Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1034 K.2025/5019

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1034 📋 K. 2025/5019 📅 26.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1034 E.  ,  2025/5019 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2931 E., 2024/2462 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/373 E., 2022/566 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA VE BİRLEŞTİRİLEN DAVA
Davacılar vekili, dava konusu 195 50... parselde kayıtlı büro vasıflı 26 numaralı bağımsız bölümde paydaş olduklarını, 26.08.2016 tarihinde plazanın yönetim ofisi olarak kullanılmakta iken 27 numaralı bağımsız bölümde bulunan ... Gayrimenkul Yatırım Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine kayyım atandığını ve kayyım tarafından 26 numaralı bağımsız bölüm bilgi ve rızaları dışında kullanılmak suretiyle işgal edildiğini, herhangi bir bedel ödenmediğini belirterek el atmanın önlenmesi ve 26.08.2016 ile dava tarihi arası dönem için paylarına isabet eden ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Birleştirlen davada davacılar vekili, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/15992 Esas sayılı dosyası ile 01.05.2019 tarihli icra takibi başlatıldığını, icra takibi ile ecrimisil istemli davanın açıldığını 27.12.2017 tarihi ile 01.05.2019 tarihi arası dönem için 58.106,58 TL ecrimisil alacağı talebinde bulunulduğu davalı Şirketin itirazı üzerine takibin durduğu belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, taşınmazın kayyım incelemesi sırasında davalı Şirketin idaresi ve kullanımında olduğunu, ofisin dava dışı ...tarafından 100.000,00 TL bedele kiralandığını, ödemelerin Şirket tarafından yapıldığını, ofise 100.000,000 TL harcama yapıldığını, ..... Noterliğinin 15.12.2017 tarihli, 28181 sayılı ihtarnamesinde ödemelerin bildirildiğini, yapılan imalatların başka bir yerde kullanılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının taşınmazı kullanması haklı bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden el atmanın önlenmesi, 26.08.20 16... .08.2017 tarihleri arası dönem için 44.523,00 TL ecrimisilin 27.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Mahkemenin birleşen 2019/413 Esas sayılı davası yönünden, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/15992 Esas sayılı icra takibinde davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacak likit olmayıp bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı vekili; cevap dilekçesinin içeriğini yineleyerek İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen dava yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın kira bedellerinin ödendiğine ilişkin dekontların dosyaya sunulduğunu, Mahkemece dekontlara ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, bankadan ödemeye ilişkin belge istenmeden ve dava dışı taraftan kira sözleşmesi konusunda bilgi alınmadan hüküm kurulmasının eksik olduğunu, yeterli delil toplanmadığını, ayrıca ecrimisil miktarı üzerinden hesaplanan 139.561,84 TL avukatlık ücretinin de asıl alacağı aşan miktarda olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkından kaynaklı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleşen dava ise itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.