Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3143 K.2025/400

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3143 📋 K. 2025/400 📅 06.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2023/3143 E.  ,  2025/400 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/925 E., 2023/503 K.
DAVACILAR : 1-Mütevaffa ... Mirasçıları a. .. b. ... vekilleri Avukat ... 2-...3-Bora-1 Turizm İnşaat Emlak Tekstil Otomotiv Pazarlama İnşaat Malzemeleri Gıda İlaç İmalat Pazarlama San ve Tic. Ltd.Şti. vekilleri Avukat ...
TEMLİK ALAN DAVACI : ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/442 E., 2021/170 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında ... ili,... ilçesi, 272 adet konut, ticaret merkezi, 8 derslikli ilköğretim okulu, cami şadırvan, adaiçi genel altyapı ile çevre düzenlemesi inşaat işinin yapımı konusunda 06.11.2008 tarihli sözleşme yapıldığını, inşaat %78,50 oranında tamamlandıktan sonra davalı kurum tarafından 14.08.2009 tarihinde sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, davalı aleyhine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/729 E. sayılı dosyasında hakedişten kaynaklanan alacak davası açıldığını ve alacağının hüküm altına alındığını, müvekkilinin aşkın zararı bulunduğunu, şayet hak edişlerini zamanında alıp işe devam etseydi elde edeceği bedelin çok daha yüksek olacağının açık olduğunu, müvekkilinin işi bitirmek için alacaklı olduğu firmaya çek ve senetler vererek karşılığında malzeme aldığını, hak edişlerin ödenmemesi nedeniyle icra takibine maruz kaldığını, faiz icra masrafları ve vekalet ücretleri ödemek zorunda kaldığını, maddî ve manevî zarara uğradığını ileri sürerek 1.000,00 TL belirsiz maddî tazminatın ve haksız fesih nedeniyle şirketin ve şirket ortaklarının uğradığı manevî zararlara karşılık olarak 300.000,00 TL manevî tazminatın haksız fesih tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsedilen vakıaların ve uğranılan zararların davacıya icra dosyasından ödenen faiz tutarının üzerinde olduğunun davada delillerle ispat edilmesi gerektiğini, yine temlik edenin bankalara olan borcunu geç ifa etmesi nedeniyle idareye sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu iş ile ilgili olarak Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.04.2017 tarihli ve 2016/479 E. 2017/297 K. sayılı kararı ile davacı yüklenicinin alacak talebinin kısmen kabulü ile 3.289.609,24 TL’nin davalıdan tahsiline dair verilen kararının Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 16.11.2017 tarihli ve 2017/1606 E., 2017/3984 K. sayılı ilamı ile kesinleştiği, davacı tarafça temerrüt faizini aşacak şekilde bedel ödediği konusunda bu bedelleri hangi sözleşme kapsamında karşıladığı veya kendisine ait hangi mal varlığından karşıladığı konusunda dosyaya detaylı bilgi ve belge sunulamadığı, davacı yüklenici firma aleyhine, 22.12.2008 tarihinden itibaren, 04.05.2009 tarihine kadar 31 adet icra dosyası ile icra takibi yapıldığı, 31 adet icra dosyasındaki talep tarihleri ve alacak miktarları dikkate alındığında davacı yüklenicinin davalı idarenin sözleşme hükümlerine aykırı davranmasından önce davacı yüklenicinin icra takipleri ile karşı karşıya kaldığı, ekonomik olarak zor duruma düştüğü, dava konusu bu sözleşmenin veya hangi sözleşmenin uygulanmasını engellediği konusunun bilinmesinin mümkün olmadığı, icra dosyalarındaki alacakların dayanak belgelerinin ne olduğunun bilinmediği, davacı yüklenicinin 2008 yılı sonundan itibaren icra takipleri ile karşı karşıya kaldığı ve ekonomik durumunda bozulmaların olduğu, yüklenicinin kesinleşen dava sonucu aldığı imalat bedeli ve temerrüt faizi bedeli dikkate alındığında dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı idarenin zamanında ödeme yapmaması nedeniyle aşkın zararın meydana gelmediği, davacının yaşananlar karşısında sözleşmenin feshi nedeniyle oluşan zararı maddi zarar olup maruz kaldığı eylemin davacının iç huzurunu bozacak nitelikte bir olgu olmadığı, manevi tazminat isteminin unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... ve ... ile ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı şirketin alacağının Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde hükmedilen miktardan fazla olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtilen bilgi ve belgelerin dosyaya intikal ettirilmesi gerektiği halde ilgili belgeler istenmediği gibi yeni bir bilirkişi raporu da alınmadığını, adil yargılama hakkının ihlal edildiğini, davacı şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşmeden yaklaşık 40 gün sonra icra takipleri ile karşı karşıya kalmış olsa dahi davacı şirketin mevcut işin büyük çoğunluğunu bitirdiğini, davacı şirketin ve şirket ortaklarının uğradığı maddi zararın yanı sıra ticaret hayatında sözleşmenin haksız feshi nedeniyle düştükleri durumla birlikte manevi zararlarının da olduğunu, müvekkillerin murisinin saygınlığının ve ticari itibarının zedelendiğini, şirketin diğer ortağı olan davacı ...'nin kalp krizi geçirdiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin haksız feshi kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun, ... ve ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
06.02.2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.