Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/880 K.2025/4778

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/880 📋 K. 2025/4778 📅 17.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/880 E.  ,  2025/4778 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1970 E., 2024/1828 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/182 E., 2024/210 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti Hazineye ait ve tarla vasfında olan 1 01... ve 197 parsel sayılı taşınmazların davacı müvekkili tarafından 1982 yılından beri ecrimisil ödenerek tarla olarak kullanıldığını, ancak taşınmazların 21.11.2003 tarihinde ..... Köyü lehine mera olarak tahsis edildiğini beyanla dava konusu 1 96... parsel sayılı taşınmazların mera niteliği taşımadığının tespiti ile mera komisyon kararının iptalini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu taşınmazların kadastro çalışmalarında tarla vasfı ile tespit ve tescil edildiği, 21.11.2003 tarihli mera komisyon kararı ile tarla vasfının değiştirilerek mera olarak sınırlandırıldığı, mera olarak tahsis edilen taşınmazların mülkiyet hakkı ve üstün hak sahibinin Hazine olduğu, Hazinenin kullanmadığı dava açma yetkisinin davacı tarafından ecrimisil niteliğindeki kişisel bir hakka dayanılarak kullanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının aktif husumet sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar vermiştir.
III. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının, tarla vasfı ile Hazine adına kayıtlı taşınmazları ecrimisil ödeyerek kullandığını, vasfının değiştirilmesi ile müvekkilinin yararlanma hakkının ortadan kalktığını,
b. Davacının maliki olduğu 2417 sayılı parsel ile dava konusu parselleri birlikte kullanma amacı ile proje geliştirdiğini, projenin ilgili Bakanlıkça 2007 yılında kabul edilerek hibe kredi verildiğini,
c. Mera tespit çalışmalarında köylerin meraya ihtiyaçlarının araştırılmadığını beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... Hazinesi vekili temyiz dilekçesinde; davalı Kurum olarak istinaf aşamasında davadan haberdar olduklarını ve vekil ile temsil edilmelerine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yanlış olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekâlet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; dava konusu taşınmazların mera vasfı taşımadığının tespiti ile mera komisyon kararının iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 118. maddesinde; Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Dava dilekçesine davalı sayısı kadar örnek eklenir.
122. maddesinde; Dava dilekçesi, Mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir.
136. maddesinde; (1) Davacı, cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap dilekçesi; davalı da davacının cevabının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir. (2) Davacının cevaba cevap, davalının da ikinci cevap dilekçesi hakkında, dava ve cevap dilekçelerine ilişkin hükümler, niteliğine aykırı düşmediği sürece kıyasen uygulanır.
139. maddesinde; (1) Mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve yukarıdaki maddelerde belirtilen incelemeyi tamamladıktan sonra, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir. (Değişik cümle:22/7/2020-7251/13 md.) Çıkarılacak davetiyede aşağıdaki hususlar ihtar edilir: a) Duruşma davetiyesine ve sonuçlarına ilişkin diğer hususlar. b) Tarafların sulh için gerekli hazırlığı yapmaları. c) Duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği. ç) Davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği.
320. maddesinde; (1)Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir. (2) Daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür. (3) Mahkeme, tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerinin yapılmasını yukarıdaki fıkrada belirtilen duruşma hariç, iki duruşmada tamamlar. Duruşmalar arasındaki süre bir aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkim gerekçesini belirterek bir aydan sonrası için de duruşma günü belirleyebilir ve ikiden fazla duruşma yapabilir... şeklinde düzenlemeler mevcuttur.
Somut olayda, davacı tarafça 24.04.2024 tarihli dilekçe ile dava açıldığı, Mahkemece dilekçe aşaması tamamlanmadan 14.05.2024 tarihli tensip zaptı ile davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 118 vd. maddeleri gereğince; davanın açılmasının dilekçe ile olduğu, 122. maddesinde dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmesi gerektiği, davalının iki hafta içerisinde davaya cevap verme hakkı bulunduğu, 136 vd. maddelerinde davacının, cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde cevaba cevap dilekçesi, davalının da davacının cevabının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verme hakları bulunduğu, 139 vd. maddelerinde ise ön inceleme duruşmasının yöntemine ilişkin açıklamalar yapılmıştır.
Yine 6100 sayılı Kanun'un 320 vd. maddeleri gereğince mahkeme mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebilecek ise de, karşılıklı olarak dilekçelerin verilmesi aşaması tamamlanmadan başka bir deyişle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu belirlenmeden hüküm kurulması doğru değildir.
Bu itibarla; 6100 sayılı Kanun'un 122 vd. maddeleri uyarınca dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi aşaması tamamlanmadan, Mahkemece dosya üzerinden hüküm kurulması ve bu hususa ilişkin istinaf itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi doğru görülmemiş, belirtilen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi