Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2433 K.2025/4716

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2433 📋 K. 2025/4716 📅 06.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/2433 E.  ,  2025/4716 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/216 E., 2023/702 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, asıl davada; çekişme konusu 4 30... ve 56 parseller, 4 37... parsel, 2 74... , 35... parseller, 1 54... parsel ile 1 36... parsel sayılı taşınmazların satış bedelinin mirasbırakan ... ... tarafından ödenerek ikinci eşi ve ikinci eşinden çocukları olan davalılar adına tescil edildiğini, gizli bağış sözkonusu olduğunu ileri sürerek saklı paylarına yönelik kısmın tenkisine; mirasbırakan ... ...'nın çekişme konusu 4 37... parsel, 2 07... ve 291 parsel sayılı taşınmazlarını da mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, muvazaalı ve ara malik kullanarak davalı ...'ye, ...'nin de 2 07... ve 291 parsel sayılı taşınmazları, muvazaalı işlemi bilen diğer davalı ...'e devrettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini, birleştirilen davalarında mirasbırakan ... ...'nın 4 82... parselini ve bankalardaki mevcut paralarını ikinci eşi olan davalı ...'ye 05.06.1996 tarihli vasiyetname ile vasiyet ettiğini belirterek tenkise karar verilmesini talep etmişlerdir
II. CEVAP
1. Davalılar ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davalı ...'ye ait olan altınlar ve mirasbırakanın hediye olarak verdiği altınlar ile alındığını, mirasbırakanın mal kaçırma kastının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Diğer davalılar cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazlarda iyiniyetli malik olduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 07.06.2016
tarihli kararında; davaya konu 4 30... ve 56 parsel, 4 37... parsel, 4 37... parsel, birleşen dava dosyasında yeralan 4 82... parsel sayılı taşınmazların murisin mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla gizli bağış yapıldığı, davacıların yasal saklı paylarının tamamen ihlal edildiği anlaşıldığından asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne 43.009,00 TL semerin dava tarihi olan 03.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, 18.432,00'şer TL semerin dava tarihi olan 03.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine, davalılar ... ..., ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 07.06.2016
tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar ..., ..., ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.12.2020 tarih ve 2020/6858 Karar sayılı ilamında; mirasbırakanın maliki olduğu dava konusu 2 07... ve 2 91... ada 95 parsel sayılı taşınmazların tamamını ara malik kullanmak suretiyle mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı ikinci eşi ...’ye temlik ettiği, muvazaa olgusunun sabit olduğu, ne var ki, 2 07... ve 291 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... tarafından temlik alınmış olup, ikinci el konumundaki ...’in durumu bildiği ya da kendisinden beklenen özeni göstermesi halinde bilebilecek konumda bulunduğunun ispat edilemediği, bu taşınmazlar yönünden tapu iptal ve tescil isteminin kabul edilemeyeceği, ancak mal kaçırma amacı saptandığına göre, 2 89... sayılı parsellerin tenkis incelemesinde tasarruf edilen taşınmazlar olarak dikkate alınması gerektiği, bu taşınmazlar kayda dayalı temlik edildiğinden tenkis hesaplamasında mirasbırakanın ölüm tarihindeki keşfen saptanan rayiç değerlerine göre hesaplama yapılması, dava konusu 4 37... parsel sayılı taşınmaz halen davalı ... adına kayıtlı olup, yukarıda açıklandığı üzere iddialar kanıtlandığından anılan taşınmaz yönünden tapu iptal ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, tenkis yönünden karar verilmesinin doğru olmadığı, iptal-tescil istemi kabul edilecek 4 37... parsel sayılı taşınmazdan davacılar miras paylarını alacaklarından, alcakları bu pay değerinin tecavüz miktarından mahsup edilmesine dikkat edilmesi gerektiği, birleştirilen davaya konu 4 82... parsel sayılı taşınmaz, ölüme bağlı tasarruf olan vasiyetname ile davalı ...’ye bırakılmış olup, 4721 sayılı TMK’nın 561. maddesi uyarınca mutlak tenkise tabi olduğu, ancak diğer dava konusu 4 30... ve 56, 2 74... , 35... , 4 37... sayılı parseldeki 1 No.lu bağımsız bölüm, 1 54... ve 1 36... sayılı parsellerin üçüncü kişilerden davalılar ..., ... ve ...’e geçtiği, davacıların, ortak mirasbırakanları ...’un gerçekte bedelini bizzat ödeyip, üçüncü kişilerden satın aldığı taşınmazları mirastan mal kaçırmak amacıyla tapu siciline yarar sağlamak istediği davalılar ..., ... ve ... adına kaydettirdiği, anılan taşınmazların TMK’nın 565. maddesi uyarınca tenkise tabi olduğu, 3. kişilerden davalılar ..., ... ve ...’ye geçen dava konusu taşınmaz bedellerinin mirasbırakan tarafından ödendiği saptandığına göre, aksi davacılar tarafından ispat edilmediğinden ilgili taşınmazların akitlerde gösterilen satış bedellerinin dikkate alınması ve bu bedellerin mirasbırakanın ölüm tarihinde ulaşacakları değerlerinin bilirkişi marifetiyle buldurulması ile ortaya çıkan değerlerin tenkis hesaplamasında dikkate alınması gerektiği, dava konusu 2 74... , 35... ile 1 36... parsel sayılı taşınmazlar 3. kişilerden davalı ...’ye ve ondan da diğer davalılar ... ve ..’a geçmiş olup, mirasbırakan tarafından kayda dayalı bir devir yapılmadığı, o halde bu taşınmazlar yönünden 01.04.19 74... /4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanmayacağı, öte yandan yukarıda açıklandığı üzere 2 07... ve 291 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temlik alan davalı ...’in kötüniyetinin kanıtlanamadığı birlikte değerlendirildiğinde, mirasçı olmayan, 3. kişi konumundaki davalılar ...,... ve ... yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalılar ..., ... ...,...,,....'e dava konusu bir kısım taşınmazlar satış tarihinde değerinin altında satılmışsa da, bu hususun tek başına muvazaa olduğu iddiasını kanıtlamadığı, bu üç davalının; muris ve davalı ... arasında gerçekleşen mirastan mal kaçırma olaylarını bildikleri ve buna rağmen kötü niyetli olarak bu malları aldıklarına dair bir kanıtın davacılar tarafından sunulmadığı görüldüğünden tapuya güven ilkesi gereği bu davalılar yönünden açılan davanın reddi gerektiği, davalı her ne kadar 430 ada, 44... parsel sayılı taşınmazları kendisine takılan altınlarla satın aldığını ifade etse de, tanık beyanlarında geçen altınlarla davalı ...'nın bu taşınmazları satın almasının mümkün olmadığı, tarafların murisi.... tarafından davalı ...'ya ara malik kullanılarak devredilen 2 07... ve 2 91... ada 95 parsel sayılı taşınmazların ...'nın alacak ekonomik güce sahip olduğunu ispatlayamamış ve bu taşınmazları satmaya murisin ihtiyaç duyacağı bir durumun olduğu da dosyadan anlaşılamadığından bu taşınmazların mirastan mal kaçırmak amacıyla muris tarafından ...'ya devredildiğinin tespit edildiği, bu taşınmazlardan sadece 4 37... parsel davalı ... adına kayıtlı olup bu taşınmaz yönünden davacıların muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasının kabulü gerektiği, kalan diğer taşınmazlar yönünden davacılar vekiline karşılıksız kazandırma ile ilgili bedel mi yoksa tescil mi talep ettikleri sorulduğunda davacılar tarafından tenkis edilebilecek oran karşılığı bedelin talep edildiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucu davalılardan .... ve ... adına tescil edilen taşınmazlardaki payları nedeniyle murisin yaptığı bağış saklı pay dışında kaldığından bu davalılar aleyhine açılan davanın reddine, asıl davada ve birleştirilen dosyada vasiyetname ile davalı ...'ya yapılan kazandırmaların saklı pay içinde kaldığı anlaşıldığından bozma ilamına uyularak asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne, Tokat ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, ...a Mevkii, 4 37... parselde davalı ... adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptali ile muris ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 1.402.084,55 TL semerin karar tarihi olan 14.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak davacı ...'e 280.416,91 TL, ...'ya 280.416,91 TL, ...'e 280.416,91 TL, ...'a 280.416,91 TL, ...'na 280.416,91 TL verilmesine, davalılar ..., ..., , ... ve ... adına açılan davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bir kısım davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmesinin haksız olduğunu, tüm dava konusu taşınmazlar yönünden tapu iptal ve tescil davasının kabul edilmesini, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesi gerektiğini, tenkis alacağı bedellerinin düşük olduğunu, 4 82... parselde kayıtlı taşınmazın üzerindeki evin değerinin hesaplamaya katılmadığını, davalılara verilen vekalet ücretlerinin usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin, kendisinden yaşça çok büyük olan murisin ikinci eşi olduğunu, bu yaş farkının bertarafı ve müvekkilinin evliliğe iknası maksadıyla murisin, müvekkili ...’ye yüklü miktarda altın hediye ettiğini, ... ’un tanıklığının bu hususu ispatladığını, dava konusu taşınmazların müvekkili tarafından doğrudan satın alındığını, ortada ne gizli bağış ne de tenkise tabi bir kazanım bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile tenkis, birleştirilen davada tenkis istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar ve Davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.