Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4720 K.2025/4894
7. Hukuk Dairesi 2025/4720 E. , 2025/4894 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/386 E., 2024/449 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Gaziantep ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, 211 parselde kayıtlı toplam 12.540 m²'lik tarla vasıflı taşınmazın 2.090 m²'lik kısmının tapuda .... olduğunu, ancak müvekkilinin taşınmazın 4.180,00 m²'lik kısmının davasız, aralıksız ve yirmi yıldan fazla zamandan beri malik sıfatı ile zilyeti olduğunu, bu şekli ile taşınmazın yarısının müvekkiline ait olduğunu ve taşınmazın tapu kaydının davalılar yönünden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 hükmü gereğince hukuki değerini yitirdiğini, müvekkilinin babası ....'ın bu taşınmazın yarısını yaklaşık 57 yıl önce tapu dışı senetle satın aldığını ve malik sıfatı ile zilyet olarak kullandığını, taşınmazdaki davalılar hissesinin tapu kaydının iptali ile söz konusu hisselerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava dilekçesinin davalı taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; ancak davalı tarafın süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.03.2016 tarihli kararında; davalıların dava tarihinden çok zaman önce vefat ettiği anlaşılmakla, dava tarihinde davalıların ölü olduğu, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağından taraf ehliyeti olmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; kayıt malikleri davada davalı olarak gösterilmiş ancak ölü olduklarından mirasçılarının davaya dâhil edilmesine yönelik usuli işlemler yapılmaksızın yazılı şekilde ret kararı verildiği, Mahkemece, tapu kayıt malikleri ... oğlu ... ... ve ... oğlu ... ...'ın var ise mirasçılarının kesin bir biçimde saptanabilmesi için hasımlı (hasım Hazine olmak üzere) mirasçılık belgesinin alınıp dosyaya konulması için davacı tarafa süre ve imkan tanınması, mirasçılık belgesine göre belirlenecek gerçek mirasçıların davaya dâhil edilmelerinin sağlanarak davaya devam edilmesi gerektiğinden karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanıkları dava konusu yerin ... .... ve ... tarafından davacının babasına harici senetle satıldığını, davacının babasından davacıya kaldığını ve uzun yıllardır taşınmazın buğday ekili olan kısmının davacı ve öncesinde babası tarafından kullanıldığını beyan etmişler ise de, harita mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazda 1992 yılından itibaren ikili kullanım bulunduğunun tespit edildiği, Anayasa Mahkemesince yürürlüğün durdurulması kararının verildiği 17.03.2011 tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, bu bağlamda kazanma koşullarının tamamlanmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda görüleceği üzere hava fotoğraflarının en eski tarihli olanının 1992 yılına ait olduğunu, 2011 yılından geriye doğru yirmi yıldan daha öncesine ait hava fotoğrafları temin edilmeden karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, tüm dosya kapsamından müvekkilin dava konusu yeri davalıların murisinin sağlığında ve ölümünden sonra kullanmaya devam ettiğinin ve yirmi yıllık kazanma süresinin dolduğunun anlaşıldığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmünde belirtilen “ölüm” nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4721 sayılı Kanun'un 688. maddesine göre paylı mülkiyette birden çok kimse maddi olarak bölünme olmayan bir şeyin tamamına belirli paylarla maliktir. Aynı Kanun'un 693. maddesine göre de paydaşlardan her biri diğerinin hakkıyla bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir. Belirtilen kullanım hakkı yukarıda açıklandığı üzere maddi olarak bölünmüş olmayan taşınmazın her bir bölümüne ilişkindir. 4721 sayılı Kanun'un 713/2. hükmüne dayalı olarak tescili istenen taşınmazda davalılar murisi ... ... ve ... ... yanında davacı ile birlikte diğer paydaşlar .... ..., ...,........................'da mülkiyet hakkı sahibidir. Tüm paydaşların katıldığı ve her bir paydaşın yerinin belirlenerek yapılmış bir taksim de bulunmamaktadır. Davacının ölü kişilerin payının 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmüne dayalı iktisap edebilmesi için ölü kişilerin taşınmazda yapılmış taksim gereğince kullandığı belirli bir yerin olması ve bu yerin de kazandırıcı zamanaşımı süresince zilyetliğinin davacı tarafından kullanıldığının ispatlanması gerekmektedir. Taşınmazda fiili taksim bulunmadığından ve ölü ... ... ve ... ... dışında da paydaşlar bulunup bunların payına dayalı da 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmüne göre tescil istemi bulunmadığından davanın bu gerekçe ile reddi gerektiği, ne var ki hükmün sonuç itibarıyla doğru olduğu anlaşıldığından ve gerekçeye ilişkin bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 hükmü uyarınca hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) No.lu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Mahkeme hükmünün gerekçesinin DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/1 hükmü gereğince Yargıtay Daire ilâmının tebliğinden itibaren ilâma karşı 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.