Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1919 K.2025/126
6. Hukuk Dairesi 2023/1919 E. , 2025/126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/848 E., 2023/23 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
1- İlk Derece Mahkemesince, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasında davacının bağımsız bölüm bedelinin tamamını ödeyerek kooperatife ortak olduğu, tapu maliki olmayan kooperatife husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı kooperatif aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı davalı ... vekili ve katılma yolu ile davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 2012/6171 Esas, 2013/359 Karar sayılı ilamıyla davacı vekilinin davalı kooperatife yönelik katılma yolu ile temyiz isteminin reddine, davalı ... vekilinin temyiz istemi yönünden, davacının peşin bedelli ortak olduğu, davalı ...'ın, 14.07.1994 tarihli sözleşmeyi, işin yüklenici tarafından süresinde yapılmadığı gerekçesiyle feshettiği, fakat feshe rağmen dava konusu dairenin de bulunduğu 847 ada 8 parsel üzerindeki inşaatların tamamlandığı, kooperatif ile tarihsiz bir tasfiye protokolü imzalandığı, kooperatifin istemi üzerine arsa sahiplerinin tapuda devir yaptıklarının anlaşıldığı, bu durumda mahkemece, davacı tarafından tapusu istenilen dairenin kooperatife bırakılacak dairelerden olup olmadığı, kooperatifin istemi üzerine arsa sahiplerince tapuda devir yapılması yönünde bir uygulamanın benimsenip benimsenmediği, böyle bir uygulamanın benimsenmiş olması halinde devirlerde tasfiye protokolüne uyulup uyulmadığı hususlarında araştırma yapılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
3-İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, ... Tapu Sicil Müdürlüğünün 03.03.2009 tarih ve 1644 yevmiye no.lu resmi senedine göre ...'a ferdi tapusu verilen dairelerin blok no.su, katı ve bağımsız bölüm no.larının açıkça belli olduğu, dava konusu bağımsız bölümün resmi senette belirtilen bağımsız bölümler içerisinde yer almamış olması nedeniyle kooperatife bırakılan dairelerden olduğunun anlaşıldığı, davacının bağımsız bölüm bedelinin tamamını ödeyerek ortak olduğu ve ek yükümlülük getirecek nitelikteki kararların müktesep haklarına aykırılık teşkil edeceği, tasfiye protokolündeki bedelden davalı kooperatifin sorumlu tutulması gerektiği, kooperatifin talebi üzerine arsa sahipleri tarafından ortaklara tapu devir yapılması yönünde uygulamanın da varolduğu gerekçesiyle, davanın arsa sahipleri yönünden kabulüne, davalı kooperatif hakkında kurulan hüküm kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
4- İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 2021/2123 Esas, 2021/2191 Karar sayılı ilamı ile davalı kooperatifin davalı arsa sahibine karşı yükümlendiği edimleri yerine getirip getirmediği, yani tarihsiz tasfiye protokolü hükümleri doğrultusunda, arsa sahibine verilecek para ve bağımsız bölümlerin verilip verilmediği araştırılarak, edimlerin yerine getirilmemiş olduğunun tespiti halinde davanın reddine, davalı ...’in protokol gereği alacağını almış olduğunun tespiti halinde ise şimdiki gibi kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği belirtilerek karar bozulmuştur.
5- İlk Derece Mahkemesi'nin bozma üzerine verdiği davanın reddi kararına karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle kooperatifin protokol gereklerini yerine getirmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 16.01.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.