüklenici vekili 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 365/II. maddesine göre hakimin sözleşmeye müdahalesi ile sözleşme bedelinin arttırılmasını veya mümkün olmadığı takdirde sözleşmenin feshini, taraflar arasındaki muarazanın önlenmesini talep etmiştir.
Birleşen 2006/210 Esas sayılı dosyada davacı ESKİ Genel Müdürlüğü vekili iş yapımı sırasında lazım olan boruların davalı tarafından müvekkilinden satın alındığını, müvekkilinin fatura keserek malzemeleri davalıya teslim ettiğini, davalı ortaklığın 15/03/2006 tarihli 518 sayılı yazısı ile 1.555.468,27 TL'nin geri ödemesini kabul ettiği halde, bu güne kadar ödeme yapmadığını, alacak toplamı olan 2.205.189,76 TL protokol nedeniyle KDV mahsubu olan 548.989,67 TL düşüldükten sonra ana para olarak 1.656.200,09 TL'nin borçludan tahsili gerektiğini, davalının borcunu ödemediği gibi şantiyedeki iş makinelerini ve tüm işçilerini çektiğini ileri sürerek alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren en yüksek ticari faiz uygulanarak 1.656.200,09 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2011/320 Esas sayılı dosyada davacı yüklenici vekili sözleşmenin idarece haksız olarak feshinden sonra iş sahibi davalının şantiyede kalan malzemelerine el koyup yükleniciye teslim etmediğini ileri sürerek kalan malzemelerin bedeli ile kesin hesap alacağı olarak toplam 1.750.000,00 TL‘nin tahsili talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2007/180 Esas sayılı dosyada davacı ESKİ Genel Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde; sözleşmenin feshinden sonra kalan işin ihale edilmesi nedeni ile iki ihale aradaki zarar 5.401.234,64 TL’nin tahsili ile davalının idareye 4.202.008,85 USD'lik mekanik ekipman fatura ederek, bilgileri dışında kreditör (SEB) bankadan parasını aldığını, bu miktar içerisinde kesilmiş olan 443.192,35 USD'lik malzemenin hiç gelmediğini, gelen malzemelerin bedelinin toplam 1.567.910,80 TL olduğunu, ayrıca 7 no.lu hakedişte ödenen 298.197.00 USD'lik tutarın mükerrer olarak iki ayrı kreditörden alındığını, buna göre 3.963.289,99 TL'nin fazladan alındığını ileri sürerek toplam 9.364.524,63 TL alacağın yasal faiiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2007/367 Esas sayılı dosyada davacı ESKİ Genel Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde; zorunlu olarak 2. danışmanlık ihalesinin yapıldığını ve davalıların işlerini sözleşme şartlarına göre yerine getirmediklerinden dolayı idarenin 540.000,00 TL zarar ettiğini belirterek 540.000,00 TL alacağın ihale tarihinden itibarne işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada ve birleşen davalarda davalı vekili davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2010 Tarih ve 2011/6839 Esas, 2012/270 Karar sayılı kararı ile; asıl dava ve birleşen Birleşen 2006/324 Esas sayılı davada asıl davanın reddine birleşen davanın ise uyarlama yönünden reddine, sözleşmenin feshine ilişkin talebin ise dava konusuz kaldığı gerekçe gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığında karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2010 tarihli kararının süresi içinde asıl dava ve birleşen 2006/324 davada davacı yüklenici vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2010/4740 Esas, 2011/4465 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş ise de temyiz isteminin duruşma istemli olarak yapıldığı sehven temyiz incelemesinin duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden yapıldığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından sunulan dilekçe maddi hatanın düzeltilmesi niteliğinde görülerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 25.01.2012 günlü, 2011/6839 Esas, 2012/270 Karar sayılı ilamı ile ...Sözleşme konusu işin ifası sırasında her iki tarafın da eksik ve kusurlarının bulunduğu, sözleşmenin feshinde tarafların ortak kusurlu hareket ettikleri, davacı yüklenicinin dava dilekçesinde teminat mektuplarının özelliklerini ve miktarlarını göstermediği, iadesi talep edilen teminat mektuplarının bedeline göre harcının da yatırılmadığı, davacı yana süre verilip, gerekli açıklama yaptırılarak ona göre dava harcı da yatırıldıktan sonra teminat mektuplarının iadesi konusunda gerekli değerlendirmenin yapılması, iş sahibinin Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/210 Esas sayılı dosyasında yüklenici ortak girişim aleyhine sözleşme kapsamında sattığı boru malzemelerinin bedelinin ödenmediği iddiası ile açtığı dava ile bu dava dosyası arasında bağlantı olduğundan, her iki davanın birleştirilmesi, birleştikten sonra tasfiye kesin hesabının çıkarılması, teminat mektuplarının iadesi, idarenin alacak istemi hakkında gerekli araştırma ve inceleme yapılarak sonucu dairesinde hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Bozma kararından sonra asıl dosya 2006/210 Esas sayılı esas sayılı dosya, 2011/320 Esas sayılı dosya, 2011/324 Esas sayılı dosya, 2007/180 Esas sayılı dosya, 2007/367 Esas sayılı dosya ve 2013/258 Esas sayılı dosya (bozma öncesi 2006/210 Esas sayılı dosya) ile birleştirilerek yargılamaya devam olunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 24.10.2019 tarihi, 2016/582 Esas. - 2019/549 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve her iki tarafında kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl davanın reddine, birleşen 2005/324 Esas sayılı davadaki uyarlama ve muarazanın giderilmesi taleplerinin reddine, sözleşme feshedilip konusuz kaldığından bununla ilgili karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2011/320 Esas sayılı dosyada yüklenici iş ortaklığının açtığı davanın kabulüne, iş sahibinin açtığı birleşen 2007/180 Esas ve iş bu dava ile birleşen 2007/367 Esas sayılı dosyalardaki davaların reddine, iş sahibinin açtığı birleşen 2006/210 Esas sırasında kayıtlı iken bozmadan sonra 2013/258 Esas numarasını alan dosyadaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. İKİNCİ BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli kararının süresi içinde birleşen 2005/324 Esas sayılı dava dosyası hariç diğer davalar yönünden taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 11.12.2020 tarih ve 2020/228 Esas, 2020/3185 Karar sayılı ilamı ile asıl dava yönünden; mahkemece bozmaya uyularak asıl davanın reddine ilişkin karara yönelik davacı yüklenicinin diğer temyiz itirazları yerinde değil ise de; tarafların sözleşmenin feshinde ortak kusurlu olması halinde iş sahibinin fesih nedeniyle uğradığı menfi zarara ilişkin talepte bulunamayacağı ve teminat mektubunu irad kaydetmesinin mümkün olmadığı açıkça belirtilmiş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama aşamasında davacı yüklenicinin iadesini talep ederek 04.09.2012 tarihinde harcını yatırdığı Şekerbank’a ait 14.11.2003 tarihli, 12415714 no.lu 1.458.366,00 USD bedelli kesin teminat mektubunun halen iade edilip edilmediği ya da paraya çevrilerek irad kaydedilip kaydedilmediği araştırılıp, asıl davada teminat mektubu ile ilgili sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, teminat mektubunun iadesi talebini de kapsayacak biçimde davanın tümden reddinin doğru olmadığı, İş sahibinin yüklenici iş ortaklığı aleyhine açtığı birleşen 2006/210 Esas sayılı davada ise 1.656.200,09 TL boru bedeli alacağının iş sahibi idarece tahsil edildiğini ileri sürdüğü, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 84. maddesi ve karar tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi gereğince dava ya da takipten sonra alacağın bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktar ve tarih belirtilerek yapılan ödemenin az yukarıda belirtilen yasa maddesi hükümleri gözetilerek icra müdürlüğünde infaz aşamasında dikkate alınmasına şeklinde hüküm kurulması gerekirken, yüklenicinin bu yöndeki savunmasına rağmen ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmaması ve 818 sayılı BK 84. (6098 sayılı TBK 100.) maddesinin uygulanması bakımından olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemiş olması da usul ve yasaya aykırı olduğu, İş sahibinin yüklenici iş ortaklığı aleyhine açtığı birleşen 2007/180 Esas sayılı davada ise, sözleşmenin feshinde her iki tarafın da ortak kusurlu olması nedeniyle menfi zarar istenemeyeceğinden, iş sahibinin iki ihale arasındaki fark olarak talep ettiği menfi zarar isteminin reddi doğru ise de; davacı iş sahibi bu davasında menfi zarar talebinin yanında sözleşmeye göre mekanik ekipmanları (malzemeleri) İsveç Bankası SEB vasıtasıyla AVM firmasından temin eden davalı yüklenici şirketin kendisine 4.202.008,85 USD tutarında mekanik ekipman fatura ederek bilgisi dışında kredi kuruluşundan bedelini tahsil etmesine rağmen, malzemelerden bir kısmını yapılan iş ve imalâtlarda kullandığını, bir kısmını ise hiç kullanmadığını ve kullanılmayan malzemeleri sözleşmenin feshinden sonra kendisine iade etmediğini ileri sürerek bununla ilgili de alacak isteminde bulunduğu, teslimatı yapılmayan malzeme ve ekipman bedeline yönelik bu alacak talebinin 321.772,86 TL’lik kısmından yargılama aşamasında 14.10.2011 tarihinde dosyaya ibraz ettiği dilekçesi ile feragat ettiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna iş sahibi tarafından ayrıntılı biçimde ve teknik mahiyette itiraz edilmesine rağmen rapora itirazlarının neden kabul edilmediği de kararın gerekçesinde denetime elverişli biçimde açıklama yapılmadığı, öte yandan reddedilen miktar üzerinden hesaplanan hesaplanan 158.846,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, daha az vekalet ücretine karar verilmesi de doğru olmadığı, birleştirilen 2011/320 Esas sayılı davada sözleşmenin idarece feshinden sonra iş sahibinin el koyup yükleniciye teslim etmediği iddiası ile şantiyede kalan malzemelerin bedeli ile kesin hesap alacağı olarak toplam 1.750.000,00 TL talep edilmiş olduğu, ancak bu tutarın ne kadarlık kısmının şantiyede kalan malzeme bedeli için istendiği, ne kadarının da kesin hesap alacağına ilişkin olduğu açıklanmadığı mahkemece bunun açıklattırılması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; 1.458.366,00 USD bedelli teminat mektubunun iş sahibi kurumda muhafaza edildiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile teminat mektubunun iadesine, tazminat talebinin reddine, birleşen 2005/324 Esas sayılı dava yönünden tarafların ortak kusurlu olmaları nedeni ile tazminat talep edemeyecekleri gerekçesi ile uyarlama talebinin reddine, sözleşme feshedildiğinden fesih yönündeki talebin konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2013/258 Esas sayılı dosya yönünden davacı iş sahibin boru malzemelerinin bedelinin ödenmediğini ileri sürerek 1.656,200.09 TL talep ettiği, yüklenicinin 1.750.000,00 TL teminat mektubunun nakde çevrildiği gerekçesi ile bu ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına, Birleşen 2008/180 Esas sayılı dosyada iş sahibinin her iki ihale arasındaki farktan kaynaklanan zararın tazminini her iki tarafında kusurlu olması nedeni ile isteyemeyeceği, yapılmayan malzeme ve ekipman bedeline yönelik 4.202,008,25 USD alacağa ilişkin talebin bozma ilamı doğrultusunda itirazların değerlendirildiği rapora göre iş sahibinin zararını talep etmekte haklı olmadığı gerekçesi ile reddine, Birleşen 2011/320 Esas sayılı dosya yönünden davacı yükleniciye talebinin açıklattırıldığı, 350.000,00 TL’nin iş sahasında idarede el konulan malzemeye ilişkin olduğu, 1.400.000,00 TL’nin de kesin hesap alacağına ilişkin olduğu, yüklenicinin malzeme bedelinden dolayı 185.259,345 TL alacaklı olduğu, yüklenicinin kesin hesap raporuna göre 999.359,36 USD alacağı olduğu ve dava tarihindeki döviz kuruna göre 1.400.00,00 TL kesin hesap alacağının sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Yapısal Yapı San ve Tic Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde;
a. Asıl dava yönünden 100.000 USD alacağımız hakkında idarenin feshinin haksız olduğu sabit olduğu dikkate alınarak kabul kararı verilmesi gerektiğini
b. 2006/210 Esas sayılı dosyada 1.750.000 TL'nin teminat mektubu nakde çevrilerek tahsil edilmiş olduğu dikkate alındığında davanın konusuz kalması nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmekteğini,
c. Tek-Ser İnşaat iflas etmiş olduğundan her hangi bir temsilcisi de olmadığı ve buna rağmen mahkemece vekalet ücretinin sadece Yapısal A.Ş. vekiline verilmesi gerekirken ayrıca iflas etmiş olan ve herhangi bir temsilcisi olmayan Tek-ser şirketi lehine de vermesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın bu yönlerden bozulmasını talep etmiştir.
2- Erzurum Su ve Kanalizasyon Genel İdaresi Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde
a. Tarafların eşit kusurlu olmadığı, yüklenicinin kusurlu olduğunu,
b. Taraflar eşit kusurlu olarak kabul edilse dahi; 2007/180 Esas sayılı dosyada kredi kuruluşu tarafından bedelleri ödenmesine rağmen idareye teslim edilmeyen malzeme bedellerine ilişkin talebin neden reddedildiğinin anlaşılmamakta olduğunu, yine aynı dosyada iki ihale arasındaki farktan doğan zararın tamamının idareye yüklenmesinin hatalı olduğunu,
c- Yine ikinci ihale için müşavirlik firmasına ödenen 540.000,00 TL nin tahsiline ilişkin davanın reddinin doğru olmadığını en azından bu zararın yarısına yüklenicinin katlanması gerektiğini,
d- Malzeme bedeline ilişkin talebin samimi olmadığını, bu malzemelerin ihaleyi alan firmaya satıldığını ve yüklenicinin idareye olan borçlarından düşüldüğünü,
e- Kesin teminat mektubu iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1- Temyizen incelenen asıl dava, birleşen 2005/324 Esas sayılı dava, 2006/2010 Esas sayılı dava, 2007/367 Esas sayılı davada ilk derece mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2- Yüklenici iş ortaklığı tarafından açılıp, birleştirilen 2011/320 Esas sayılı davada sözleşmenin idarece feshinden sonra iş sahibinin el koyup yükleniciye teslim etmediği iddiası ile şantiyede kalan malzemelerin bedeli ile kesin hesap alacağı olarak toplam 1.750.000,00 TL talep edilmiş olup Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 2020/228 E. ve 2020/3185 K. sayılı bozma ilamı ile talep edilen bu tutarın ne kadarlık kısmının şantiyede kalan malzeme bedeli için istendiği, ne kadarının da kesin hesap alacağına ilişkin olduğunun açıklattırılması ve kesin hesap alacağı ve yüklenicinin şantiyede kalan malzeme bedeli talebi ile ilgili düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı davalı iş sahibi vekilince açıkça itiraz edildiği dikkate alınarak 6100 sayılı HMK'nın 281/2. maddesi gereğince bilirkişi heyetinden itirazları karşılayacak şekilde ek rapor alınması gerektiği belirtildiği ve bozma ilamına uyulduğu, davacı yüklenici talebinin 350.000,00 TL’nin iş sahasında idarece el konulan malzemeye ilişkin olduğu, 1.400.000,00 TL’nin de kesin hesap alacağına ilişkin olduğu ancak bozma ilamında iş sahibi vekilinin ayrıntılı olarak bilirkişi raporunda itiraz ettiği 6100 sayılı HMK'nın 281/2. maddesi gereğince bilirkişi heyetinden itirazları karşılayacak şekilde ek rapor alınması istenildiği halde hükme esas alınan 16.12.2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunun itirazları kapsar nitelikte ve denetime elverişli olmadığı, 185.259,34 TL olarak hesaplanan yüklenicinin malzeme bedelinin (kalıp bedeli) tasfiye kesin hesabında dikkate alındığının belirtildiği gibi, aynı zamanda kesin hesap içerisinde ihzarat bedelinin de yer aldığı, kesin hesapta ihzarat bedeli ile davacı yüklenicinin ayrı bir alacak kalemi olarak istediği malzeme bedelinin mükerrerlik oluşturup oluşturmadığının denetlenemediği gözetilerek önceki raporlar ve iş sahibi davalının raporlara karşı itiraz dilekçesi dikkate alınarak gerekirse yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılmak sureti ile bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3- İş sahibinin yüklenici iş ortaklığı aleyhine açtığı birleşen 2007/180 Esas sayılı davaya ilişkin davacı iş sahibinin temyiz itirazları yönünden;
a) İş sahibinin iki ihale arasındaki fark olarak talep ettiği menfi zarar isteminin sözleşmenin feshinde her iki tarafın da ortak kusurlu olması nedeniyle menfi zarar istenemeyeceğinden ilk derece mahkemesi tarafından bu talebe ilişkin red kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
b) Davacı iş sahibinin sözleşmeye göre mekanik ekipmanları (malzemeleri) İsveç Bankası SEB vasıtasıyla AVM firmasından temin eden davalı yüklenici şirketin kendisine 4.202.008,85 USD tutarında mekanik ekipman fatura ederek bilgisi dışında kredi kuruluşundan bedelini tahsil etmesine rağmen, malzemelerden bir kısmını yapılan iş ve imalâtlarda kullandığını, bir kısmını ise hiç kullanmadığını ve kullanılmayan malzemeleri sözleşmenin feshinden sonra kendisine iade etmediğini ileri sürerek bununla ilgili olarak alacak istemine ilişkin olarak Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 2020/228 E. ve 2020/3185 tarihli bozma ilamında bilirkişi heyetinin 20.05.2015 tarihli bu raporuna karşı iş sahibi tarafından ayrıntılı biçimde ve teknik mahiyette itiraz edilmesine rağmen, mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde düzenlenen mahkemenin çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceğine, Aynı Kanun'un "Bilirkişi raporuna itiraz" başlığı altındaki 281/2. maddesi gereğince mahkemenin bilirkişi raporunda görülen eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceğine ilişkin yasa maddeleri gözetilerek itirazları karşılayacak şekilde bilirkişi heyetinden ek rapor alınması gerektiği ve iş sahibi ESKİ Genel Müdürlüğü’nün rapora itirazlarının neden kabul edilmediği de kararın gerekçesinde denetime elverişli biçimde açıklanması gerektiği belirtildiği ve bozma ilamına uyulduğu halde hükme esas alınan 16.12.2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda bu hususa ilişkin hiçbir açıklamaya yer verilmediği gibi kararda da bu kalemin reddine ilişkin gerekçenin açıklanmadığı bu hali ile bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmış olup, mahkemece önceki raporlar ve iş sahibi davalının raporlara karşı itiraz dilekçesi dikkate alınarak gerekirse yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılmak sureti ile bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1 ) numaralı bentte ve (3-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının reddine, (2) ve ( 3-b) numaralı bentler uyarınca kabulü ile birleşen 2011/320 Esas ve birleşen 2007/180 Esas, dosyalarda verilen hükümlerin temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.