Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/838 K.2025/5029
7. Hukuk Dairesi 2025/838 E. , 2025/5029 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/895 E., 2024/1098 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/68 E., 2022/53 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Mahkemece görevlendirilen bilirkişinin 05.12.2021 tarihli raporunda mirasçılığın tespitinde murisin ve murisin ölen mirasçılarının ölüm tarihinin esas olduğu, miras bırakan ... oğlu ...'nin eşi ..., miras bırakanın ölüm yılında sağ olduğunu, sonradan 06.07.1952 tarihinde vefat ettiğinden eşi ... ... ...'nun kendisinden önce 1950 yılında öldüğü, bu bakımdan miras bırakan ...'nin eşi ... vefat ettiği 06.07.1952 tarihinde eşsiz olduğu, ...'nun geride kalan mirasçılardan ... ... ...'dan olma oğlu ...'nun 12.11.1955 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak öldüğü, ...'nun babası ... ... ...'nun altsoyu olarak hiç mirasçısı olmadığından ...'nun miras payının tamamı annesi ... kolundan ana bir kardeşleri ..., ... ve ...'e geçeceği (TMK 496.madde), ... ... ...; eşi ... ile oğlu ...'nun ölüm tarihinde muristen gelen mirasta hak sahibi olmadığından davacı ... Hazinesinin mirastan pay sahibi olmadığı görüş ve kanaati bildirdiği, Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde uzman bilirkişi tarafından verilen rapor gerekçeli olarak denetime elverişli şekilde düzenlenmiş olduğundan Mahkemece itibar edildiği, dava konusunun Hazinenin mirasçılığının tespiti talebi olması, mirasçılık belgesinin aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup her zaman talep edilebilecek belgelerden olmasına göre nazara alınmayarak davacının davasını ispat edemediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ‘mirasçılığın tespitinde murisin ve murisin ölen mirasçılarının ölüm tarihinin esas olduğunu, miras bırakan ... oğlu ...'nin eşi ..., miras bırakanın ölüm yılında sağ olduğunu, sonradan 06.07.1952 tarihinde vefat ettiğinden eşi ... ... ...'nun kendisinden önce 1950 yılında öldüğünü, bu bakımdan miras bırakan ...'nin eşi ... vefat ettiği 06.07.1952 tarihinde eşsiz olduğunu, ...'nun geride kalan mirasçılardan ... ... ...'dan olma oğlu ...'nun 12.11.1955 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak öldüğünü, ...'nun babası ... ... ...'nun alt soyu olarak hiç mirasçısı olmadığından ...'nun miras payının tamamı annesi ... kolundan ana bir kardeşleri ..., ... ve ...'e geçeceğini (TMK 496.madde), ... ... ...; eşi ... ile oğlu ...'nun ölüm tarihinde muristen gelen mirasta hak sahibi olmadığından davacı ... Hazinesinin mirastan pay sahibi olmadığı" tespit edilmiş olmakla nüfus kayıtlarının incelenmesinde ... oğlu ...'nin eşi ...’nun 06.07.1952 tarihinde vefat ettiği ,...’nun eşi ... ... ...’nun 1950 yılında ...’den önceki tarihte vefat etmiş olduğu, ...’nun vefat ettiği 06.07.1952 tarihinde eşsiz olduğu, ...'nun geride kalan mirasçılardan ... ... ...'dan olma oğlu ...'nun 12.11.1955 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak öldüğü, bu itibarla ...'nun babası ... ... ...'nun alt soyu olarak hiç mirasçısı olmadığı’ bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmekle istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği” gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve istinaf aşamasındaki savlarını tekrarla ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nin 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.