Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3385 K.2025/4610

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3385 📋 K. 2025/4610 📅 03.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/3385 E.  ,  2025/4610 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/89 E., 2024/89 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1 15... parsel sayılı taşınmaza müvekkilinin malik olduğunu, bu parsele komşu olan 1 15... parsel sayılı taşınmazın ise zilyedi olduğunu, davalının taşınmaza zilyet olmamasına rağmen 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a göre satın aldığını, taşınmazın 4706 sayılı Kanun gereği tescilinin usulsüz olduğunu, 4070 Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'na göre taşınmazın kendisine satılması gerektiğini belirterek, taşınmazın zilyedinin davacı olduğunun tespiti ile dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaza ilişkin ecrimisillerin davalı tarafından ödendiğini, taşınmazın Hazineden satın alınmak suretiyle davalı adına tescilli olduğunu, taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2019 tarihli ve 2018/166 Esas, 2019/197 Karar sayılı kararıyla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.03.2023 tarihli 2022/6231 Esas, 2023/1774 Karar sayılı kararıyla "...Mahkemece davanın kadastro öncesi nedene dayalı olduğu ve davada 3402 sayılı Yasa'nın 12. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve aynı gerekçe ile davacı yanın istinaf talebi reddedilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davacı vekili dava, istinaf ve temyiz dilekçelerinde davalarının 47 06... sayılı Yasalara aykırı olarak yapılan satış nedeniyle açıldığını, Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazda davalının zilyet olmamasına rağmen satışının davalıya yapıldığını, taşınmazda davacının zilyet olduğunu belirtmiştir. Bu hali ile davanın kadastro öncesi nedene dayalı olmayıp, 47 06... sayılı Yasalara aykırı olarak yapılan satış nedeniyle açıldığı açıktır. Mahkemece ilgili Kanunlara göre taşınmazın satışı için gerekli olan şartlar değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı gerekçe ile hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bozulmasını gerektirmektedir..." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İdare tarafından mezkûr kanun hükümleri uyarınca ihale yöntemi ile yapılan satışa itiraz mahiyetinde olan işbu davanın idari işlem ve/veya idari eylem niteliğinde olduğu, idarenin eylem ve işlemlerine karşı davanın idari yargıda iptal veya tam yargı davası şeklinde görülmesi gerektiğinden bahisle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-(b) hükmü uyarınca yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle usulden reddine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-(b) hükmü uyarınca yargı yolu dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Yargıtay bozma kararında belirtilen hususların İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmediğini, işin esasına girilmediğini,
2. İlk Derece Mahkemesince 47 06... sayılı Kanun'ların değerlendirilmesi gerektiğini, beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 47 06... sayılı Kanun'lara dayalı zilyetliğin tespiti ile tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
4070 sayılı Kanun'da Hazineye ait tarım arazilerini kullananların öncelikli alım hakkını düzenleyen 8/1 hükmü "31.12.2002 tarihinden önce Hazineye ait tarım arazilerini kullananlardan, doğrudan satış hakkından yararlanamamış olanlar veya bunların kanunî mirasçıları; taşınmazı fiilen kullanmaları ve bu hususun Hazinece belirlenmiş olması şartıyla, satışa çıkarılacak bu arazileri öncelikli alım hakkına sahiptir." şeklinde düzenlenmiştir.
Söz konusu madde hükmü gereğince Hazine tarafından satışa çıkarılan tarım arazilerini öncelikli alım hakkına sahip kullanıcının bu hakkının tespiti öncesinde fiilen kullanımının Hazine tarafından belirlenmiş olması şartı bulunmaktadır. Hazine tarafından davalıya yapılan satış öncesinde Hazinenin yaptığı belirlemeye dayalı olarak verilen satış kararı işleminin İdari yargı yolunda iptalinin sağlanması gerekmektedir.
Davacı tarafından Hazinenin satış işlemine ilişkin idari kararın iptali davası açılmadan, eldeki davanın açılması doğru olmadığından davanın reddi gerekirken Mahkemece yargı yolu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, işbu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.