Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3902 K.2025/4647

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3902 📋 K. 2025/4647 📅 04.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/3902 E.  ,  2025/4647 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2765 E., 2024/2849 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/382 E., 2024/278 K.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca; Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı belirtilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde tüm yurtta göreve başlayacağı 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiğinden, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında 6100 sayılı Kanun'un kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanacaktır. 6100 sayılı Kanun'un 3 41... . maddelerinde istinaf, temyiz ve yargılamanın iadesi kanun yollarına yer verilmiş, 1086 sayılı Kanun'un döneminde tanınmış olan karar düzeltme yoluna yer verilmemiştir.
Yargıtay kararlarında, şeklî anlamda kesinleşen kararlara yönelik açık maddi hatanın varlığı gerekçe gösterilerek müdahale edilmesinde iki temel noktaya vurgu yapılmıştır: Buna göre Yargıtayca verilen kararın (onama/bozma) hukuki değerlendirme veya delil takdiri dışında tamamen maddi olgulara yönelik olarak ilk bakışta açık ve belirgin olarak anlaşılabilmesi, ayrıca bu hatanın yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen yanlışlıklar içermesi gerekmektedir. Bu durumda karşı taraf lehine usule ilişkin kazanılmış hak doğmayacak, bu tür açık hatalarda maddi gerçek göz ardı edilemeyecek ve karara müdahale edilebilecektir. Ancak Yargıtay bu şekilde yapılacak müdahalenin de sınırını belirlemiştir. Maddi hata denetimi altında delillerin değerlendirilmesi ve hukuki nitelendirilmede hata yapıldığı gerekçesiyle kesinleşmiş olan mahkeme kararına müdahale edilmesi mümkün değildir. ( AYM, Başvuru No. 2018/10018, 27.10.2021, § 69) (bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.11.2018 tarihli ve E.2016/22-388, K.2018/1607 sayılı ilamı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.07.2003 tarihli ve E.2003/21-425, K.2003/441 sayılı ilamı)
Bu yönüyle şeklî anlamda kesinleşen ve maddi anlamda da kesin hüküm gücüne ulaşan kararla ilgili yeniden delil değerlendirmesi yapılmak suretiyle maddi hata denetimi adı altında davanın tekrar kanun yolu denetimine tabi tutulması ve bu suretle kesin hükmün ortadan kaldırılması mümkün değildir. Bu durum kesin hükmün otoritesini ortadan kaldıran ve kanunda olmayan bir yasa yolunun ihdası anlamına gelmektedir. ( AYM, Başvuru No .2018/10018, 27.10.2021, § 70)
Davacının ikinci temyiz talebini içeren dilekçesinin yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında kalmadığı anlaşılmakla, dilekçenin reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili tarafından verilen ikinci temyiz talebini içeren dilekçesinin REDDİNE,
Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi