Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1859 K.2025/540
6. Hukuk Dairesi 2024/1859 E. , 2025/540 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/674 E., 2024/166 K.
DAVACILAR :... Mirasçıları 1-... 2-Asiye
Karabacak 3-... 4-N... 5-...
6-... 7-... vekili Avukat ...
8-... vekili Avukat ... 9-... vekili Avukat ...
vekili Avukat ...
BİRLEŞEN 2022/6-7 ESAS SAYILI DOSYALAR YÖNÜNDEN:
BİRLEŞEN 2022/14 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN:
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/35 E., 2022/638 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle miktar itibari ile duruşma talebinin reddine, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; arsa sahibi davacılar ile davalı şirketin 26.05.2014 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandıklarını, bu sözleşme ile müvekkilinin de bazılarında pay sahibi olduğunu, ...ili ...ilçesi ...Mah. 179 ada 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14 ve 15 parseller üzerinde anahtar teslimli, 3 blok şeklinde, arsa üzerinde yetkili makamlarca tasdik edilecek projelere, inşaat ruhsatına, TSE şartlarına, ekli teknik şartnameye ve krokiye, taslağa uygun biçimde net 124 m² kaks alanlı, asgari 170 m² brüt alanlı 84 daire (84 X 124 m² daireler) den oluşan site yapılmasının kararlaştırıldığını, davacılar tarafından ...Belediyesi İmar Müdürlüğü’ne yapılan başvuruda sözleşmeyle yapılması kararlaştırılan onaylı projeye göre sitenin dairelerinin KAKS alanının en fazla 110-112 m² yüz ölçümünde olabileceğinin bildirildiğini, yine brüt alan 170 m² olarak öngörülmesine rağmen kayıtları incelendiğinde bu alanın 147 m² olduğunun müvekkilince tespit edildiğini, davacı müvekkilinin, sözleşmeye aykırı şekilde yapılan imalatları tespit edince ...1. Noterliği'nin 18.08.2016 tarih ve 12244 sayılı ihtarnamesiyle davalı yüklenici firmayı sözleşmeye uygun davranmaya davet ettiğini, ayrıca bu husustan dolayı uğranılan zararın tazmininin talep edildiğini, ihtara rağmen sözleşmeye aykırılıklara son verilmediği ve talep edilen hususların yerine getirilmediğini, davalı tarafça gönderilen ...2. Noterliği'nin 24.10.2016 tarih ve 17938 sayılı cevabi ihtarnamede davacılar tarafından gönderilen ihtarname içeriğinin kabul edilmediğini, davalı tarafından tevilli olarak sözleşmeye aykırı imalat yapılmış olduğunun ikrar edildiğini, örnek projeye göre mutfak alanı içerisinde olması gereken yaklaşık 2 m² bir alanın projede yer almadığını, mutfağın küçük imal edildiğini, sözleşmeye göre, A ve C Bloklarda olduğu gibi, B Blokta zemin katın ortak kalması gerektiği halde, fiilen yapılan imalatta B Blokta zemin katın ortak alan olarak bırakılmak yerine daire olarak sayıldığını, bütün dairelerin birer kat alçaldığını, sözleşmeye göre zemin kat hariç 14 kat olması gerekirken, halihazır durumda zemin katı dahil etmek suretiyle 14 kat oluşturulduğunu, bu durumun şerefiyeler belirlenirken davacının zararına olduğunu, yine B Blokun girişinin arka tarafa alınmasının estetik açıdan olumsuz bir durum yarattığını ve bu sebeple değer kaybı oluşturduğunu, Sözleşme'nin 7. maddesi gereğince binaların teslim süresinin ruhsat tarihinden itibaren yapı kullanma iskan belgesi alımına kadar A ve B Blok için 30 ay olduğunu, taraflar arasında sözleşmenin 26.05.2014 tarihinde imzalandığını, A Blok yapı ruhsatının 23.03.2015, B Blok yapı ruhsatının 18.05.2015 ve C Blok yapı ruhsatının 20.05.2015 tarihlerinde gecikmeyle alındığını, dairelerin teslim edilmemiş olduğundan Sözleşme'nin 25. maddesi uyarınca daire başı aylık 400 Dolar kira bedelinin tazminat olarak kendisine ödenmesini talep ettiğinden bahisle teslimi öngörülen 10 dairenin 10 aylık kira bedeli toplamı olan (400 USD'den 40.000-USD) 252.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline, sözleşmeye aykırı imalat, eksik ve ayıplı imalatlardan doğan zarar ve değer düşüklüğü için 1.000,00 TL zararın faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2022/6 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı borçlu arasında 17.05.2014 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiğini, Sözleşme'nin 7. maddesi ile davacı müvekkiline verilen A ve B Blokta yer alan taşınmazların teslim süresini inşaat yapı ruhsat tarihinden itibaren 30 ay olarak kararlaştırdıklarını, davalı tarafından inşaat yapı ruhsatının 23.03.2015 tarihinde alındığını, belirlenen 30 aylık süre sonunda teslim etmediğini, 23.11.2017 tarihinde teslim edilmesi gereken eserin, sözleşmeye aykırı olarak 13.08.2018 tarihinde 10 ay 20 gün geç teslim edildiğini, Sözleşme'nin 25. maddesi uyarınca aylık 400 dolar üzerinden gecikmeden kaynaklı cezai şart ödeneceği kararlaştırıldığından, ...ili, ...ilçesi, ...Mahallesi, Vari Mevki, 179 ada 26 parsel, A Blok, 5. Kat, 11 ve 12 nolu Bağımsız Bölümler ile 7. kat, 15 ve 16 nolu bağımsız bölümlere ait cezai şartın tahsili için davalı yüklenici aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2022/7 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı borçlu arasında 17.05.2014 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiğini, Sözleşme'nin 7. maddesi ile davacı müvekkiline verilen A ve B Blokta yer alan taşınmazların teslim süresini inşaat yapı ruhsat tarihinden itibaren 30 ay olarak kararlaştırdıklarını, davalı tarafından inşaat yapı ruhsatının 23.03.2015 tarihinde alındığını, belirlenen 30 aylık süre sonunda teslim etmediğini, 23.11.2017 tarihinde teslim edilmesi gereken eserin, sözleşmeye aykırı olarak 13.08.2018 tarihinde 10 ay 20 gün geç teslim edildiğini, Sözleşme'nin 25. maddesi uyarınca aylık 400 Dolar üzerinden gecikme den kaynaklı cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığından, ...ili, ...ilçesi, ...Mahallesi, Vari Mevki, 179 ada 26 parsel, B Blok, 12. kat, 25 ve 26 no.lu bağımsız bölümlere ait cezai şartın tahsili için davalı yüklenici aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2022/14 Esas sayılı dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının arsa malikleri arasında bulunduğu ...ili ...ilçesi, ...Mahallesi 179 ada, 5,6,7,8,9,10,11,12,13,14 ve 15 no.lu parsellerde kayıtlı arsalara imar ve yasalara uygun, sözleşmede yazılı şartlarda ve teknik özelliklerde arsa payı karşılığı inşaat yapılması için davalı yüklenici ile 26.05.2014 tarihli sözleşme akdedildiğini, Sözleşme'nin 4. maddesinde arsa üzerinde yetkili makamlarca tasdik edilecek projelere, inşaat ruhsatına, TSE şartlarına, ekli teknik şartnameye ve krokiye, taslağa uygun içinde net 124 m² kaks alanlı, asgari 170 m² brüt alanlı 84 dairenin 3 blok halinde yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşme ve eki dairenin dağılımına göre A Blok 13,14,21,22, B Blok 21 ve 22 no.lu bağımsız bölüm nolu taşınmazlar ile A Blok 1 nolu bağımsız bölümün %22'sinin davacıya ait olduğunu, taraflar arasında imzalanan 26.05.2014 tarihli sözleşme akabinde davacıya ait parsel için bu sözleşmeye ek olarak imzalanan sözleşmeye göre asıl sözleşme ile davacının hissesinin %22 olarak kararlaştırıldığını, A Blok 1 nolu bağımsız bölümdeki hissesinin %50 olduğunu, buna göre sözleşme ve ek sözleşme ile toplam 6,5 dairenin davacıya ait olduğunu, davalı yüklenicinin sözleşmedeki taahhüdüne karşın davacıya ait daireleri süresi içinde teslim etmediğini, 19 ay 20 gün gecikmeli olarak 16.11.2018 tarihinden aynı tarihli tutanakla teslim ettiğini, buna göre davacının dairelerin geç tesliminden kaynaklı olarak davalıdan 50.533,32 USD alacağının mevcut olduğunu beyan ederek, davacıya ait 6,5 dairenin geç tesliminden kaynaklı cezai kira alacağı bedeli olarak 300.557,02 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 26.05.2014 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre proje çalışmalarına başlayan davalı yüklenici şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu arsaların yanlış tevhit edildiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu alanın içerisindeki 24 m²'nin sözleşme dışı ...a ait olduğunu fark ettiklerini, bu durumun düzeltilmesi için arsa sahiplerinin bilgilendirildiğini, arsa sahiplerinin ise ancak birkaç ay sonra arsayı ruhsat için başvurulabilir hale getirdiklerini, değişen imar mevzuatı, Trabzon'un Büyükşehir olması nedeni ile yüksek kata izin verilmemesi sebebiyle ruhsat sürecinin uzadığını, davacının taşınmazlarının bulunduğu B bloğa ancak 18.05.2015 tarihinde ruhsat alınabildiğini, kat irtifakı kurmak isteyen müvekkili şirketin...'a ait paylar üzerine ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/18 Esas sayılı dosyada tedbir konulduğunu, bu tedbir nedeni ile kat irtifakı kuramadığını, davacı...'ın payları üzerinde tedbir kalmak koşulu ile mahkeme tarafından kat irtifakı kurulmasına müsaade edildiğini, davacı...'a Yomra 2. Noterliğinin 10.09.2018 tarih 3454 yevmiye no.lu ihtarı gönderilerek kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği devir etmesi gereken daireleri devir edip taşınmazları teslim almasının talep edildiğini, ancak davacı...'ın daireleri 20.09.2018 tarihinde teslim almasına karşılık devir etmesi gerek 13 daireyi devir etmediğini, bu 13 daireye mahkemece tedbir konulmasının sebebinin davacı...'ın taşınmazların bulunduğu arsayı ediniminin muvazaalı olduğu iddiası olduğunu, müvekkili şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği devir alması gereken daireleri teslim alıp satamadığından dolayı ekonomik olarak zor duruma düştüğünü, haricen sattığı bu dairelerin bedellerini tahsil edemediğini, bedellerini tahsil ettiklerini ise alıcılara iade etmek zorunda kaldığını, bu durumun inşaatın ilerleyişini yavaşlattığını, yine kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre...'ın müvekkiline devir edeceği 13 dairenin %35'i yapı ruhsat alınınca, %30'unun karkas bitince ve %35'inin ise daireler tamamlandığında devredileceğini, ancak gelinen süreçte iskan ruhsatı alınıp inşaatların tamamen bitirilmesine, dairelerin davacıya teslim edilmesine rağmen davacı tarafından müvekkili şirkete devredilen hiçbir daire bulunmadığını, talep tarihinden itibaren 20 gün içerisinde sözleşmede belirtilen oranda hisse devri yapılmaması durumunda her geçen günün inşaatın teslim süresine ekleneceğini, davacı...'a hisse devri yapması için 22.03.2016 tarihinde ihtarname gönderilmesine rağmen halen hisse devri yapmadığını, inşaatın teslim süresi 22.03.2016 tarihi itibariyle hisse devri yapılıncaya kadar durduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandıktan sonra tüm tarafların imzaları ile tasdik ettikleri projeye göre inşaatların yapıldığını, müvekkili şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalanmasından sonra tüm tarafların müşterek iradeleri ile ...Belediyesi memurları huzurunda imza attıkları projeye aykırılıktan sorumlu olabileceğini, davacının onayladığı projeye uygun imalatlar nedeni ile müvekkiline sorumluluk yükletilemeyeceğini, müvekkili şirkete yükletilemeyecek olan nedenlerden dolayı ruhsat alınacak olan belediyenin değişmesi ve Büyükşehir Belediyesinin yüksek katlara müdahalesi nedeni ile meydana gelen kat azalmasının zararının müvekkiline yükletildiğini, müvekkiline kalacak olan dairelerin B blok 1. kattan başlar iken kat azalması nedeni ile müvekkilinin dairelerinin zemin kattan başlatıldığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Birleşen 2022/6 Esas sayılı dosyada davalı vekilinin cevap dilekçesinde; davacının davalı ile imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan gecikmeden dolayı cezai şart ödenmesi gerektiğini ve bunu ödememesi nedeniyle ...İcra Müdürlüğü'nün 2018/38013 Esas sayılı dosyası ile müvekkiline karşı icra takibi başlattığını, dosyadan müvekkili şirkete yapılan tebligatların usulüne uygun yapılmadığını, dosyada davalı olarak gösterilen ...Grup İnş. Tic. Ltd. Şti. ile ...İnşaat Malzemeleri İth. İhr. ve Tic . Ltd. Şti.'nin, Ticaret Kanun'un hükümlerine göre birleştiğini, müvekkili şirketin dosyadan 20.08.2020 tarihinde haberdar olduğunu, taraflar arasında imzalanan 17.05.2014 tarihli sözleşmeye göre proje çalışmalarına başlayan müvekkili şirketin sözleşmesine konu arsaların yanlış tevhit edildiğini, sözleşmeye konu alanın içerisindeki 24 m² nin sözleşme dışı ...a ait olduğunu fark ettiklerini, bu durumun düzeltilmesi için arsa sahiplerinin bilgilendirildiğini, arsa sahiplerinin bu bilgilendirmeden sonra ancak 4-5 ay sonra arsayı ruhsat için başvurulabilir hale getirdiklerini, bu süreçte taşınmazın bulunduğu ...Belediyesi'nin kapatılarak tüm yetkilerin ...Belediyesine devredildiğini, değişen imar mevzuatı, Trabzon'un büyükşehir olması, büyükşehir belediyesinin yüksek kata izin vermemesi, emsal oranlarının değişmesi gibi nedenlerin ruhsat sürecini uzattığını, hiçbir şekilde müvekkiline yükletilemeycek nedenlerden dolayı davacının taşınmazlarına ancak 23.03.2015 tarihinde yapı ruhsatı alınabildiğini, yani yapı ruhsatı alınmasındaki gecikmenin nedeninin hiçbir şekilde müvekkili şirket olmadığını, 23.03.2015 tarihinde yapı ruhsatı alındıktan sonra müvekkili şirketin derhal taşınmazda çalışmaya başladığını, ayrıca müvekkili şirketin arsa sahiplerinden dava dışı...'a ait paylar üzerine ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/18 Esas sayılı dosyasından tedbir konulduğunu öğrendiklerini ve bu tedbir nedeni ile kat irtifakı kuramadıklarını, bu durumu ...2. Noterliği'nin 22.03.2016 tarih 04694 yevmiye nolu ihtarı ile tüm arsa sahiplerine bildirdiğini ve tedbirin kaldırılıp müvekkiline devir edilmesi gereken dairelerin devrini talep ettiklerini, aradan geçen birkaç aydan sonra dava dışı... payları üzerinde tedbir kalmak koşulu ile mahkeme tarafından kat irtifakı kurulmasına müsaade edildiğini, müvekkili şirkete devir edilmesi gereken taşınmazlar üzerindeki tedbirin kaldırılarak taşınmazların müvekkili şirkete devrinin sağlanamadığını beyan ederek açılan itirazın iptali davasının reddine, şartları oluşmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Birleşen 2022/7 Esas sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı yüklenici ile imzalanan sözleşmeden kaynaklanan gecikmeden dolayı cezai şart ödenmesi gerektiğini ve bunu ödememesi nedeniyle ...İcra Müdürlüğü'nün 2018/38275 Esas sayılı dosyası ile müvekkiline karşı icra takibi başlattığını, dosyadan davalı şirkete yapılan tebligatlarının usulüne uygun yapılmadığını, dosyada davalı olarak gösterilen ...Grup İnşaat Tic. Ltd. Şti ile ...İnşaat Malzemeleri İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti'nin Ticaret Kanunu hükümlerine göre birleştiğini, müvekkili şirketin dosyadan 20.08.2020 tarihinde haberdar olduğunu, taraflar arasında imzalanan 17.05.2014 tarihli sözleşmeye göre derhal proje çalışmalarına başlayan müvekkili şirketin sözleşmeye konu arsaların yanlış tevhit edildiğini, 24 m² nin sözleşme dışı ...a ait olduğunu fark ettiğini, bu durumun düzeltilmesi için arsa sahiplerinin bilgilendirildiğini, arsa sahiplerinin bu bilgilendirmeden sonra ancak 4-5 ay sonra arsayı ruhsat için başvurulabilir hale getirdiklerini, bu süreçte taşınmazın bulunduğu ...Belediyesinin kapatılarak tüm yetkilerin ...Belediyesi'nin yüksek kata izin vermemesinin emsal oranlarının değişmesi gibi nedenlerin ruhsat sürecini uzattığını, hiçbir şekilde müvekkiline yükletilemeycek nedenlerden dolayı davacının taşınmazlarına ancak 23.03.2015 tarihinde yapı ruhsatı alınabildiğini beyan ederek açılan itirazın iptali davasının reddine, şartları oluşmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen 2022/14 Esas sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 26.05.2014 tarihli sözleşmeye göre A ve B blokların ruhsat tarihinden itibaren 30 ay içerisinde bitirileceğinin taahhüt edildiğini, yine sözleşmeye göre mücbir sebepler hariç yapı ruhsatının sözleşmenin imza tarihinden itibaren 4 ay içerisinde alınıp inşaata başlanılacağının düzenlendiğini, davacının taleplerinin hiçbir şekilde yerinde olmadığını, taraflar arasındaki imzalanan 26.05.2014 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre derhal poroje çalışmalarına başlayan davalının arsaların yanlış tevhit edildiğini, 24 m² nin sözleşme dışı ...a ait olduğunu fark ettiğini, bu durumun düzeltilmesi için arsa sahiplerinin bilgilendirildiğini, arsa sahiplerinin bu bilgilendirmeden sonra ancak 4-5 ay sonra ruhsat için arsayı başvurulabilir hale getirdiklerini, ayrıca arsa sahiplerinden dava dışı...'a ait paylar üzerine ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/18 Esas sayılı dosyasından tedbir konulduğunu öğrendiklerini ve bu tedbir nedeni ile kat irtifakı kuramadığını, bu durumu ...2. Noterliğinin 22.03.2016 tarih 04694 yevmiye nolu ihtarı ile tüm arsa sahiplerine bildirdiklerini ve tedbirin kaldırılıp davalıya devir edilmesi gereken dairelerin devrinin talep edildiğini, aradan geçen birkaç aydan sonra dava dışı... payları üzerinde tedbir kalmak koşulu ile mahkeme tarafından kat irtifakı kurulmasına müsaade edildiğini, bu süre içinde duran inşaata arsa sahiplerinin en kısa süre içinde tedbir kaldırılacak taahhüdü ile yeniden başlandığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde teslim tarihinin 18.11.2017 olduğu, ancak 22.03.2016 tarihinde ihtarname gönderilmesine rağmen halen hisse devri yapılamadığı, yani inşaatın teslim süresinin 22.06.2016 tarihi itibariyle hisse devri yapılıncaya kadar durduğu, yapı kullanma izin belgesinin 13.08.2018 tarihinde alındığı, 10.09.2018 tarihinde dairelerin teslim alınması ve sözleşmede kararlaştırılan payların devredilmesi için ihtarname düzenlendiği, davacıların daireleri 20.09.2018 tarihinde teslim alınmasına rağmen devretmesi gereken payları devretmedikleri, TBK gereğince sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve davalıdan kaynaklanmayan durumların ortaya çıktığı, ortaya çıkan bu hususun taraflar arasında imzalanan sözleşme ile mücbir sebep olarak kabul edildiği, TMK'nın dürüstlük/iyiniyet ilkeleri kapsamında borcun ifasının güçleştiği ve neticede TBK'nın 138. maddesine uygun olarak arsa sahiplerinin yapılan proje tadilatına onay vermesi sureti ile taraflarca sözleşmenin değişen koşullara uyarlandığı, yapılan imalatların proje değişikliklerine uygun olduğu, tazminat taleplerinin sözleşmenin ilgili maddeleri ile açık kanun hükümleri karşısında yerinde olmadığı; birleşen dosya yönünden ise sözleşmeye konu arsaların gerek tevhit işlemlerinin gerekse arsanın 24 m²'lik kısmının sözleşme dışı başka bir şahsa ait olduğunun anlaşılması üzerine bu durumun arsa sahipleri tarafından düzeltilmesinin süre aldığı, aynı süreçte arsanın bulunduğu ...Belediyesinin kapatılarak tüm yetkilerin ...Belediyesine devir edildiği, değişen imar mevzuatı, ...ilinin büyükşehir statüsüne alınmış olması nedeniyle büyükşehir belediyesinin yüksek kata izin vermemesinin ruhsat sürecini uzattığı ve ancak 18.05.2015 tarihinde ruhsat alınabildiği, yüklenicinin kendisine düşecek paylar üzerinde kat irtifakı kurmak istediğinde payların üzerinde tedbir koyulmuş olduğunun anlaşıldığı, bu durumun davacı arsa sahiplerine ihtar edilmesine rağmen devir işleminin gerçekleşmediğinden bahisle teslim tarihindeki gecikmenin sözleşmeden doğan edimlerini ifa eden davalıdan kaynaklanmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinde kesin mahiyette karar verildiği belirtilmişse de, davanın miktar itibariyle kesinlik sınırının üstünde olduğunu, bilirkişi raporunun analiz ve sonuç kısmındaki değerlendirmelerin objektif olmayıp, gerçeklerden uzak olduğunu, zira arsa sahiplerinin projenin yapı ruhsatını alırken, müracaat dilekçesinde imzalarının bulunduğu ve proje ile beraber dilekçe sunduklarından hareketle ilk proje ve sonra yapılan proje tadilatındaki değişikliklerden haberdar oldukları yönündeki kanaatin doğru olmadığını, davacılarA imzalatılan evraklara ilişkin aydınlatılmadan evrakların imzalatıldığını, proje değişikliğinden haberdar olmadıklarını, dairelerin yüklenici tarafından süresinde teslim edilmediğini, dairelerin değerinin, bir katın aşağıya çekilmesi suretiyle düşmüş olduğu yönündeki bilirkişi kanaatlerinin doğru olmadığını, tanık beyanları ile davanın ispatlandığını, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin, dosya içeriği ve dava konusu ile bağdaşır nitelikte olmadığını, verilen kararın iyiniyetli arsa sahiplerinin aleyhine olduğunu, dava konusu taşınmazda ihtiyati tedbir olduğundan tapu devirlerini yapamadıklarını, bu hususun davacıların kusurundan kaynaklanmadığını, ihtiyati tedbirin inşaatın yapılmasına da engel olmadığını, davalı yüklenicinin basiretli tacir gibi davranmadığını, sözleşmenin esaslı unsurlarından kaynaklanan hukuki sorunun, sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması olarak hile ile projelerin sözleşmeye aykırı yapılması ve tadilatların da hem sözleşmeye hem de önceki projeye aykırı yapılmasının hukuken korunmaması gerektiğini beyan etmektedir.
2.Birleşen 2022/6 Esas ve 2022/7 Esas sayılı davalarda davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinde kesin mahiyette karar verildiği belirtilmişse de, birlikte görülmesinde hukuki yarar görülen davaların toplam dava değeri olan 632.388,92 TL üzerinden değerlendirme yapılarak, davanın miktar itibariyle kesinlik sınırının üstünde olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararında her bir davacı yönünden müştereken ve müteselsilen sorumluluk olmadığı zımnen kabul edilmişken asıl ve birleşen davalardaki davacıların her birinin hangi eylemleri ile teslim süresinin uzamasına neden olduklarının ayrı ayrı açıklamadığını, diğer davacıların inşaatın geç teslime sebebiyet veren davranışlarının, davacı yönünden de geç teslim sebebi kabul edilmesinin Sözleşme'nin 25. maddesine, TBK'nın 112., 116. ve 162. maddeleri uyarınca müteselsil ve müşterek sorumluluk hükümlerine aykırı olduğunu, davalı cevap dilekçesinde ileri sürmediği iddialarının genişletilmesine muvafakatlarının olmadığını, sözleşme imzalanmadan önce basiretli tacirin bilmesi gereken imar ve mevzuata ilişkin konuların mücbir sebep sayılmayacağını, sözleşmedeki mücbir sebeple ilgili hükmün ifa sırasına ilişkin olduğunu, belde belediyelerinin kapanacağına ilişkin değişikliklerin bilenebilir olduğunu, davalının davacıya gönderdiği ihtarnamede belde belediyelerinin kapanacağından işin uzayacağına dair bir içeriğin de bulunmadığını, ihtiyati tedbir sebebiyle taşınmazdaki hisse devrinin davacı ile ilgisinin olmadığını, davacının sözleşmeden doğan sorumluluklarını yerine getirdiğini beyan etmektedir.
3.Birleşen 2022/14 Esas sayılı davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinde kesin mahiyette karar verildiği belirtilmişse de, birlikte görülmesinde hukuki yarar görülen davaların toplam dava değeri olan 632.388,92 TL üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini, dava tarihi ve karar tarihi ile davanın miktar itibariyle kesinlik sınırının üstünde olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararında her bir davacı yönünden müştereken ve müteselsilen sorumluluk olmadığı zımnen kabul edilmişken asıl ve birleşen davalardaki davacıların her birinin hangi eylemleri ile teslim süresinin uzamasına neden olduklarının ayrı ayrı açıklanmadığını, diğer davacıların inşaatın geç teslimine sebebiyet veren davranışlarının, davacı yönünden de geç teslim sebebi kabul edilmesinin Sözleşme'nin 25. maddesine, TBK'nın 112., 116. ve 162. maddeleri uyarınca müteselsil ve müşterek sorumluluk hükümlerine aykırı olduğunu, davalının cevap dilekçesinde ileri sürmediği iddialarının genişletilmesine muvafakatlarının olmadığını, sözleşme'nin 8. maddesinde açıkça ifa sırasında gerçekleşecek mücbir sebebe ilişkin düzenleme yapılmış olup sözleşme imzalanmadan önce basiretli tacirin bilmesi gereken imar ve mevzuata ilişkin konuların mücbir sebep sayılamayacağını, belde belediyelerinin kapanacağına ilişkin değişikliklerin bilenebilir olduğunu, davalının davacıya gönderdiği ihtarnamede davacıya hitaben ihtar çekilmediğini, ihtarnamede ihtiyati tedbirin kaldırılması ihtar edilmiş ise de davacının cevabi ihtarnamesi ile tedbiri kaldırma gücünün olmadığını, tedbirin mücbir sebep olmadığını, ruhsattan sonra devredilmesi gereken payın devredildiğini, diğer pay devrinin kat irtifakı kurulma şartına bağlı olduğunun bildirildiğini, ihtiyati tedbir sebebiyle taşınmazdaki hisse devrinin davacı ile ilgisinin olmadığını, davacının sözleşmeden doğan sorumluluklarını yerine getirdiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesinden kaynaklanan geç teslim nedeniyle kira alacağının tahsili ve sözleşmeye aykırı, eksik ve ayıplı imalatlardan doğan zararın tazmini istemine ilişkin olup, birleşen 2022/14 Esas sayılı dava eser sözleşmesinden kaynaklanan geç teslim nedeniyle kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Birleşen 2022/7 Esas ile 2022/6 Esas sayılı davalarda ise eser sözleşmesinden kaynaklanan geç teslim nedeniyle cezai şartın tahsili için başlatılan icra takiplerine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.
2.Asıl ve birleşen 2022/14 Esas sayılı dosyalar yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen 2022/14 Esas sayılı davada davacılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Birleşen 2022/7 Esas ile 2022/6 Esas sayılı dosyalar yönünden yapılan temyiz incelemesinde; miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarlar birleşen 2022/7 Esas sayılı dosya yönünden 60.532,86 TL, birleşen 2022/6 Esas sayılı dosya yönünden 18.299,04 TL'dir. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalmaktadır.
VI.KARAR
Yukarıda 2 no.lu bentlte açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl ve birleşen 2022/14 Esas sayılı dosyalar yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
3 no.lu bentte açıklanan sebeplerle; birleşen 2022/7 Esas ile 2022/6 Esas sayılı davalarda davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden asıl davada davacı... mirasçıları ile asıl ve birleşen 2022/14 Esas sayılı davada davacı ...'ye yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ...'a iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.