Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3025 K.2025/396
6. Hukuk Dairesi 2023/3025 E. , 2025/396 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/371 E., 2023/76 K.
ASIL DAVADA DAVACI : ...Turizm İnş. ve San. Ltd. Şti.'ni temsilen ... vekili Avukat ...
DAVALI-BİRL. DVD. DAVACI : İçişleri Bakanlığı-... vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DAVADA
DAVALILAR : 1-...Turizm İnş. ve San. Ltd. Şti. vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ... 3-... 4-... vekilleri Avukat ... 5-... vekili Avukat ... 6-... 7-... 8-...
Mahkeme kararı birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı yüklenici şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1. Asıl davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; Ardahan-Köprülü Jandarma Karakol binası ile lojman inşaatının ihalesinin müvekkili yüklenici şirket tarafından alındığını, davalı tarafça 23.11.1999 tarihinde sözleşmenin feshedilerek kesin hesabın çıkarılıp yükleniciye ödenmesi istenmiş ise de 1998 yılı birim fiyatlarına göre hesaplama yapıldığını, halbuki hesaplamanın 1999 yılı birim fiyatlarına göre yapılması gerektiğini, 1999 yılı Kesin Hesap Fişi'ne göre 48.823.222.564 ETL alacaklı olduğunu, 1998 yılı birim fiyatlarına göre hesaplanan paranın da ödenmediğini ileri sürerek 48.823.222.564 ETL ile uğramış oldukları 10.000.000.000 ETL zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; Ardahan-Köprülü Jandarma Karakol binası ile lojman inşaatı işinde davalı yüklenici tarafından yapılan imalatların kusurlu olduğunu, inşaatların yıkılıp yeniden yapılması gerektiğini, işi yapan davalı yüklenici şirket ile birlikte böyle bir inşaat için ödeme yapılmasına ve hazine zararına sebebiyet veren hakedişlerde imzası bulunan kontrol teşkilatı elemanları diğer davalıların da sorumlu olduklarını ileri sürerek davalı yükleniciye ödenen hakediş bedelleri ile işten dolayı meydana gelen hazine zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile inşaatların yıkılıp yeniden yapılması gerektiğini, ayıplı imâl edildiği ileri sürülen binaların yıkım masraflarının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada, davalılar vekilleri davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.04.2016 tarihli ve 2010/219 Esas, 2016/270 Karar sayılı kararı ile, asıl dava yönünden; davacı yüklenicinin kusuru nedeniyle ortaya çıkan etriye sıklaştırmasının binanın her noktasında yapılacağı ayrıca deprem yönetmeliğine uygunluğun sağlanması için güçlendirmenin ekonomik olmayacağı, binanın yıkılıp yeniden yapılması gerektiği, binanın yeniden yıkılıp yapılmasında %30 oranında davalı idarenin %70 oranında davacı yüklenicinin sorumlu olacağı, yapılan ödemelerde dikkate alınarak %73,90 seviyesinde olan binadaki imalatlardan dolayı müteahhit alacağının olmadığı ve fesih işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden; hizmet binasının yüklenici tarafından gerçekleştirilen bölümünün 82.186.170.136 ETL olarak hesaplandığı kusur oranı (%70) esas alınarak 57.530,32 TL'nin davalı yükleniciden tahsili gerektiği, diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden dava konusu hizmet binasındaki kusurlu imalatların gizli ayıplı imalatlar niteliğinde olduğu, bu imalatlardaki kusurları yapım aşamasında belirlemelerinin mümkün olmadığı gerekçesi ile birleşen davada idare elemanları aleyhine açılan davanın reddine, yüklenici aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dava yönünden yüklenici vekili, birleşen dava yönünden iş sahibi idare vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 19.04.2021 tarihli ve 2021/386 Esas, 2021/1780 Karar sayılı kararıyla; asıl dava davacısı birleşen dava davalısı yüklenicinin tüm temyiz itirazlarının reddine; birleşen dava davacısı iş sahibinin temyiz itirazları yönünden, dosya kapsamındaki 13.11.2015 tarihli inşaat mühendisi raporu incelendiğinde; hizmet binasında yüklenicinin kusuru nedeniyle ortaya çıkan etriye sıklaştırmasının binanın her noktasında yapılacağı ayrıca deprem yönetmeliğine uygunluğun sağlanması için güçlendirmenin ekonomik olmayacağı, binanın yıkılıp yeniden yapılması gerektiği, tasfiye aşamasında hizmet binasının güçlendirme projesi uygulanarak standartlara uygun hale getirilebileceği belirtilmekle yüklenici tarafından tasfiye aşamasına kadar yapılan imalatların ayıplı olduğunun anlaşıldığı, yüklenici tarafından yapılan imalatlar ayıplı olmakla işin tasfiye edildiği de düşünüldüğünde idare yapıldığı yıl deprem yönetmeliğine dahi uygun olmayan ayıplı imalatları kabule zorlanamayacağı, bu durumda idarenin binanın korunmasındaki sorumluluğunu yerine getirmediğinden dolayı kusurlu olduğundan bahsedilemeyeceği, mahkemece idarenin %30 oranında kusurlu kabul edilerek hesaplanan bu bedelin idare alacağından kesilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; birleşen davada bozma ilamında belirtildiği üzere idarenin binanın korunmasındaki sorumluluğunu yerine getirmediğinden dolayı kusurlu olduğundan bahsedilemeyeceği ve idarenin kusursuz olduğu göz önüne alınarak davalı yüklenicinin %100 kusurlu olduğu ve bu kusur nedeniyle davalı yüklenici ...Turizm İnş. ve San. Ltd. Şti.'nin 82.186,18 TL'nin tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle bozma ilamı da dikkate alınarak asıl dava yönünden davanın reddi kararının kesinleştiği görülmekle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın davalı ...Turizm İnş. ve San. Ltd. Şti. yönünden kabulüne, diğer davalılar idare elemanları yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Birleşen davada davacı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde; birleşen davada kontrol teşkilatı elemanları diğer davalıların oluşan zarardan sorumlu olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Birleşen davada davalı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde; birleşen davada diğer davalıların kusursuz olduğuna hükmedilmişse de bu kişiler gerek kamu adına inşaat sözleşmesinin tarafı olarak gerekse kontrol teşkilatında görev yapmaları nedeniyle inşaat aşamalarında müvekkili firmanın kusurlu imalatları hakkında gerekli tespitleri yapmamaları ve kusurlu imalata rağmen hak edişleri ödemeleri nedeniyle kusurlu olduklarını, tüm kamu zararının müvekkili firmaya yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava; eser sözleşmesi kapsamında bakiye iş bedeli alacağının ödenmesi, birleşen dava; ödenmiş olan iş bedelinin istirdadı, yeniden yaptırılan imalat ve ihzarat malzeme bedellerinin tahsili ile ayıplı imâl edildiği ileri sürülen binaların yıkım masraflarının tahsili istemine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Birleşen davada davacı Bakanlık harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden birleşen davada davalı şirkete yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.