Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4313 K.2025/292

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4313 📋 K. 2025/292 📅 03.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2023/4313 E.  ,  2025/292 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/260 E., 2023/305 K.
DAVA TARİHİ : 30.01.2018
HÜKÜM/KARAR : Ret
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; eski arsa maliklerinin ... Ltd. Şti. ile imzaladığı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini gayrimenkulle birlikte müvekkiline devrettiklerini, yüklenici şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle açılan davada sözleşmenin geriye etkili feshine dair verilen kararın kesinleştiğini, yükleniciye avans niteliğinde verilen 10 parsel 2 Blok 9 no.lu bağımsız bölümün davalıya devredildiğini, inşaatın yapımı için anlaşma yapılan ... firması ile davalının anlaşmadığını, yeni yüklenicinin müvekkiline inşaatçı ipoteği davası açtığını, müvekkilinin maddi zarara uğrama riski bulunduğunu, tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı mevcut yolsuz tescilinin iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bağımsız bölümün davacıya ait olacağına dair sözleşmede düzenleme bulunmadığını, taşınmaz arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshinden sonra dava dışı ... Şirketine devredildiğinden yolsuz tescil iddiasının gerçeği yansıtmadığını, vekilleri aynı olan ...’ın davalıya danışıklı olarak dava açtığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli, 2019/949 E., 2021/195 K. sayılı kararı ile arsa malikleri ile yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine dair verilen kararın kesinleştiği, yükleniciye sözleşme uyarınca verilen bağımsız bölümün avans niteliğinde olup, yükleniciden bağımsız bölüm satın alan 3. kişilerin mülkiyet iktisap edebilmeleri için yüklenicinin arsa malikine karşı yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmesi gerektiği, somut olayda davalının tamamlanmamış bağımsız bölüm satın aldığından yüklenicinin edimini yerine getirdiğinde hak kazanacağını bildiği, TMK’nın 1023. maddesinden yararlanamayacağı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince, davalı kesinleşen mahkeme kararı ile feshine karar verilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında dava dışı yüklenici şirkete avans olarak devri yapılan tapu payını yükleniciden satın alan kişi olup, davayla talep edilen bağımsız bölümü davacı arsa sahibine iade etmekle yükümlü olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2021/1295 E., 2022/1904 K. sayılı ilamı ile davalı vekili, davacı arsa maliki ile dava dışı yüklenici ... Ltd. Şti. arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/362 E., 2012/446 K. sayılı ilamıyla feshine karar verilmesine rağmen devam ettiğini, fesihten sonra da arsa maliki davacı tarafından yükleniciye bağımsız bölüm devri yapıldığını, feshin muvazaalı olduğunu iddia etmiş olup, mahkemece bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan hüküm kurulduğu, mahkemece, davacı iddiaları araştırılarak arsa maliki ile yüklenici arasında kesinleşen fesih kararına rağmen sözleşme ilişkisinin ve işin yapımının fiilen devam edip etmediği, inşaatın dava dışı yüklenici ... Ltd. Şti. tarafından tamamlanıp tamamlanmadığı hususları incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği belirtilerek karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak, feshe ilişkin davanın, davalısı dava dışı yüklenicinin savunma yapmadığı, kararı temyiz etmediği, bilirkişi raporlarına itirazda bulunmadığı, işbu feshe ilişkin dava tarihinden sonra yüklenici ... tarafından inşaata devam ve hukuki zorunluluk olmamasına rağmen bu yükleniciye bağımsız bölümlerin devrine devam olunduğu, davacı tarafça Büyükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/15 Esas sayılı dosyasına sunulan dilekçe içeriği ile de bu durumun sabit olduğu, dolayısı ile feshe ilişkin mahkeme kararının alınmasının davacı ile dava dışı yüklenici ... Şirketinin gerçek iradesine uygun olmadığı, arsa maliki ile yüklenici arasında kesinleşen fesih kararına rağmen sözleşme ilişkisinin ve işin bir kısım yapımının devam ettiği, arsa sahibi ve yüklenicinin muvazaalı davranışlarından dolayı inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığının muvazaa olgusunun sabit olması nedeniyle sonuca etkili olmadığı, muvazaalı işleme dayanarak üçüncü kişiye karşı hak iddia edilemeyeceği için arsa sahibinin işin yüklenici tarafından tamamlanmadığı ve dairelerin avans olarak verildiğine ilişkin iddialarını davalıya karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığı, aksinin kabulünün TMK'nın 2. maddesine aykırı olacağı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a-İlk Derece Mahkemesince bozma ilamının dışına çıkıldığını,
b- HMK 186/1'e göre sözlü yargılamaya geçildiği aşamada duruşmanın ertelenmesi talebinin reddedildiğini,
c- Delillerin toplanmadığını,
d- Kabul edilmeyen ihtarnamenin gerekçe olarak kabul edildiğini,
e- Mahkeme kararı ile gerçekleştirilen feshin muvazaalı olarak kabul edilemeyeceğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi nedeni ile tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstabul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.