Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1082 K.2025/5022

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1082 📋 K. 2025/5022 📅 26.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/1082 E.  ,  2025/5022 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3270 E., 2024/2060 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/114 E., 2019/869 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, .... ilçesi, .... .... Mahallesi, 12 65... parselde kayıtlı 48 daireden müteşekkil M-15, M-16 ve M-17 numaralı blokların, Hakim ve Savcıların lojman ihtiyacını karşılamak üzere .... Büyükşehir Belediyesi iştiraki ... ile 07.11.2000 tarihinde yapılan protokolle satın alındığını, davacıya düşen edimin yerine getirildiğini belirterek 48 adet dairenin tapusunun iptali ile davacı adına tescilini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... ile davacı arasında .... ilçesi, .... .... Mahallesi, 1 08... parsele ilişkin sözleşme bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, ... ile davacı Kurum arasında ... ilçesi, ... ... Mahallesi, 1 08... parsele ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığından, ... 17.11.2000 tarihli ''........ Blok Satış Protokolü'' kapsamında taahhütlerini eksiksiz yerine getirdiğini, ..., tapuların devre hazır olduğunu davacı Kuruma 22.01.2007, 17.08.2010, 29.11.2012, 03.02.2017, 17.02.2017 tarihli yazılarla bildirmiş olmasına rağmen, davacı tapuları üzerine almadığı için emlak vergisinden muafiyetten söz edilemeyeceğini, davanın açılmasına .... neden olmadığından, ... aleyhine yargılama masrafı ile vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın emlak vergisine ilişkin talebi ayrı bir dava konusu yapılarak, protokol hükümlerine göre ödemesi yapılan emlak vergisinden hangi tarafın sorumlu olup olmadığı tartışılabileceği, davalı tarafın ödemesi yapılan emlak vergisini ileri sürerek sırf bu nedenle tapunun devrinden kaçınamayacağı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının 17.11.2000 tarihli protokol kapsamında taahhütlerini eksiksiz yerine getirdiğini, tapuların devre hazır olduğunu davacı Kuruma 22.1.2007, 17.08.2010, 29.11.2012, 3.2.2017, 17.2.2017 tarihli yazılarla bildirmiş olmasına rağmen, davacı tapuları üzerine almadığı için emlak vergisinden muafiyetten söz konusu olmadığını, davanın açılmasına davalı neden olmadığından, davalı aleyhine yargılama masrafı ile vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; yüklenicinin (yap-satçı) temlikine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Her iki tarafa borç yükleyen sözleşme türlerinde kural olarak, taraflardan birinin önceden ifada bulunma yükümlülüğü mevcut değilse, kendi edimini ifa etmeyen borçlu, karşı taraftan edimini ifa etmesini talep edemeyecektir (... M. Kılıçoğlu; Borçlar Hukuk Genel Hükümler, Yeni Borçlar Kanununa göre Hazırlanmış; Genişletilmiş 15. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2012, s.581). Bu husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesinde "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." hükmü ile düzenlenmiştir.
Somut olayda; taraflar arasında ... .... Toplu Konut Bölgesinde yaptırılacak toplam 48 daireden müteşekkil M-15, M-16, M-17 No.lu 3 adet bloğun satışına ilişkin protokol imzalandığı,07.11.2000 tarihli protokolün "Tapu ve Masraflar" başlıklı 6. maddesinde "Tapuların verilme tarihleri .... tarafından belirlenecektir. Bakanlık, yürürlükteki mevzuat gereği kendi adına tahakkuk eden veya sözleşmesinin imzalanmasından sonraki tahakkuk edecek olan vergi (KDV vs) resim, harç, tapu ve iskân raporu masrafları ve bilimum resmî makamlardan kaynaklanan yükümlülüklerden ayrıca ödeyecektir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararında davalı tarafın emlak vergisine ilişkin talebi ayrı bir dava konusu yapılarak, protokol hükümlerine göre ödemesi yapılan emlak vergisinden hangi tarafın sorumlu olduğunun tartışılabileceği belirtilmiştir. Ancak taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vergilerden davacı tarafın sorumlu olup olmayacağı, 07.11.2000 tarihli protokol ve taraflar arasındaki yazışmaların birlikte ifa kuralı gereğince eldeki davada değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.