Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/205 K.2025/640
6. Hukuk Dairesi 2024/205 E. , 2025/640 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/787 E., 2023/1198 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/737 E., 2020/47 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından, müvekkili hakkında iki adet icra dosyasında toplam 71.109,64 Euro alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağı cari hesap ilişkisi olarak gösterilmiş ise de taraflar arasında herhangi bir hizmet ilişkisi bulunmadığını, davalının hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince davacı şirkete hizmet verildiğini, tarafların ticari kayıtlarının alacağın varlığını doğrulayacağını savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklının takibine konu cari hesap alacağının dayanağı olan 29.157 Euro tutarındaki faturanın, davacı borçlunun ticari kayıtlarında yer aldığı, bu durumda faturaya konu hizmetin verildiğinin kabulü gerektiği, davacı borçlunun söz konusu hizmetin verilmediğini veya hizmet bedelinin ödendiğini ispat edemediği, ayrıca, davacı şirket ile birleşen...isimli şirketin de ticari kayıtlarına göre davalı şirkete toplam 16.922,64 Euro borcu bulunduğunun tespit edildiği, sonuç olarak davacının kendi ticari kayıtlarına göre davalıya toplam 46.079,64 Euro borcu bulunduğu, bunun dışındaki 25.030 Euro iki adet faturanın, davacı borçlunun ticari kayıtlarında yer almadığı, davalı alacaklının, bu faturalara konu hizmeti verdiğine dair yazılı delil sunmadığı ve yemin deliline dayandığı, davacı borçlunun yemini eda etmediği, böylelikle davalının alacağının varlığını ispat ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Davalı şirket tarafından tanzim edilen faturalara konu hizmetin hiçbir zaman verilmediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkide önce faturanın düzenlendiğini sonra hizmetin verildiğini, davalı şirketin yönetimini üstlenen kayyumların bu duruma vakıf olmadıklarını, sırf fatura keşide etmenin ücrete hak kazandırmayacağını,
b. Alacağın tamamını kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketin ticari kayıtlarında yer almayan 25.030,00 Euro tutarındaki fatura yönüden alacağın mevcut olmadığı kesin deliller ile ispat edilmiş olmasına rağmen yemin deliline dayanılamayacağını, davalının ne şekilde, hangi hizmeti, ne zaman verdiğini yargılama boyunca açıklamadığını, 6100 sayılı HMK'da, re'sen yemine yer verilmediğini, hakimin taraflara yemin delilini hatırlatamayacağını, müvekkilince yeminin eda edilmemesinin zımnen yeminin iadesi anlamına geldiğini ve bu durumda yemin etmesi için davalıya tebligat yapılması gerektiğini beyan ederek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK). Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu HMK’nın 225. maddesine göre, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yemini kendisine ispat yükü düşen taraf teklif edebilir. Mahkemece davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması için, delil listesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olması yeterlidir.
Dava konusu alacağın 46.079,00 Euro tutarındaki kısmı, her iki tarafın ticari kayıtlarında yer almakta olup, davacının söz konusu alacağa ilişkin hizmetin verilmediğini ya da bedelinin ödendiğini ispat edemediği, alacağın 25.030,00 Euro tutarındaki iki adet faturaya dayanan kısmı ise her iki tarafın ticari kayıtlarında da yer almadığı, bu nedenle ispat yükü üzerinde olan davalının, yazılı belge ile alacağının varlığını kanıtlayamadığından, cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olması nedeniyle, mahkemece davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, davacı tarafça teklif edilen yemin eda edilmediğinden, davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda yapılan açıklamalara göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil edilmediğinden duruşma vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.