Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3801 K.2025/449

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3801 📋 K. 2025/449 📅 11.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2023/3801 E.  ,  2025/449 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1253 E., 2023/585 K.
Danışmanlık San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
...
vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/767 E., 2019/668 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ...ile davalı vekili Avukat ...ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 04.03.2014 tarihli personel taşıma sözleşmesinin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğini, genel işlem koşulu niteliğindeki maddeye dayanılarak sözleşmenin feshedilemeyeceğini ileri sürerek, 10.000,00 TL fiili zarar bedeli, 10.000,00 TL kâr mahrumiyeti ve 50.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından usulüne uygun ve haklı bir şekilde feshedildiğini, TBK kapsamında davacının genel işlem koşullarının koruyucu hükümlerinden yararlanmasının hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri incelendiğinde, genel işlem koşullarına ilişkin şartların somut olay bakımından uygulanmayacağının anlaşıldığı ve sözleşmenin sözleşme özgürlüğü ilkesine uygun olarak tanzim edildiği, sözleşmenin feshinin sözleşmede düzenlenen koşullara uygun olduğu, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının uzun yıllardan beri taşıma konusunda faaliyet gösteren bir şirket olmasına göre sözleşmeleri basiretli bir iş adamı gibi davranarak incelemiş olması gerektiği, fesih bildirim tarihine kadar davacının sözleşme metnine itiraz etmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça birçok hukuki ilişkiye uygulanmak üzere hazırlanmış sözleşme olmayıp sadece taraflar arasındaki bir tek ilişkiye özel düzenlenmiş bir sözleşme niteliğinde olduğu, sözleşmeye göre fesih halinde herhangi bir gerekçenin davalıya bildirilme zorunluluğu bulunmadığı, kaldı ki dosya içerisindeki davacı hizmetinden yararlanan personelin sözleşmenin ilk döneminde başlayan şikayetlerinin sözleşmenin yenilendiği tarihten sonra da devam ettiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın temel noktasının sözleşmenin sona ermesine ilişkin 14. maddesinin yorumlanması olduğunu, davalı tarafın fesih iradesinde hiçbir sebep göstermediğini, ceza tutanaklarının fesih için yeterli sebep olmadığını, zaten sözleşmenin süre sonunda yenilendiğini, feshin olağanüstü fesih niteliğinde olup, haklı nedene dayanması gerektiğini, genel işlem koşulu niteliğindeki sözleşme maddesinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, feshin haksız olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.