Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/96 K.2025/523

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/96 📋 K. 2025/523 📅 13.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/96 E.  ,  2025/523 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/552 E., 2022/553 K.
DAVACILAR : 1- Müflis Asya Katılım Bankası
İFLAS İDARE MEMURLARI a-... b-... c-... vekili Avukat ...
Mahkeme kararı davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat...’ın gelmiş olmasıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı şirket arasında 23.06.2007 tarihinde her türlü gayrimenkul, makine değerleme ve kira tespit raporlarının yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davalı tarafın müvekkili bankadan kredi kullanmak isteyen ...Corporation'ın teminat olarak bankaya vereceği " ...ı Mevkii 2 pafta, 283 Parsel ..." adresindeki gayrimenkulün 14.08.2007 tarihinde kıymet takdiri işlemini yaptığını, davalı şirketin teminata konu gayrimenkulün kıymetini 2.610.000,00 TL olarak tespit ettiğini, bu kıymet takdirine istinaden kredi talep eden dava dışı ... Corporation'e kredi kullandırıldığını, dava dışı şirketin kullanmış olduğu kredilerle ilgili geri ödemelerde gecikme olması neticesinde hakkında kanuni takip başlatıldığını, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2956 E. sayılı dosyası ile teminat olarak alınan gayrimenkulün paraya çevrilmesi için dava dışı borçlu şirket aleyhine 03.10.2011 tarihinde 4.412.235,00 USD değerinde icra takibi başlatıldığını, icra dosyasında gayrimenkulün kıymet takdirinin yapıldığını, icra dosyasında alınan bilirkişi raporunda gayrimenkulün kıymet takdirinin 786.689,26 TL olarak tespit edildiğini, gayrimenkulün 25.06.2012 tarihinde yapılan açık artırma neticesinde 485.000,00 TL’ye alıcı bulduğunu, davalı şirketin yaptığı değerleme ile icra dosyasından alınan kıymet takdir raporu arasında 1.823.310,74 TL’lik fark bulunduğunu, davalı şirket tarafından yapılan ekspertiz raporunda taşınmazın değerinin rayiçlerin çok üzerinde gösterildiğini ileri sürerek, banka zararı olan 1.503.310,07 TL’nin ihtar tarihinden itibaren, 320.000,67 TL’nin ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte toplam 1.823.310,74 TL’nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; değerleme raporunda müvekkilinin tüm değerleme yöntemlerine ve usullerine riayet ettiğini, değerleme raporunu hazırlarken emsal değer araştırması neticesinde taşınmazın dönümünü 7.000-8.000-10.000 TL aralığında değiştiğini tespit ettiğini, buna göre taşınmazın metre kare birim fiyatının 7-8-10 TL aralığında olduğunun raporun içeriğinden açıkça anlaşıldığını, müvekkilinin taşınmazın binalarla birlikte değerini belirlerken emsal dönüm fiyatlarını belirtmesine rağmen arsa alanını 8,00 TL ile değil, 80,00 TL ile çarparak maddi hata yaptığını, sözleşmenin 3 maddesinde müvekkilinin ancak ağır ihmal ve kast olarak nitelendirebilecek hallerden sorumluluğunun bulunduğunu, oysa davaya konu olayda ağır ihmal ve kast olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.02.2015 tarihli 2013/266 E., 2015/112 K. sayılı kararıyla, sözleşme uyarınca davalının edimi olan davacının vereceği kredinin teminatını oluşturacak gayrimenkulün değer takdiri ile taşınmazın gerçek değeri arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davalının edimini kusurlu ifa ettiği ve bu oranda davacının verdiği krediyi tahsil edememesinden kaynaklı zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1.823.310,74 TL'nin (bu miktarın 1.503.310,07 TL'sine 25.04.2012, kalan 320.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren uygulanmak üzere) değişen oranda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin kararına karşı süresinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin (Kapatılan Yargıtay 23. Dairesinin) 16.06.2016 tarihli 2015/5683 E., 2016/3691 K. sayılı ilamı ile; bankacılık konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, öncelikle zararın doğup doğmadığı yönünden, doğmuş ise miktarı yönünden rapor alınması, bu belirlemeyi yaparken de, bankacılık mevzuatına göre, taşınmaza biçilen 2.610.000,00 TL değere göre verilebilecek kredi miktarı ile taşınmazın gerçek değerine göre verilebilecek kredi miktarı belirlenip, aradaki fark bedelden eğer dava konusu kredi alacağı ile ilgili zarara konu taşınmazla ilgili rehin takibine ilişkin dosya haricindeki diğer takip dosyalarından yapılmış bir tahsilat var ise bu tahsilat taşınmazın davalı tarafça biçilen değerine göre mevzuat uyarınca verilebileceği belirlenen miktarın, kullandırılan toplam kredi miktarı içerindeki oranına göre dikkate alınıp düşünülmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bankacılık teamüllerine göre taşınmaza biçilen değere göre verilebilecek kredi miktarı ile taşınmazın gerçek değerine göre verilecek kredi miktarı belirlenerek aradaki fark bedelden, dava konusu kredi alacağı ile ilgili zarara konu taşınmazla ilgili rehin takibine ilişkin icra dosyası haricindeki diğer takip dosyalarında yapılmış tahsilatlar tespit edilerek, bu tahsilatların taşınmazın davalı tarafça biçilen değerine göre bankacılık teamülleri uyarınca verebileceği kredi miktarının, kullandırılan toplam kredi miktarı içindeki oranına göre dikkate alınıp düşülmesi sonucunda davacı tarafın zararının 983.926,11 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 983.926,11TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu,
b. Müflis banka lehine mevcut bulunan gemi ipoteğinden tahsil kabiliyetinin bulunmadığını,
c. Dava dışı şirkete verilen kredilerin incelenmediğini,
d. Taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkilinin bütün zararının karşılanması gerektiğini
beyan etmektedir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bozma ilamına uymak suretiyle birden çok bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, tüm raporlarda dava tarihi itibariyle zararın doğmadığının açıkça anlaşılmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına aykırı şekilde karar verildiğini,
b. Davacı bankanın doğmuş bir zararının bulunmadığını,
c. Alınan tüm bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 427 ile 439/2 maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.