Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3827 K.2025/4793
7. Hukuk Dairesi 2025/3827 E. , 2025/4793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2697 E., 2025/653 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/270 E., 2023/443 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti davacıya ait olan 27 31... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki iki katlı evin tamamını davalıların yıllardır rıza hilafına ve haksız olarak kullandıklarını, davalılara ..... Noterliği aracılığıyla 02.07.2020 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, tebliğ ile davalı tarafın mütemerrit duruma düştüğünü ileri sürerek davalıların taşınmaza el atmalarının önlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geriye dönük beş yıllık süre için şimdilik 60.000,00 TL ecrimisilin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, görev itirazları olduğunu, zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davalı ...'e husumet yöneltilemeyeceğini; davalı ...'un, davacının ağabeyi olduğunu, taşınmazı 1978 yılında kendi emeği ve birikimi ile satın aldığını, davacıya, arsayı aldıktan sonra iyi niyet çerçevesinde kardeşiz biz arsanın tapusunu senin adına yapalım ikimiz ortak oluruz dediğini, davacının kabul ettiğini, taşınmaz üzerindeki iki katlı yapının davalı ... tarafından 1999 yılında yaptırıldığını, binanın alt katının davalı ... tarafından kullanıldığını, üst katın ise davacının tasarrufunda olduğunu, davalının kullanımının kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere bina için yapılan masrafın takas ve mahsubu gerektiğini, istenilen ecrimisilin fahiş olduğunu savunmuş, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalıların uzun süreli kullanımının muvafakate dayalı ve iyiniyetli olduğu ancak dava açmakla muvafakatin geri alındığı müdahalenin men'i davası yönüyle davanın haklı olduğu, ancak davalıların kötüniyetli zilyedin ödemekle yükümlü olduğu ecrimisilden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların uzun süredir çekişmeli taşınmaz üzerindeki binada zemin katı kullandıkları, davacı tarafın ise binada birinci kattaki daireyi tasarrufu altında bulundurmakta iken uzun süre önce terkettiği, .... ilinde yaşadığı, dava tarihinden hemen önce keşide ettiği ihtarname ile kullanıma muvafakati bulunmadığını bildirdiği anlaşılmakta olup, Mahkemece zımni muvafakat nedeniyle davacı tarafın ecrimisil isteminin reddine karar vermesinde de isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yalnızca ecrimisil yönünden kararı temyiz ettiklerini, davalılara ihtarname gönderildiğini, davalıların cevap olarak inançlı işlem ve muvazaaya dayanarak taşınmazı tahliye etmeyeceklerini belirttiğini, Mahkeme aşamasında ise tarafların taşınmazda ortak olduklarını belirttiklerini, son duruşmada ise kiracılık sıfatının bulunduğunu öne sürdüklerini, davacının kullanıma hiçbir zaman rızası olmadığını, davalılar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan şikayetler yapıldığını, tüm bu nedenlerle ecrimisil talebinin reddinin yanlış olduğunu, davalı ...'un davacı ve ailesini dava konusu taşınmaz nedeniyle tehdit ettiğini, bu konuda ceza aldığını, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını belirterek kararın ecrimisil talebi yönünden bozma talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın davalı ...'a ait olduğunu, onun tarafından satın alındığını, binanın onun tarafından inşa edildiğini, aile içi sebepler ve 40 yılı aşkın süredir devam eden zilyetliği Mahkemenin yok saydığını, aile içi rızaya dayalı kullanım olduğunu, davalı ...'in dava konusu uyuşmazlıkla hiçbir ilgisi olmadığından aleyhine açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, cevap dilekçelerinde görev itirazları olduğu hâlde bu hususun değerlendirilmediğini, kötüniyetin ispat edilemediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
1. Davacı vekilinin ecrimisil talebine yönelik temyizi yönünden yapılan incelemede; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı tarafından 21.11.2022 tarihli beyan dilekçesi ile talep edilen 47.088,00 TL ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş olup, reddedilen ve temyize konu edilen 47.088,00 TL miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Açıklanan sebeple davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
2. Davalılar vekilinin temyiz istemine gelince; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda V-B-1 paragrafında açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Yukarıda V-B-2 paragrafında açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.