Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3735 K.2025/4498

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3735 📋 K. 2025/4498 📅 21.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/3735 E.  ,  2025/4498 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/1676 E., 2025/692 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 37 33... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın mümkünse aynen taksim, mümkün değilse satılarak giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu parsel üzerinde iç tarafta bulunan evin tarafına ait olduğunun tespitini ve davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.11.2013 tarihli ve 2011/4 29... /1678 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu 37 33... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 13.11.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarihli ve 2018/46 53... /5825 Karar sayılı kararıyla; somut olayda davalı ...’nın göre dava konusu parselin ana cadde üzerindeki evin murisine, iç taraftaki evin ise kendisine ait olduğunu beyan ettiği, diğer davalılar da arsada yol üzerinde bulunan evin murislerine, iç taraftaki evin ise davalı ...'a ait olduğunu kabul ettiği, fakat davacının bu iddiayı kabul etmediği, Mahkemece verilen süre içinde davalı ...’nın açtığı muhdesatın tespiti davasının (Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.09.2013 tarihli 2012/620 Esas ve 2013/464 Karar) neticelenerek kesinleşmesinin beklenmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak muhdesat oranı kurulmaksızın karar verildiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/6 20... /464 Karar sayılı muhdesatın tespiti davasında 37 33... parsel üzerinde bulunan (A) harfiyle gösterilen 121 m²lik bina ile (B) harfiyle gösterilen 33 m²'lik bahçe içerisinde bulunan iki adet limon, bir adet nar, bir adet erik, üç adet üzüm ve iki adet yenidünyanın davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verildiği, kararın 08.03.2019 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmaz başında keşif yapılarak bilirkişi raporu alındığı, rapora göre aynen taksimin mümkün olmadığı ancak satış sureti ile ortaklığın giderilebileceği, zeminin toplam değerinin 1.158.300,00 TL, üzerindeki 2 adet binanın toplam değerinin ağaç bedelleri ile birlikte 385.300,00 TL, davalı ...'ya ait muhdesat oranının ise % 10,512 olduğu, Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2018/2 30... /353 Karar sayılı kararı ile; 37 33... parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına olan hissenin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verildiği, verilen kararın 12.02.2024 tarihinde kesinleştiği, ortaklığın devamını haklı gösterecek herhangi bir itiraz ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 37 33... parselde kayıtlı bulunan taşınmaz üzerindeki ortaklığın takyidatları ile birlikte satış suretiyle giderilmesine, davalı ...'nın taşınmazda hissesi kalmadığından bu kişi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, satış bedelinin muhdesat bedeline isabet eden %10,512'sinin öncelikli olarak davalı ...'ya ödenmesine, kalan %89,488'in tapu kaydındaki ve veraset ilâmındaki payları oranında hissedarlara paylaştırılmasına, satışın açık artırma yoluyla yapılmasına, satış memuru olarak Adana Hukuk Mahkemeleri Satış Memurunun görevlendirilmesine, satış bedelinin tapudaki hisseleri ve veraset ilâmındaki payları oranında taraflara paylaştırılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... ’nın ölümü üzerine mirasçılarının davaya dâhil edildiği ancak çocuklarından ...’ın 2012, ... ’in 2010 doğumlu olup davada ehliyetlerinin olmadığını, bizzat kendilerine yapılan tebligatların geçerli olmadığını, yargılama sırasında ölen taraflar nedeniyle payların değiştiği hâlde yeniden rapor alınmadığını, ayrıca dava konusu taşınmaz üzerine 2020 yılında bir ev yaptığını, buna ilişkin muhdesatın tespiti davası açtığını (Adana 15. Asliye Hukuk Mahkemesi 2025/158 Esas) bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... ’nın ölümü üzerine mirasçılarının davaya dâhil edildiği ancak çocuklarından ...’ın 2012, ... ’in 2010 doğumlu olup davada ehliyetlerinin olmadığını, dava sürecinde iki mirasçı vefat ettiğinden çok sayıda yeni davalının davaya dâhil edildiğini, payların büyük oranda değiştiğini, yeniden bilirkişi raporu alınması talebinin reddedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekili ve davalı ...’ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcı her iki davalıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/III-2. bendi gereğince ilâma karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.