Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/450 K.2025/412

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/450 📋 K. 2025/412 📅 10.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2024/450 E.  ,  2025/412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1567 E., 2023/1267 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/452 E., 2020/54 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ile "...İli, Kırsal Turizmin Geliştirilmesi kapsamında 15 adet Pazar Standı, 11 adet satış standı, 37 adet pazar tezgahı ve zemin için 740 mt. Kilit Parke Taşı Yapım işi" ihalesine ilişkin 20.04.2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, davalının tek taraflı olarak projede değişiklik yaptığını, davacının itiraz etmeden işe başladığını, bedelsiz olarak fazladan imalat yapılmasına rağmen davalının eksiklik iddiasında bulunduğunu, imalât ve montajların yapıldığını, eksik ve ayıp iddiasının yerinde olmadığını, 26.09.2017 tarihinde işin kabulünün yapılmasını istediklerini, müvekkilinin 26.09.2018 tarihli hakediş talep ve geçici kabul dilekçesi üzerine, 242.050,00 TL + KDV'lik hakediş hazırlandığını, yasal kesintiler yapıldıktan sonra 27.10.2017 tarihinde müvekkiline 271.221,87 TL ödeme yapıldığını, geçici kabul yapılmadığından kabul noksanlıkları için 12.102,50 TL'nin müvekkili hesabından kesildiğini, geçici kabul komisyonunca işin % 97'lik kısmının tamamlandığının tespit edildiğini, müvekkilinin 20.07.2018 tarihli dilekçesi üzerine denetim elemanlarınca 21 ve 23.07.2018 tarihlerinde inceleme yapıldığını ve deformasyonların giderilmediğine dair tutanak tutularak 10.09.2018 tarih 26124 sayılı yazı ile 11.09.2018 tarihinde müvekkiline tebliğ edilerek 10 gün içerisinde eksikliklerin giderilmemesi halinde fesih işlemlerinin başlatılacağının ihtar edildiğini, sözleşmenin fesih işlemlerinin başlaması için verilen olur kararı ve bu kararın tebliğine ilişkin 02.10.2018 tarihli yazı ile davalı Belediyenin yaptığı tüm haksız eylem ve işlemlerden kaynaklı sözleşmenin haksız feshedildiğini belirterek, bu haksız fesih kararının iptali ile bu iptale dayalı olarak sözleşme bedelinin eksik ödenmiş bölümü ile 16.338,34 TL haksız irat kaydedilen teminat tutarının, 12.102,50 TL haksız geçici kabul kesintisi olmak üzere toplam 28.440,84 TL alacağın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı kurum tarafından gerçekleştirilen sözleşmenin feshi işleminin bir idari işlem olduğunu, sözleşmenin feshinin iptali işlemi için de idare mahkemelerinde tam yargı ve iptal davası açıldığını, Asliye Hukuk Mahkemelerinin sözleşmenin feshinin iptaline yönelik karar vermelerinin mümkün olmadığını, tam yargı davası, idari işlem veya eylemin özelliklerine göre Danıştay, idare veya vergi mahkemesinde açılabilen bir idari dava türü olduğunu, hakları ihlal eden idari işleme karşı iptal davası için öngörülen dava açma süresi içerisinde doğrudan tam yargı davası açılabileceğini, davacının taleplerinin anlaşılamadığını, hem sözleşmenin feshi nedeniyle tazminat talep ettiğini hem de sözleşme feshinin iptalini talep ettiğini, taleplerinin hukuki anlamda ve yargı kolu bağlamında çeliştiğini belirterek, davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, davalı idare sözleşmenin feshinde haklı olduğu için davanın esas yönünden de reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin ifasında, davacı yüklenici en son 02.07.2018 tarihli yazısı ile eksik işleri tamamlayacağını davalı idareye bildirmek suretiyle 02.07.2018 tarihi itibariyle eksik iş bulunduğu bildirdiğinden, davacı yüklenicinin sözleşmeyi tam ve eksiksiz olarak süresinde ifa edemediği, her ne kadar davalı idarenin sözleşmeyi fesih hakkı bulunduğu ve sözleşmeyi de feshettiği görülmüşse de, taraflarca imzalanan geçici kabul tutanağında işin % 97' sinin tamamlandığının kabul edildiği, bilirkişi raporunda da taraflarca kararlaştırılan eksik işlerin geçici kabul ve kullanıma engel olmadığının tespit edildiği, imalâtın getirildiği seviye itibarıyla büyük oranda sözleşmenin tamamlandığı, fesihten söz edilmesinin TMK'nın 2. maddesi hükmünce iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı ve sözleşmenin tasfiyesi hükümlerine göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... Başkanlığınca sözleşmenin haksız fesh edildiğinin tespitine, geçici kabul tutanağında yer alan eksikliklerin 30 gün içinde sözleşme bedelinin % 5'i tutarındaki bir bedel ile giderilebileceği, bu itibar ile de davacı idarece yüklenici tarafından tamamlanmayan işin tamamlanması süresi için öngörülen 30 günlük gecikme cezası tahakkuk ettirilebileceği, bu itibar ile eksik iş bedelinin 12.102,50 TL, gecikme cezasının 2.178,45 TL olduğu, 12.102,50 TL'lik eksik iş bedelinin davacının 1 nolu hakedişinden kesildiği, 2.178,45 TL'lik gecikme cezası davacı yüklenici tarafından ödenmemişse de, 16.338,34 TL'lik teminat mektubunun davalı idare tarafından nakde çevrildiği, gecikme cezası bedelinin nakde çevrilen teminat mektubundan mahsubu ile bakiye 14.159,89 TL'nin davacı yükleniciye iade edilmesi gerektiği, davacının tüzel kişi tacir olduğu işin davacı açısından ticari olduğu, bu bedel için dava tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesi gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklandığı, haksız fiilden kaynaklanan kişilik haklarına karşı yapılan tecavüz neticesinde mağdurda acı, elem ve üzüntü şeklinde görülen zarar meydana getirmediği gerekçeleriyle davacının alacak davasının kısmen kabulü ile 16.338,34 TL irad kaydedilen teminat bedelinden 2.178,45 TL gecikme cezası mahsup edilerek, bakiye 14.159,89 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ispatlanamayan 12.102,50 TL geçici kabul kesintisine ilişkin talebinin reddine, davacının yasal koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yüklenicinin dava konusu işe ait eksikleri gidermediğini, kusurları düzeltmediğini, hava şartlarına da bağlı olarak malzemedeki deformasyonların arttığını, eksik ve kusurlar geçici kabul komisyonunun çizdiği yönde giderilmediğinden işin teslim alınmasını engeller nitelikte olduğundan işin tamamlandığından bahsedilemeyeceğini, Geçici Kabul Tutanağında makamın onayı alınmamış bir işin Geçici Kabulünün yapıldığından bahsedilemeyeceğini, YİGŞ.' ne göre geçici kabulün yapılabilmesinin ve işin teslim alınmasının, işin % 100 tamamlanması ile mümkün olacağını, süreç içinde işe ait stand ve tezgahlarda artan deformasyonların da yükleniciye bildirildiğini, fakat yüklenicinin bu deformasyonları gideremediğini, dolayısıyla tespit edilmiş eksik ve kusurların giderilmemesinin yanında ilerleyen süreçte ortaya çıkan deformasyonlar sonucu işteki son durum itibariyle sözleşmenin tamama erdiğinden bahsedilemeyeceğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesi gereği, yüklenicinin işin şartnamesindeki malzemeyi ve de standartlarına uygun olan malzemeyi kullanmak üzere ve ayrıca süreç içinde ortaya çıkacak kusurları da işin kesin kabulü yapılmış olsa bile 15 yıla kadar düzeltmek üzere taahhüt verdiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti ve alacak, manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun denetime elverişli olduğu, somut dava bakımından 29.11.2017 tarihli geçici kabul tutanağında dava konusu işin % 97 oranında tamamlandığının tespit edildiği, 11.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda % 97 oranındaki tamamlanma oranının kabule engel olmadığı anlaşılmış, verilen kararda hukuka aykırı bir yön bulunmamıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.