Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3052 K.2025/4769
7. Hukuk Dairesi 2025/3052 E. , 2025/4769 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/120 E., 2019/136 K.
Mahkemece verilen ek karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait bağımsız bölümde yapılan tadilatlar nedeniyle deniz manzarasının kapandığını, bunların imar planına ve mimari projesine de aykırı olduklarını ileri sürerek yıkım, maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan tadilatların basit nitelikte olduğunu ve davacıya zarar vermediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.01.2015 tarihli ve 2012/43 Esas, 2015/15 Karar sayılı kararıyla; davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 15.01.2015 tarihli kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 22.02.2018 tarihli ve 2015/7617 Esas, 2018/1308 Karar sayılı ilâmında belirtilen "...mahallinde yapılan keşif sonrası alınan 10.11.2014 tarihli .... Bilirkişi raporuna göre; davacıya ait bağımsız bölümde deniz manzarasının davalıya ait villada yapılan tadilatlar nedeniyle 13,53 m² daraldığı tespit edilmiştir. O hâlde Mahkemece davacının el atmanın önlenmesi ve eski hâle iade taleplerinin kabulüne, bu durumda davacının maddi zararı da oluşmayacağından tazminat isteminin ise reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davacının el atmanın önlenmesi ve eski hâle iade talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru değildir..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 18.02.2019 tarihli ve 2018/3230 Esas, 2019/1377 Karar sayılı kararıyla davalıların karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davacının ölü davalı ... aleyhine açtığı el atmanın önlenmesi, yıkım ve eski hâle getirme davasının husumet nedeniyle reddine, ".. Davacının davalılar aleyhine açtığı el atmanın önlenmesi, yıkım ve eski hâle getirme davasının kabulü ile;
1. Davalıların; davacı adına kayıtlı, Muğla ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, 806 parsel, B-1 Blok, 3 No.lu bağımsız bölüm sayılı taşınmaza yönelik 10.11.2014 hakim havale tarihli fen bilirkişileri heyet raporu eki krokide taranarak gösterilen 13,53 metrelik ve 34,59 metrekarelik görüş alanına eklenti yapmak suretiyle yapılan müdahalesinin men'ine ve ilgili yerin kâl'ine,
2. Davalıların adına kayıtlı Muğla ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, 805 parsel, K-1 Blok, 19 No.lu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen hâli ile eski hâline getirilmesine,.." karar verilmiştir.
C. Onama Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 15.09.2020 tarihli ve 2019/3751 Esas, 2020/4955 Karar sayılı ilâmında belirtilen "...Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun olduğu gibi özellikle komşuluk hukukuna aykırılığın yargılama aşamasında vefat eden davalı ... adına kayıtlı olan Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 805 parsel, 20 numaralı bağımsız bölümde gerçekleştiği, hükme dayanak teşkil eden 10.11.2014 havale tarihli fen bilirkişisinin hazırladığı rapordan açıkça da anlaşıldığına göre..." gerekçesiyle Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 01.03.2021 tarihli ve 2020/4111 Esas, 2021/1376 Karar sayılı kararıyla davalı ..., davalılardan ... ve ... vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
4. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/2018 Esas, 2021/3849 Karar sayılı kararıyla davalılardan ... ve ... vekilinin 20.04.2021 tarihli maddi hatanın düzeltmesine ilişkin dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
D. TAVZİH KARARI
1. Davalılar vekili tavzih dilekçesinde özetle; kesinleşen mahkeme kararına yönelik ilâmlı icra takibine başlandığını, davacının, davayı komşuluk hukukuna istinaden deniz görüntüsünün bozulduğundan bahisle açtığını, ancak, dava komşuluk hukukuna göre açılmasına rağmen verilen kararın hüküm bölümünde, komşuluk hukuku ile ilgisi olmayan ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun genel hükümlerine göre verildiğini düşündüren "eski hâle iade" ifadesinin yer aldığını, Mahkeme kararının davacının talebiyle sınırlı olması gerektiği ve davacının sadece deniz görüntüsü kapandığı şeklinde şikâyeti olduğu düşünüldüğünde "eski hâle" getirme ifadesinin (sadece) davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere deniz görüntüsünün eski hâle getirilmesi talebini ifade ettiğini, ilgili karar mucibince davacının deniz manzarasının kapandığını iddia ettiği bölüm fazlasıyla yıkılarak eski hâle getirilmesine rağmen davacının eski hâle getirme ifadesinin tüm taşınmaz hakkında geçerli olduğundan bahisle taşınmazın ikinci kez yıkılmasını amaçladığını, davalılar adına kayıtlı taşınmazın dava konusu olmayan taleplere karşı korunmasını talep ettiklerini, hükmün icrası esnasında "hangi eski hâle" getirilme noktasında tereddütlerin oluştuğunu, davacının yasa dışı talepleri nedeniyle hükmün icrasında tereddüt yaşandığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/1 hükmüne göre "eski hâle" iade ifadesinin tavzihi gerektiğini ve eski hâle iade işleminin neyi kapsadığı belirsiz olduğunu belirterek tavzih talebin kabulü ile Mahkeme kararın tavzihine karar verilmesi talep etmiştir.
2. Mahkemenin 17.02.2025 tarih ve 2019/120 Esas, 2019/136 sayılı ek kararında; "...01.03.2021 tarihinde kesinleşen ilamın yeterince açık olduğu, icrasında tereddüt uyandırmadığı, birbirine aykırı fıkralar içermediği, bu itibarla tavzih talebinin koşullarının mevcut olmadığı,..." gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tavzih dilekçesinde izah edilen nedenlerde tekrar edilerek ek kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, Mahkeme kararının davacının talebi ile sınırlı olması gerektiğini, eski hâle iade ifadesinin sadece davacının dava dilekçesinde belirttiği deniz görüntüsünün eski hâle getirilmesi talebini içerdiğini, iddia edilen bölümün fazlasıyla yıkılarak eski hâle getirmesine rağmen davacının eski hâle getirme ifadesinin tüm taşınmaz hakkında geçerli olduğundan bahisle taşınmazın ikinci kez yıkımını amaçladığını, hükmün icrası esnasında "hangi eski hâle" getirilme noktasında tereddütlerin hasıl olduğunu, davacının yasa dışı talepleri nedeniyle hükmün icrasında tereddüt yaşandığını, ek kararın bu yönü ile hatalı olduğunu, davacının Datça İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/24 Esası ile görülen memur muamelesini şikayet davasında taşınmazın projeye uygun şekilde eski hâle getirilmesini talep ettiğini, ilgili davaya ibraz edilen bilirkişi raporunda taşınmazın projeye uygun şekilde eski hâle getirilmesinden söz edilmediğini, yalnızca komşuluk hukukuna göre davacının talep edebilecekleri ile sınırlı olarak yıkıma ilişkin ifadelere yer verdiğini, davacının hüküm fıkrasını mahkemenin görev ve yargılama alanının dışına çıkacak şekilde genişlettiğini, şikâyet davasında dağ manzarasından söz edildiğini, bu talebinin mevcut davada iddia edilmediğini, davacının taleplerinin manzara kapanması iddiasını aşarak davalıların mülkiyet haklarını açıkça gasp edilmesi ve ihlali noktasına vardığını, amacın müvekkillerine ait evin tamamen yıkılması olup tavzih talep edilen hükmün yeterince açık olmaması nedeniyle davacının bu belirsizliği lehine kullanmaya çalıştığını, dava konusu eve yönelik yapı kayıt belgesi alındığını ve İcra dosyasına sunulan 03.02.2025 tarihli teknik mütalaa raporunda belirtilen tespitlerin dikkate alınmadığını, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi ile maddi ve manevi tazminat davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen ve kesinleşen kararın tavzihi istemine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca: "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Tavzih yolu ile hükmün değiştirilmesi değil yalnızca açıklanması imkanı vardır. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez."
Tavzih talebinin reddine ilişkin Mahkemece verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Mahkemece verilen 17.02.2025 tarihli ek kararın ONANMASINA,
Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.