Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/581 K.2025/4404

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/581 📋 K. 2025/4404 📅 17.10.2025

7. Hukuk Dairesi         2025/581 E.  ,  2025/4404 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2578 E., 2024/2045 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/452 E., 2023/82 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimince hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların murisi ... 'nın 05.06.2012 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak davanın taraflarının kaldığını, murisin ... . Noterliğince 15.09.2003 tarihli düzenlenen vasiyetnamede, 3 ve 4 numaralı daireler ile teras katın davalıya kalmasının vasiyet edildiğini, ancak taşınmazın kaçak yapı olduğunu, vasiyet edilen kısımların ise belirli olmadığını, ayrıca vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin hukuki ehliyetinin de bulunmadığını, okuma-yazma bilmediğini belirterek; vasiyetnamenin iptalini, bu talebin reddedilmesi hâlinde ise terditli olarak saklı paylara tecavüz oranında tasarrufların tenkisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin hukuki ehliyetinin bulunduğunu, bu tarihten sonra ise resmî işlemlerini yerine getirmesi için davacı ...'ye muris tarafından 2011 yılında bir vekâletname verildiğini, hukuki ehliyetinin tam olduğunu, yapı tatil tutanağındaki krokiden daire numaralarının belli olduğunu, binanın tamamının kendisine vasiyet edilmediğini belirtilerek; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte okur-yazar olmadığına dair bir delil bulunmadığı, davacılar vekilince ibraz edilen ... . Noterliğinde 07.03.2011 tarihinde düzenlenen vekaletname incelendiğinde murisin imzasının alınmayıp, sol el başparmak izi alınmış ise de, dava konusu vasiyetnameden 8 yıl sonra bu vekâletnamenin düzenlendiği, murisin sürücü ehliyeti almış biri olup ölümünden 2-3 yıl önce beyin kanaması geçirerek görme güçlüğü çekmeye başlaması nedeniyle okuyup yazamaz hâle geldiği hususunun tanıklarca beyan edildiği, vasiyetnamenin düzenlendiği 2003 yılında murisin okur yazar olmadığına dair bir delil bulunmayıp vasiyetnamenin şekil şartlarını taşıdığı, hukuken geçerli olduğu, tenkis talepleri yönünden ise; murisin ölümü tarihindeki terekesinin aktifinin 820.000,00 TL olup terekesinin pasifinin bulunmadığı, davacı çocuklarının her birinin ayrı ayrı saklı payları değerinin 136.666,66'er TL olduğu, murisin temlik dışı terekesinden, her bir mirasçıya ayrı ayrı 140.000,00'er TL intikal ettiği, saklı paylara el atılmadığı, tenkis talebinin de reddi gerektiği..." gerekçesiyle; davacı ...'in davalı hakkında açtığı vasiyetnamenin iptali ve tenkis dosyasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık sürede yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ...'nın açtığı vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasının ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vasiyetnamedeki iki tanıktan birinin ölmüş olup sağ olan tanığın ise murisi tanımadığını belirttiğini, bu durumda vasiyetnamenin iki tanık huzurunda düzenlenmesi şartının gerçekleşmediğini, ancak bu eksikliğin Mahkemece dikkate alınmadığını, adı geçen tanığın okur - yazarlık durumunun da 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 536. maddesi anlamında araştırılmadığını, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin akli dengesinin yerinde olmadığını, nitekim gelen hastane kayıtlarından da murisin 2006 yılında Parkinson hastası olduğunun anlaşıldığını, tek hekimden alınan durum bildirir sağlık raporunun yeterli olmadığını, murisin okuma - yazma bilmediğinin daha sonradan düzenlenen 2011 tarihli bir vekâletnameden anlaşıldığını, murisin kullandığı ilaçlar incelendiğinde de hukuki işlem yapma ehliyetinin bulunmadığının anlaşılabileceğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; vasiyetnamenin iptali ve terditli olarak tenkis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.