Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/140 K.2025/309
6. Hukuk Dairesi 2024/140 E. , 2025/309 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1450 E., 2023/1271 K.
vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DAVA BURSA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2019/573 E. - 2020/459 K.
vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/757 E., 2021/96 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında tek kullanımlık bardak alım sözleşmesi bulunduğunu, davalı edimlerini yerine getirmediğinden sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağının tahsili için Bursa 19. İcra Dairesi’nin 2018/14043 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, yapılan takibe davalı borçlunun yaptığı itirazının iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında tek kullanımlık bardak alım sözleşmesi gereğince istenilen özelliklerde ürünlerin imalatı yapılarak davalı tarafa teslim edildiğini belirterek, davalı ile aralarındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağa ilişkin başlatılan icra takibine davalının haksız itirazının iptalini, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın teslim aldığı ürünlerin bedellerini ödemekte geciktiğinden cezai şart isteyemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle beraber cezai şart miktarının belirlenmesinde önem arzettiğini, haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddi ile birlikte davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmektedir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa borcu bulunmadığını aksine davacı taraftan alacaklı olduğunu, haksız ve kötüniyetle açılan davanın reddi ile birlikte davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmektedir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacının sözleşmeye aykırı olarak mal bedellerini ödenmemesi nedeniyle davalı tarafın ürün vermemiş olması sözleşmeye aykırılık olmadığından sözleşmede ön görülen cezai şartın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davada davalı yönünden açılan davanın reddine, birleşen dava yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıdan takip tarihi itibariye 104.496,61 TL asıl alacak tutarında alacaklı olduğu, takip öncesi işlemiş faiz yönünden takipten önce temerrüt olgusu ispatlanamadığı gerekçesiyle, birleşen davada davalı yönünden açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflarınca sözleşmenin ihlal edildiğine yönelik mahkeme değerlendirmesini kabul etmediklerini, talep edilen ürünlerin tesliminin davalı tarafça yapılmadığını, vadesinde ödenmeyen alacağın bulunmadığını, ödemelerin ağırlıklı olarak çek ile yapıldığını, çekle ödemeye davalı tarafından itiraz edilmeyerek ödeme olarak kabul edildiğini, çekin ödeme aracı olması nedeniyle davalının ödeme almadığından bahisle cezai şarttan sorumlu olmayacağının kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ticari ilişkinin bir bütün olarak değerlendirilmediğini, cezai şart taleplerinin incelenmediğini, sözleşmenin 6/b ve 7/c maddeleri gereğince hesaplanan cezai şart bedellerini ödemekle yükümlü davalının alacağının mahsubu halinde dahi borçlu olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı cezai şart alacağının tahsiline, birleşen davada ise bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
1.Asıl dava yönünden incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Birleşen davaya ilişkin davalı vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; dosya içeriğine göre Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14367 sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhinde 104.496,61 TL asıl alacak ve 3.177.84 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 107.674,45 TL alacak için takip başlatılmış, mahkemece asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmiş olup, davalı yönünden kabul edilen kısım Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı- birleşen davalı vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Asıl dava yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Fazla yatırılan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.