Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4269 K.2025/288

🏛️ 6. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/4269 📋 K. 2025/288 📅 03.02.2025

6. Hukuk Dairesi         2023/4269 E.  ,  2025/288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/879 E., 2023/1072 K.
DAVA TARİHİ : 15.10.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/650 E., 2021/227 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı yüklenici ile davalı ve dava dışı arsa sahipleri arasında 27.05.2018 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, yükleniciye düşen C Blok 29 numaralı bağımsız bölümün davalı tarafından 05.10.2016 tarihinde ...’e satıldığının öğrenilmesi üzerine davalı arsa sahibine 14.02.2017 tarihinde ihtarname çekilerek, tapunun ferağının sağlanması veya bedelinin ödenmesinin istendiğini, ancak cevabi ihtarname ile davacı ile ortak olan şirketin yetkilisi ...’e vekaletname verildiğini ve sorumluluğunun olmadığını ihtar ettiğini, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek taşınmazın ihtarnamenin tebliğ tarihindeki değerine karşılık şimdilik 30.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının daha önce bu taşınmazı...’e sattığını, tapuda işlemlerin başlatıldığını, ancak ada ve parsel numaralarındaki değişiklik nedeni ile işlemin yapılamadığını daha önce davalı yüklenici ile aralarında anlaşmazlık çıktığını, davalının ortağı olan grup firma ortağı ...’in araya girerek anlaşma sağlandığını, bu anlaşma sonucundan kendisinden C Blok 24 ve 29 no.lu bağımsız bölümler için vekaletname istendiğini, 05.10.2016 tarihli vekaletnamenin ... ve davacının oğlu...na verildiğini ve bu vekaletname ile işlem yapıldığını, daha önceki vekaletnamelerin de davacı ve diğer ortaklık...i yetkililerine birlikte çıkarıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça satışın bilgisi ve rızası dışında üçüncü kişiye yapıldığı beyan edilmiş ise de, davacının 17.08.2016 tarihli başvurusu ile 29 numaralı bağımsız bölümün davalıya ait vekaletname ile ... adına tescilinin talep edildiği, yükleniciye düşen dairenin tespiti yapılamadığından tapu müdürlüğü tarafından talebin reddedildiği, davalının... Grup İnş. Ltd. Şti. ile ortak iş yaptığı, vekaletnamenin bu şirketin yetkilisine ve davalının oğluna verildiği, 24 no.lu dairenin de devrinin aynı vekaletname ile davalının oğlu tarafından gerçekleştirildiği, davacının daha önce devrine icazet verdiği kişiye devrin yapıldığı ve davalının borcunu ifa ettiği, davacının bu icazetin ortadan kalktığına dair delil de sunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bağımsız bölümün satış tarihi ile vekaletnamenin verildiği tarihin aynı olmasının bile kötü niyetin göstergesi olduğunu,
b. 24 numaralı bağımsız bölümün devrinin yapılmasının sebebinin bu taşınmazın da benzer şekilde satışının önlenmek istenmesi olduğunu,
c. Daha önce aynı taşınmazın aynı kişiye satış işleminin yarım kalmasının dava konusu ile ilgisinin olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davalı yararına duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.