Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4319 K.2025/4627

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4319 📋 K. 2025/4627 📅 03.11.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/4319 E.  ,  2025/4627 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/169 E., 2025/16 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, Samsun ili, ....ilçesi, ... Mahallesi, 3 56... parsel sayılı taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15... . maddeleri kapsamında uygulama yapılması amacıyla başvurulması sonucu Belediye Encümeninin 22.03.1998 tarihli ve 230 sayılı kararının verildiğini, bu karara ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 2.203,00 m²’lik kısmın imar planında park alanı olarak tahsisli bulunduğu gerekçesiyle bu kısmın park olarak tapu kütüğüne şerh verilmesine karar verildiğini, söz konusu işlemlerin tamamen taşınmaz maliklerin talebi sonucunda gerçekleştirildiğini ileri sürerek, dava konusu 3 56... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile park alanı olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, öncelikle bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın imar planında park alanında kaldığının tapuya şerh edilmesine karşın önceki malikler tarafından taşınmazın ilgili kısmının bedelsiz terkin edildiğine dair bir belgenin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Karşı dava dilekçesi ile davalılar-karşı davacılar ... vd. vekili; taşınmazın 30 yıldır tapuda park olarak tahsisli bulunmasına rağmen davacı-karşı davalı ... tarafından park olarak kullanılmasına yönelik işlemlerin yapılmadığını, taşınmazın atıl durumda olduğunu ileri sürerek şerhin tapudan terkinini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde maliklerin mülkiyet hakkı kısıtlandığından taşınmazın rayiç değerini tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalı-karşı davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2018/205 Esas, 2022/75 Karar sayılı ilâmıyla ''...dava konusu taşınmazın kamulaştırılmak suretiyle park alanı olarak kullanımına yönelik çalışma yapılmadığını, idarenin suskun kalarak davalı-karşı davalıların taşınmazına el attığı..." gerekçesi ile "...asıl davanın reddine...asıl davada davalı-karşı davacılar.... ve ... kendini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakla A.A.Ü.T. 3/2. ve 13/1. maddesine gereğince 52.230,39 TL vekalet ücretinin davacı- karşı davalı ... Belediyesinden alınarak davalı- karşı davacılar .... ve ... verilmesine;.... karşı davanın kabulü ile dava konusu 3 56... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer alan "imar planında park alanı olarak tahsislidir" şerhinin tapu kütüğünden terkinine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli kararına karşı davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.02.2023 tarihli ve 2023/338 Esas, 2023/472 Karar sayılı ilâmı ile "...istinaf talebinin esastan reddine kesin olarak..." karar verilmiştir.
2. Yukarıda (IV.1) numaralı bentte belirtilen karara karşı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2023 tarihli ek kararıyla "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-(a) hükmü gereğince davacı-karşı davalı vekilinin temyiz talebinin reddine..." karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte yer alan 23.01.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 24.04.2024 tarihli, 2023/2089 Esas, 2024/2178 Karar sayılı kararı ile "....dosya içeriğine göre, asıl davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen dava değerinin 1.753.019,72 TL, karşı davada ise hüküm altına alınan ve temyizde konu edilen dava değeri 702.527,88 TL'olduğu, bu miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 2023 yılı itibari ile kesinlik sınırının üstünde kaldığından Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine dair 23.01.2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verildiği; asıl dava yönünden.... davacı-karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediği, karşı dava yönünden yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın bulunduğu alandaki imar planında değişiklik olmadığı ve taşınmazın halen park alanında bulunduğu, tapu kaydında beyanlar hanesindeki şerhin Belediye Encümeninin 22.03.1998 tarih, 230 numaralı kararı uyarınca tescil edildiği anlaşılmakla Belediye Encümen kararına uygun işlem yapılmış olması karşısında karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile şerhin terkinine karar verilmiş olmasının doğru görülmediği...." gerekçesiyle "..temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin bozma ilâmına uyularak yaptığı yargılama sonucu, yukarıda karar başlığında yer alan 15.01.2025 tarihli kararı ile "...asıl dava yönünden davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 'nin 24.04.2024 tarihli,, 2023/2089 Esas, 2024/2178 Karar sayılı ilamı doğrultusunda kesinleştiğinin anlaşılması nedeniyle bu dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği; karşı davada dava konusu taşınmazın bulunduğu alandaki imar planında değişiklik olmadığı ve taşınmazın halen park alanında bulunduğu, tapu kaydında beyanlar hanesindeki şerhin Belediye Encümeninin 22.03.1998 tarih, 230 numaralı kararı uyarınca tescil edildiğinden bahisle Belediye Encümen kararına uygun işlem yapılmış olması karşısında bozma ilamı doğrultusunda karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle "...asıl dava hakkında daha önce karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın reddine..." karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (V.2) numaralı bentte belirtilen kararına karşı asıl davada davalı- karşı dava davacılar ... vd. vekili, asıl davada davalılar ... ve diğer davalılar ile katılma yoluyla asıl davada davacı- karşı davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
1. Asıl davada davalı- karşı dava davacılar ... vd. vekili, asıl davada davalılar ... ve diğer davalılar temyiz dilekçelerinde özetle:
a. Dava konusu taşınmazın 37 yıldır park alanı olarak tahsisli bulunduğunu,
b. Anayasa ile güvence altına alınan haklardan olan mülkiyet hakkı ilkeleri gereği tahsis alanına uygun kullanılmayan taşınmaz hakkında açtıkları davanın kabulünün gerektiğini,
c. Bozma ilâmının gerekçesiz olduğunu ve dava konusuyla ilgisiz olduğunu,
d. Verilen kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesi ile Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemişlerdir.
2. Asıl davada davacı -karşı davada davalı ... vekili katılma istemli temyiz başvuru dilekçesinde özetle;
a. Yargıtay bozma ilâmı sonrası verilen kararda Mahkemece her iki dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken bu yönde karar verilmediğini,
b. Dava konusu taşınmazın 3194 sayılı Kanun'un 15... . maddeleri de gözetilerek mülkiyetinin Belediyeye terki kararının verilmesi gerektiğini,
c. Karşı davanın reddine yönelik kararda da Belediye lehine nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararının bozulması istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada 3194 sayılı Kanun'dan kaynaklanan bedelsiz rızai terk iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, karşı dava ise tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan ''imar planında park alanındadır'' şerhinin terkini istemine ilişkindir.
Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle “aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması ve asıl davada vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda (VI.B.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı-karşı davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan hükmün BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin yatırılan temyiz karar harcının ilgililere istek hâlinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.