Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2621 K.2025/4356
7. Hukuk Dairesi 2025/2621 E. , 2025/4356 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1329 E., 2024/1569 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/652 E., 2021/145 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ... ile davacıların babaannesi ... arasında ... . Noterliğinin 01.04.1980 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlemi ile ölünceye kadar bakma akdi düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre ...'ın oğlu ...'a kendisine ölünceye kadar bakması karşılığında 15 43... parselde bulunan 1. kat 4 No.lu bağımsız bölümü vermeyi kabul ettiğini, bakım alacaklısının 25.02.2003 tarihinde öldüğünü, taşınmazı ...'in, onun ölümü ile de ... mirasçıları olan davacıların kullandığını belirterek dava konusu 4 No.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile ölünceye kadar bakma aktine dayalı olarak davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, bakım borçlusunun bakıp gözetme ivazını baştan beri yerine getirmediğini, taşınmazın kira ilişkisi uyarınca kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde:
1. Dava konusu taşınmazın sözleşmenin yapılmasıyla davacılar murisi- bakım borçlusuna teslim edildiği tespitinin doğru olmadığını, ölümüne kadar bakım alacaklısının malik sıfatıyla taşınmazda bulunduğunu, bakım borçlusunun onun yanında ikamet ettiğini, sonraki süreçte ise aile içi dayanışma örneği olarak düşük kira karşılığı taşınmazı kullandığını, fakat rahatsızlığı ve ekonomik zayıflığı nedeniyle kira ödemelerinin oldukça aksamalı gerçekleştiğini, kira ilişkisine dair noter ihtarnamesi olduğunu, ayrıca 26.09.2018 tarihinde intikal yapıldığından teslim ve zilyetliğin söz konusu olamayacağını,
2. Davacı tanıkları olan mahalle muhtarı ve diğer komşu beyanlarının taraflı ve nesnellikten uzak olduğunu, sundukları kurumsal belgeler yok sayılarak bu tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere; 492 sayılı Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcı yatırılmaması hâlinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30... . maddelerinde hükme bağlamıştır. Aynı Kanun'un 16. maddesinde de; tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değerinin nazara alınacağı, değer tayini mümkün olan hâllerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesinin mecburi olduğu, gösterilmemişse davacıya tespit ettirileceği, tespitten kaçınma hâlinde dava dilekçesinin muameleye konulmayacağı belirtilmiştir.
Yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacının taşınmazın aynına yönelik dava açtığı ve dava açılırken kendisinin belirlediği 100.000,00 TL dava değeri üzerinden başvuru harcı ve peşin harç yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dava taşınmazın aynına yönelik bulunduğundan, taşınmazın dava tarihindeki gerçek bedelinin belirlenmesi ancak mahallinde yapılacak keşif sonucu alınacak bilirkişi kurulu raporuyla mümkün olacaktır. Diğer taraftan, dava açılırken başvuru harcı ve peşin harç yatırdığına göre, asgari miktar üzerinden dava açtığının kabulü gerekir.
Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndan daha özel olan 492 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca dava değeri tespit ettirilerek eksik harcın tamamlatılması gerekir iken bu husus gözardı edilerek yargılamanın bitirilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.