Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1538 K.2025/441
6. Hukuk Dairesi 2023/1538 E. , 2025/441 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1996 E., 2022/431 K.
DAVACI-BİRLEŞEN
DAVALI-BİRLEŞEN
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/4 E., 2019/149 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşma talebinde bulunan asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili Avukat ...ile asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Avukat ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 23.11.2015 tarihli sözleşme ile Meriç Nehrinin Edirne-Karaağaç mevkinde polietilen kılıflı 4 inç çelik boruların yönlendirilebilir yatay sondaj sistemi ile nehir tabanı altından nehrin karşısına çekilmesi işini üstlendiğini, çekilecek boru çapı sözleşmede 4 inç yazmasına rağmen davalı iş sahibi tarafından çalışma sahasında davacı yükleniciye 6 inç çaplı çelik borular verilip bu borularla işi tamamlamasını istediğini, ayrıca davalı iş sahibinin çalışma sahası zemin etüdü raporu olarak yükleniciye Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılan ...köprü inşaatına ait jeolojik zemin etüd raporunu sunduğunu, bu nedenle çalışma sırasında HDD ekipmanına ait mud motorunun kırılarak yer altında kalması ile davacının saha zemininin kendisine verilenle uyuşmadığını anlaması üzerine davalı iş sahibinden çalışma sahası için zemin etüdü yapmasını istediğini, talebin reddi üzerine DSİ’ye ait fakat bu sefer geçiş sahasına yaklaşık 100 metre mesafedeki jeolojik etüd raporunu incelediğini ve geçiş sahasının bağlayıcısı olmayan sıkı kum olduğunun öğrenilmesiyle durumu davalı iş sahibine bildirdiğini, bunun üzerine davalı iş sahibinin davacı yüklenicinin Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş....Şubesinden 01.12.2015 tarih ve 106-C5-1709 sayılı 140.000,00 TL bedelli ve bu iş için kendisine verilmiş teminat mektup bedelini davacıya herhangi bir ihtarda bulunmadan 25.12.2015 tarihinde bankadan tahsil ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla davalıya verilen teminat mektubunun davalı tarafından paraya çevrildiği 25.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya EPDK denetim firması tarafından onaylanan Meriç Nehrinin yatay sondaj projesinin verildiğini, bu projede geçişin yapılacağı zemin yapısı ve geçiş ile ilgili teknik detayların mevcut olduğunu, bu projede geçişin hangi eğimle yapılacağı ve kaçıncı metresinde hangi derinliğe inileceği, ayrıca bu derinlikte zemin yapısı hakkında net bilgi verildiğini, ayrıca müvekkili şirketin yatay sondaj yapılacak noktanın hemen yanı başında inşaatı devam etmekte olan karayolları köprüsüne ait zemin etüt raporlarını da teslim ettiğini, davacının ihale aşamasında zemin şartları değişse bile her türlü zemin şartlarında geçişin ilk teklif fiyatı ile yapılacağını yazılı olarak teyit ettiğini, taraflar arasında 23.11.2015 tarihinde sözleşme imzalandığını, 01.12.2015 de yer teslimi yapıldığını, davacı şirketin 09.12.2015 tarihinde gerekli ekip ve donanımını sahaya mobilize ederek işe başladığını ancak 19.12.2015 tarihinde yapım sözleşmesi ve eklerine aykırı olarak davacının işi durdurduğunu ve ekipmanları taşıdığını, durumun EPDK müşavir firması gözetiminde tespit edildiğini, davacıya 21.12.2015 tarihinde Beyoğlu 48. Noterliğince gönderilen ihtar ile tekrar sahaya dönmesi için ihtarname çekildiğini, ancak davacının aynı gün cevap vererek işe dönmeyi reddettiğini, bunun üzerine 30.12.2015 tarihli Beyoğlu 48. Noterliği 171001 sayılı ihtarnamesi ile sözleşmenin 22. maddesi gereğince sözleşme konusu işin nam ve hesabına yaptırılacağının belirtildiğini, işin yarım bırakılması nedeniyle yapım sözleşmesinin kesin teminata ilişkin hükümler başlıklı 10.1.1. maddesi uyarınca teminat mektubunun irad kaydedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. BİRLEŞEN DAVA
Davacı iş sahibi birleşen dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın 21.12.2015 tarihli IG-15/16 sayılı yazıları ile işe son verildiğini belirterek, sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, bu nedenle davacı şirket tarafından Beyoğlu 48. Noterliği'nin 30.12.2015 tarih ve 171001 yevmiye no.lu ihtarnamesinin gönderilerek yapım sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile sözleşme konusu işlerin sözleşmenin 22. maddesi gereği başka bir firmaya yaptırılacağının ihtar edildiğini ve akabinde başka bir firma ile anlaşma imzalandığını ve 02.03.2016 tarihinde düzenlenen geçici kabul belgesi işin ifa edildiğini, ancak işin davalı şirketin kusuru nedeniyle geciktiğinden bu süre zarfında söz konusu alana tankerler ile sıkıştırılmış doğalgaz (CNG) taşınmak zorunda kalındığını belirterek 521.858,43 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
IV. BİRLEŞEN DAVA CEVAP
Davalı yüklenici vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda mühendislik şirketlerinin sondaj verilerini değerlendirirken jeolojik ortamın hangi dayanımda ne tür zemin içereceğini anlaması ve kestirmesi gerektiği, davacıya verilen karayollarının işi olan zemin etüd raporunun doğalgaz geçiş güzergahı boyunca hazırlanan rapor ile farklılık göstermesinin mümkün olduğu, karayolları için yapılan sondajları değerlendiren mühendislik şirketinin borulama yapacağı ortamın zemin özellikleri açısından son derece karmaşık olduğu, ilerlemesi boyunca sürekli değişkenlik göstereceğini anlaması gerektiği, boru çapının 4 inçten 6 inçe çıkarılmasının yapılacak testlerin cinsini değiştirmediği, sadece boruların basınç altında kalış sürelerini uzattığı, boru çapının değişmesinin davacının işi yapamaması ve bırakması için teknik olarak geçerli bir gerekçe olmadığı, yüklenicinin kusuru sebebiyle sözleşmenin feshedilmesinden sonra aynı işin ihalesinin, aynı bedel ve aynı şartlarla dava dışı Brotec şirketi ile imzalanan 04.01.2016 tarihli sözleşme ile yaptırıldığı, 4 yerine 6 inçlik boru çapıyla yapılarak 02.03.2016 tarihinde iş sahibi davalıya teslim edildiği, böylelikle sıkıştırılmış doğalgaz tedariki süresinin 02.03.2016 tarihine kadar uzadığı, normal iş planı çerçevesinde tüketicilere 30 gün süre içerisinde sıkıştırılmış doğalgaz tedarik edilmesi gerekirken davalı firmanın kusuru ve haksız fesih nedeniyle bu sürenin 62 gün daha uzadığı, sözleşmenin 9.3 maddesinde; işin tamamlanmaması sebebiyle iş sahibinin yüklenicinin işine son verip işleri yüklenici hesabına başkalarına yaptırılabileceği, bu durumda yüklenicinin iş sahibinin her türlü zararını ve masrafını karşılamakla yükümlü olduğu, boru hattından doğalgaz alınamaması nedeniyle yerine ikame edilen sıkıştırılmış doğalgaz nakli nedeniyle oluşan farktan kaynaklanan zarar tutarının KDV dahil 411.859,91 TL olduğu, tazmin edilen 140.000,00 TL'lik teminat mektubu bedelinin düşümü neticesinde iş sahibi davacının birleşen davada talep edebileceği tazminat miktarının 271.859,93 TL olduğu belirtilerek asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 271.859,93 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı yüklenici vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacı – birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Sözleşmede 4 inç çaplı çelik borularla işin yapılması kararlaştırılmasına rağmen 6 inçlik boru döşenmesinin talep edildiğini, bu nedenle işin yapılmadığını,
b. Birleşen davada taşıma gaz bedelinin Natürel Gaz Şirketine ödediğine dair davalının delil ibraz etmediğini, davalı tarafça gününden sonra sunulan delile muvafakat etmediklerini, davalının birleşen davasını ispat edemediği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl dava haksız gelir kaydedilen teminat mektubu bedelinin tahsili; birleşen davada ise iş süresinin uzaması nedeniyle ödenmek zorunda kalınan sıkıştırılmış doğalgaz bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Yargılama aşamasında alanında uzman bilirkişi kurulundan alınan raporun denetime açık, uyuşmazlığı kavrayıcı ve açıklayıcı olduğu, boru çapının büyütülmesinin projenin yapılabilirliğini etkileyici ciddi bir değişim olarak kabul edilemeyeceği, sözleşmenin eki teknik şartnamenin 4 üncü maddesinde işçilik açısından kaynak için gerekli personelin küçük çaplı borularda (4 inç - 10 inç dahil) tek kaynakçı tarafından yapıldığının belirtildiği, aynı maddede bu çap aralığında ekip sayısının da değişmediğinin açıkça gösterildiği, yine 4 inç ve 6 inç çaplarında ve aynı et kalınlığındaki boruların kaynağında kullanılacak elektrod çaplarının, dolgunun da değişmeyeceğinin belirtildiği, boru çaplarının değişiminin yapılacak testlerin cinsini de değiştirmediği anlaşıldığından bu nedenle davacının işi bırakmasının yerinde olmayıp temyiz itirazlarının reddi gerektiği gibi birleşen davada davacı iş sahibinin davasını açarken sıkıştırılmış doğalgaz satın aldığına dair dava dışı Natürel Gaz ...AŞ tarafından düzenlenen faturaları ibraz ettiği, sıkıştırılmış doğalgaz fark bedeline dair hesaplama tablosunu sunduğu, bilirkişi raporu ile de birleşen davaya ilişkin denetlenebilir hesaplama yapıldığı anlaşıldığından davacının temyiz sebepleri yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl davada davacı–birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.SONUÇ
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan asıl davada davalı-birleşen davada davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-birleşen dava davalısından alınarak davalı-birleşen dava davacısına verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.