Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/4211 K.2025/4500

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4211 📋 K. 2025/4500 📅 21.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/4211 E.  ,  2025/4500 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/227 E., 2025/116 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.03.2013 tarihinde müvekkili tarafından dava konusu yerde inşaata başlanıldığını ve 31.10.2013 tarihinde tamamlandığını ve taşındıklarını, inşaat için 500,00 TL civarında harcama yaptığını belirterek inşa edilen ev ve müştemilatın arsanın değerinden fazla olması sebebiyle taşınmazların müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının davasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli ve 2021/493 Esas, 2022/90 Karar sayılı kararıyla; yapıların davacı tarafından yapıldığının ispatlanamadığı, TMK'nın 724. maddesinde düzenlenen temliken tescil koşullarının da oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olması nedeniyle TMK’nın 724. maddesinde belirtilen iyiniyet unsurunun gerçekleşmediği, temliken tescil koşullarının oluşmadığı, buna yönelik temyiz itirazlarının reddi gerektiği, ancak TMK'nın 723. maddesi gereğince davacının tazminat talebinin değerlendirilmesi gerektiği, dosya arasında bulunan 2013 tarihli davacı adına düzenlenen ve taşınmazın mevkisi ile uyumlu makbuzların içeriği dikkate alınarak davacının ödemiş olduğu miktarların hüküm altına alınması gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davacının yapıyı yaptırmasında iyiniyetli olmadığı, 2013 tarihli davacı adına düzenlenen ve taşınmazın mevkisi ile uyumlu makbuzların içeriği dikkate alınarak makbuzlarda belirtilen beton miktarının değeri bilirkişi aracılığıyla hesap edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, asli talep olan tapu iptali ve tescil talebinin reddine, fer'i talep olan tazminat talebinin kısmen kabulü ile 14.080,00 TL tazminatın dava tarihi olan 12.01.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında dava konusu taşınmaz üzerine bina ve eklenti inşa etme ve akabinde taşınmaz mülkiyetinin eklentileri ile birlikte müvekkil adına tescili hususunda anlaşma yapıldığını, müvekkili tarafından meydana getirilen yapı değerinin açıkça arazi değerinde fazla olduğu ve bu durumun dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporları ile sabit olduğu gerekçesiyle öncelikle arazi ve üzerindeki tüm eklenti ve binaların müvekkili adına tescili gerektiğini, Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, bozma ilamına zımnen direnildiğini, betonun müvekkil tarafından döküldüğü ispatlanarak bedeli yönünden hüküm kurulurken diğer yapı ve eklentiler için davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, betona ilişkin makbuz, fatura ve dekont kabul edilebilirken diğer inşaat yapım giderlerini gösterir belgelerin kabul edilmemesinin kararda çelişkiye sebebiyet verdiğini, beton dökülebilmesi için öncelikle yapılması gereken zemin için projelendirme yapılarak resmi kurum ve kuruluşlara belli ödemeler yapıldığını, sonra zemin etüdünü için gerekli işlemler yapılarak zeminin kazıldığını, kalıp kurularak beton döküldüğün, bu masraf kalemlerinin de müvekkil tarafından yapıldığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafça ibraz edilen faturaların 2016 tarihli olduğu, oysa dava konusu yapının inşasının 2013 yılında tamamlandığı, temini her zaman mümkün olan bu tür belgelerin kuvvetli delil niteliği taşımadığını, ayrıca dava açılırken veya dilekçeler aşamasında bu faturalara dayanılabilecekken hiçbir gerekçe göstermeksizin faturaların sonradan sunulması delil sunma yasağını ihlal ettiğini, iddianın genişletilmesi yasağına girdiğini, hükmedilecek tazminatın, yapının fiili yapım yılı itibariyle benzer nitelikteki yapıların asgari malzeme (levazım) giderlerinin, piyasadaki en düşük birim fiyatlar üzerinden hesaplanması suretiyle saptanması gerektiğini, söz konusu bedelden ayrıca yapının yıpranma payı ile işçilik ve müteahhit kârı gibi unsurların çıkarılması gerektiğini, davacının asli talebi olan tapu iptali ve tescil isteminin reddedilmesi karşısında yargılama giderlerinin davada haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı TMK’nin 723 ve 724. maddeleri gereğince tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile davalı ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz eden davacıdan onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Fazla yatırılan temyiz karar harcının bir kısım davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.