Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/633 K.2025/457

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/633 📋 K. 2025/457 📅 12.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/633 E.  ,  2025/457 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/182 E., 2023/56 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma isteminin miktar itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı iş sahibinin 14.12.2012 tarihinde 522.000,00 TL götürü bedelli inşaat işinin yapımı konusunda anlaştıklarını, sözleşmeye göre 180 günde işin bitirileceğinin kararlaştırıldığını, ödemelerin zamanında yapılmaması nedeniyle müvekkili şirketin iş programının gerisinde kaldığını, davalı tarafça haklı nedenler olmasına rağmen yeterli süre uzatımı verilmediğinden işin gecikmeli olarak 30.12.2013 tarihinde bitirildiğini, davalının haksız olarak gecikme cezası kestiğini, sözleşmeden kaynaklanan bakiye iş bedelinin ödenmediğini, proje dışı imalâtlar da yapıldığını, fazla imalâtlarla ilgili olarak sözleşme bedelinin %10'una kadar ödeme yapılması gerekirken bu ödemenin de yapılmadığını, süre uzatımı nedeniyle fiyat farkı alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL fiyat farkı, 30.000,00 TL gecikme cezası, 40.000,00 TL sözleşmeden kaynaklanan bakiye ve 10.000,00 TL sözleşme dışı yapılan iş nedeniyle alacağın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 10.01.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle; hakedişten kaynaklanan alacağının ve sözleşme dışı iş bedelinin 126.667,27 TL olduğunu belirterek, 126.677,27 TL alacağın geçici kabul tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsilini, fiyat farkı olarak da 4.872,94 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının basiretli tacir gibi davranmadığını, kendi tespit ettiği iş programının gerisine düştüğünü, işi zamanında bitiremediğini, gecikme cezası yaptırımının hukuka uygun olduğunu, sözleşme dışı imalatlar için idarenin talebinin olmadığını, proje dışına çıkılmaması hususunda uyarıldığını, sözleşme dışı imalatları kabul etmediklerini, bakiye hakediş alacağı üzerine birçok icra dairesinden haciz/bloke uygulandığından bu ödemenin yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.02.2017 tarihli ve 2016/248 Esas, 2017/89 Karar sayılı kararı ile her iki belediye başkanlığı arasındaki ödeme programının aksaması ve davacının alması gereken hakedişleri zamanında alamamasından kaynaklı gecikmede davacı tarafın kusurunun bulunmadığı, uygulanan cezai işlemin hukuki dayanağının bulunmadığı, davacının diğer talepleri hakkında düzenlenen bilirkişi raporları yeterli açıklıkta olup keşifte tespit edilen hususlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 10.02.2017 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. (Kapatılan) Hukuk Dairesince, hakedişe giren fiyat farkı ve cezai şart kalemlerine usulüne uygun bir itirazda bulunmadığından bu istek kalemleri yönünden davanın reddi gerektiği, sözleşmeden kaynaklanan iş bedeli ve ilave iş bedeli yönünden; götürü bedel eser sözleşmesinde ilave işlerin %10'una kadar sözleşme fiyatlarıyla hesaplanacağı Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21. maddesinde düzenlendiği, fazla işlerin hesaplama yönteminin ise Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 22. maddesinde gösterildiği, mahkemece hükme esas alınan iş bedeli yönünden yapılan hesaplamanın denetime elverişli olmadığı, aralarında kesin hesap uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınarak Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin ilgili hükümleri değerlendirilmek suretiyle, sözleşme götürü bedel olduğundan %10'una kadar artışlarda sözleşme fiyatıyla kalan kısım ise şartnamenin ilgili hükümleri doğrultusunda hesaplanarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle sair temyiz itirazları reddedilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davanın kısmen kabulüne, fazladan yapılan imalat ve dava konusu iş bedeline ilişkin bakiye alacak toplamı 27.790,33 TL’nin geçici kabul tarihi olan 03.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davacının fiyat farkı ve cezai şart ödenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişinin sadece sözleşme bedelinin %10’unu isteyebileceği şeklinde açıkça bozma ilamına aykırı hatalı rapor düzenlediğini, bozmadan önce alınan raporda alacaklarının 157.757,00 TL olarak hesaplandığını, fazladan yapılan işlerin hesabında Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 21 ve 22. maddelerine uygun hesaplama yapılmadığını, uygulama projesi incelendiğinde tüm fazla imalatların projesi dışındaki imalatlar olduğunun açık olduğunu, bakiye alacaklarının hesaplanmadığını beyan etmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; raporda onaylı proje üzerinden değil bilgisayar programındaki hayali uygulamaya dayalı proje üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, iş artışı olmadığını, hakedişlerde davacının itirazının bulunmadığını, esas alınacak kayıtların hakedişlerdeki metraj ve işler olduğunu, yasal sürede ihaleyi sonuçlandırmayan yüklenici eksik imalât yaptığı halde alacaklı çıkarıldığını, davacının yüklendiği yapımda proje dışı imalât olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli ve ilave iş bedeli istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde 40.000,00 TL sözleşmeden kaynaklanan bakiye iş bedeli ve 10.000,00 TL ilave iş bedeli talep etmiştir. Bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda davacının yaptığı iş bedeli belirlenerek davalı tarafından yapılan ödeme düşülerek davalıdan 157.757,62 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, gizli ayıplı imalâtların bedeli düşülerek neticeden davacının talep edebileceği alacak miktarının 126.677,27 TL olduğu rapor edilmiştir. Davacı taraf ise 10.01.2017 tarihindeki ıslah dilekçesinde; bakiye iş bedeli ve ilave iş bedeli talebini 126.677,27 TL üzerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin bozma kararında; hükme esas alınan rapordaki iş bedeli yönünden yapılan hesaplamanın denetime elverişli olmadığı belirtilerek sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21. ve 22. maddesindeki hükümleri değerlendirilerek sözleşme götürü bedel olduğundan %10'una kadar artışlarda sözleşme fiyatıyla, kalan kısmın ise şartnamenin ilgili hükümleri doğrultusunda hesaplanarak karar verilmesi yönünden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda bozmada belirtildiği şekilde hesaplama yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu halde mahkemece yapılacak iş; sözleşmenin götürü bedelli olduğu gözetilerek yapılan işin fiziki oranı belirlenip eksik ve kusurlarla birlikte bulunan oranın tüm imalat bedeline oranlanarak davacının hak ettiği bedelinin hesaplanması, bu bedelden yapılan ödemeler düşülerek sözleşme kapsamındaki imalatlar yönünden bakiye iş bedeli alacağının hesaplanması, sözleşme dışı ilave işler yönünden de; Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 21. ve 22. maddelerinin dikkate alınarak önceki bozmada belirtildiği üzere, sözleşme dışı ilave işlerin ne miktar iş artışına yol açtığının belirlenmesi ve %10 kapsamında kalan iş artışı bedelinin sözleşme fiyatlarıyla, %110’u aşan kısım yönünden ise iş sahibinin yararına olan imalatların bedelinin işin yapıldığı tarihteki mahalli serbest piyasa rayiçleriyle hesaplanması suretiyle ek rapor alınarak davacı alacaklarının hüküm altına alınmasından ibarettir. Mahkemenin izah edilen kurallara aykırı kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının taraflar yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
12.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.