Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/567 K.2025/4403
7. Hukuk Dairesi 2025/567 E. , 2025/4403 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3159 E., 2024/3306 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/466 E., 2023/227 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; tarafların kardeş olup ortak murisleri ... ’ın 03.04.2018 tarihinde ölümü öncesinde ... . Noterliğinde 16.01.2018 tarihinde düzenlettiği vasiyetnamenin açılıp okunması üzerine vasiyetnameden 19.07.2018 tarihinde müvekkilinin haberdar olduğunu, anılan vasiyetnamede murisin ... Yatırım Menkul Değerler A.Ş. portföy hesabındaki tüm parasını ve diğer menkul değerlerinin tamamını davalılara pay ettiğini ancak ne kadar birikim bıraktığını hala öğrenemediklerini, murisin uzun kanser tedavisi sürecinde yurtdışında yaşayan davalıların babalarını ziyarete geldikleri sırada alınan tek hekimli durum bildirir sağlık raporuyla dava konusu vasiyetnamenin düzenlenmesini sağladıklarını, ileri yaşı ve hastalığı nedeniyle ehil olmayan murisin aldatılıp korkutulup zorlanarak vasiyetnamenin imzalatıldığını, vasiyetnamede bağışlanan nakit ve menkul değerlerin bulunduğu banka görevlilerinin vasiyetnamede tanık olarak bulunmalarının da vasiyetnamedeki diğer bir hukuka aykırılık olduğunu, dava dışı diğer kardeşlerinin de vasiyetnamede paylaşım dışı bırakıldıklarını, öte yandan; murisin ayrımcı bir vasiyetname düzenleme niyetinde olamayacağını, baskı ve yönlendirme üzerine murisin şuur kaybından yararlanılarak vasiyetnamenin düzenletildiğini belirterek; vasiyetnamenin iptalini ve terditli olarak saklı payı aşan tasarrufun tenkisini talep etmiş, ancak tenkis talebi mahkemece ayrı bir esasa kaydedilerek tefrik edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların somut gerçeklere ve hukuka aykırı olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Vasiyetnamenin tanzim tarihi itibariyle murisin tasarruf ehliyetinin bulunduğunun Adli Tıp Kurulundan alınan rapordan anlaşıldığı, tasarrufun yanılma, aldatma, korkutma ve zorlama sonucunda yapıldığına ilişkin herhangi bir delilin dosyaya kazandırılmamış olması, tasarrufun içeriği ve bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka ve ahlaka aykırı olmadığı ve vasiyetnamenin Yasa'nın öngördüğü şekle uyularak yapıldığı..." gerekçesiyle; davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun tıbbi bilimselliğinin bulunmadığını, daha ileri tetkiklerin yapıldığı merkezlerden rapor alınmak suretiyle çözüm üretilmesi gerektiğini, hatta bu rapora dayanılarak eldeki davadaki tenkis isteminin hataen tefrik edildiğini, Adli Tıp Kurumu raporuna karşı yaptıkları itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, vasiyetnamenin yapılmasından önce alınan "durum bildirir raporun" ise tek hekim imzalı olduğunu, davadaki hukuki nitelemenin hakime ait olup Mahkemece talepleri karşılayacak şekilde delillerin toplanmadığını ve yeterli araştırma yapılmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ehliyetsizlik ve ahlaka aykırılık nedenlerine dayalı olarak vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.