Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/925 K.2025/4991

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/925 📋 K. 2025/4991 📅 25.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/925 E.  ,  2025/4991 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1379 E., 2024/2712 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/55 E., 2023/50 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ..., karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının... parselde kain 7 No.lu bağımsız bölümde intifa hakkı sahibi olduğunu, davacının geçmiş dönemde dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanılmasına rıza gösterdiğini, ancak rızasını geri çekerek taşınmazı boşaltması yönünde bildirimde bulunduğunu, buna rağmen davalının bedel ödemeksizin taşınmazı kullandığını belirterek haksız işgalin önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu 7 No.lu bağımsız bölümde davalının değil, dava dışı ... isimli kişinin kiracı sıfatıyla ikamet ettiğini, kaçak olarak inşa edilen 9 ve 10 numaralı dairelerin malik babası tarafından davalıya bağışlandığını, davalının 9 No.lu bağımsız bölümü kullandığını, tapu kayıtları olmadığından menkul sayıldıklarını ve bağış suretiyle davalıya devredildiklerini, yapı kayıt belgesi uyarınca eski projede dubleks mesken olarak kayıtlı 7 No.lu bağımsız bölümün fiili duruma uygun olarak normal kat daire hâline geldiğini, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 7 kapı numaralı taşınmazda tapu malikinin kiracısı olup, bu bölümden bir talebinin olmadığı açıklanarak üst bölümdeki 9 kapı numaralı davalı kullanımındaki bölüme el atmanın önlenmesinin talep edildiği, davacının sahip olduğu sınırlı ayni hakkın tescilinden önce ortaya çıkan ve taşınmaz malikince karşı çıkılmayan mevcut proje aykırılığına dayanarak davacının el atmanın önlenmesini iyiniyet kuralı gereği talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "9 kapı No.lu dairenin mimari projesine aykırı olarak genişletilerek müstakil çatı piyesli daire haline getirildiği ancak tapu kaydının mevcut olmadığı ve davalının kullanımında olduğu, buna göre davalı tarafça 7 No.lu bağımsız bölümün çatı piyesli katına haksız el atıldığının sabit olduğu, intifa hakkı sahibinin her zaman koruma isteyebileceği, alınan yapı kayıt belgesinin de yapıyı imara uygun hâle getirmediği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde:
1. 7 No.lu bağımsız bölümün evveliyatından itibaren dubleks olmadığını, yargılama devam ederken taşınmazda proje tadilatı yapıldığını ve taşınmazın 10 bağımsız bölüm hâline getirildiğini, bu nedenle 7 No.lu bağımsız bölümün kağıt üzerinde dâhi dubleks niteliği kalmadığını, ilk inşa tarihinden itibaren normal ara kat olduğunu, güncel tapu kayıtları incelenmediğinden hatalı karar verildiğini, yapı kayıt belgesine ve imar barışına ilişkin kabulün de hatalı olduğunu,
2. Binanın 8 adet yasal bağımsız bölüm ile 2 kaçak taşınmaz inşası şeklinde kararlaştırıldığını, inşaat mühendisi olan davalıya işlerin takibi ve birtakım masraflara katılımı karşılığında kaçak 2 dairenin malik babası tarafından bağışlandığını, proje harici 9 ve 10 numaralı taşınmazların bu şekilde inşa edildiğini, tapu kayıtları olmadığından menkul sayıldıklarını ve davalıya ait olduklarını,
3. Yukarıda ifade edilen süreç ve kullanım durumunun intifa hakkı sahibi davacı tarafından bilindiği halde kötü niyetle hareket edildiğini, hakkın kötüye kullanıldığını,
4. İntifa hakkının 7 No.lu bağımsız bölüm ile sınırlı olduğunu, oysaki 9 No.lu bağımsız bölümün 20 yılı aşkın süredir davalı tarafından malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, intifa hakkına el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Somut olayda; intifa hakkı sahibi davacının dava konusu 7 No.lu bağımsız bölümün davalının kullanımındaki kısmına yönelik el atmanın önlenmesi talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince karar kaldırılarak davanın kabulü suretiyle "7 nolu bağımsız bölüm çatı arası piyesli mesken niteliğindeki taşınmazın, davalı tarafça çatı arası piyes katına yapılan müdahalenin men'ine" karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından davadaki talebi somutlaştırılıp el atmanın söz konusu yapıdaki 7 No.lu bağımsız bölüme ilişkin olduğu belirtildikten sonra yapı kayıt belgesi alınmak suretiyle taşınmazda başkaca bağımsız bölümler oluşturulduğu tespit edilmiştir. Nitekim hükümde çatı arası piyes katına yapılan müdahalenin önlenmesine karar verildiği halde güncel tapu kayıtları incelendiğinde hüküm altına alınan 7 No.lu bağımsız bölümün çatı arası piyes katlı olmadığı, normal kat olarak görüldüğü, oysaki yeni oluşturulan 9 No.lu bağımsız bölümün çatı arası piyes katlı olarak tescil edildiği anlaşılmıştır. O hâlde taşınmaza ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosya kapsamına alınarak yeniden keşif yapılmak suretiyle davalının el attığı iddia edilen konutun belirlenmesi ve buna göre infaza elverişli hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.